|
#1
| ||||
| ||||
| Damla "Sakin olun biraz! Bu kadar üstüme gelmenize gerek yok. Biraz yalnız kalmak ihtiyacım sadece." dedi genç kız boğuk bir sesle. Gerçekten de son zamanlarda kendiyle bir türlü başbaşa kalamamış, düşüncelerini duymaya bile fırsatı olmamıştı. - Eğlenmeye geldik buraya. Bu hüzünlü hava niye? - Mutluyum ben böyle. Siz düşünmeyin beni; eğlenmenize bakın. - Hayır, bak 15 dk. daha duruyoruz sonra gideceğiz, tamam mı? Seni bırakmam burada yalnız. Bir sigaralık yalnızlıktı alt tarafı onun istediği. Ne olurdu anlasalardı? Görmüyorlar mıydı? Böyle daha mutsuz olacaktı. Umarsızca kaçtı balkona. Yere oturdu bu kez. Bu yaz sıcağında çıplak teniyle soğuk taşları hissetmek ürpertti önce. Hoşuna bile gitti ama sonra. Saatlerce oturabilseydi... Gizli saklı işler çeviren birinin tedirginliğiyle yaktı nedense sigarasını. Balkon demirleriyle oynaşan güneş ışınlarını seyretti usul usul. Düşündü sonra. Cevapların kendisini hiç sevmediğini bile bile sorup durdu. Neydi? Kimdi? Ne olmaya gelmişti? Burada ne yapıyordu? Gerçekten var mıydı ki hem? "Düşünüyorum, öyleyse varım." demişti Descartes. Her düşünüyorum diyenin cılkı çıkarılırcasına ağzına tıkılırdı hani. Düşünmek var olmaya yeter miydi? Öyleyse neden var olduğunu hissedemiyordu? Olmak ya da olmamak mıydı yoksa mesele? Olup olmadığını düşündü. Ne vardı aslında, ne de yoktu. Buydu sanki acıtan en çok canını. Anlamsızlığıydı... Bir sigaraya bu kadar düşünce sığdırabildiğine şaşırdı. Gitmeliydi artık. Kendisine anlam biçildiği dünyaya dönmeliydi. İnsan içine karışmak onu her zaman tedirgin etmişti. Ne konuşurdu? Ne dinlerdi? Ne susardı? Hem kimdi ki bu insanlar? Ne diye buradalardı? Yorulurdu insanlar arasında. Ruhu başka alemlerde, başka düşüncelerdeydi hep. Bedeni ruhunu çekiştirmekten sürekli yorgun düşerdi. Bundandı yalnız kalma isteği. Bedenini ve ruhunu kavuşturmadaydı. Toplu otobüs yolculuklarında bile bir cam kenarına oturur, düşüncelerine gömülürdü. Yazardı kimi zaman. Kendisine ağır gelen düşüncelerle yüzleşmesinin en acısız yoluydu bu. Hayali bir yağmur yağdırdı yazısıyla. Damlalar usulca dokunuyordu camlara. Bir deniz manzarasının yağmur damlalarıyla buluşmasında kaybetti kendiniz. Damla oldu, denizle buluştu. Kendi gibi binlercesinin yanında dikkat çekmez oldu. Ama mutluydu bundan. Özel olma çabası yoktu. Evet, hepsi aynı amaca hizmet ediyorlardı; ama zamanla yer altı sularına karışır, bitkilere can olurlardı. En kötü ihtimalle bile bir cana hayat bulduracaklardı. İlk kez kendini anlamlı hissetti. Özeldi. Binlerce benzerinin içinde olmasına rağmen özeldi. İhtiyaç duyulurdu, sevilirdi. Denizin içindeki yolculuğundan "burada iniyoruz" bağırışlarıyla sıyrıldı. Kendini büyük bir anlamsızlık içinde buldu. İşe yaramıyordu. Düşününce anlamını bulur muydu? Bütün meselesi buydu... |
|
#2
| ||||
| ||||
|
Alıntı:
tarafından gönderildi
Yüreğine Sağlıkk çok beğendmmm... =) ![]() Yapacak Hiç ßir $éy Yok Gitmék İstédi Gitti Hém AnLıyorum Hém Çok Acı Ték TarafLı ßİTTi,, ...Gébériyorum " A$k'mdan " KaLmadı ßéndé Gururdan éSér... ßa$ka ßir İnsan Kar$ımdaki,,Deği$méz DiyénLéré Müjdé,, Çok Sévén ßöyLé Gidér miydi,,Müjdé Her$ey Bitti... |
|
#3
| ||||
| ||||
| Bedeni ruhunu çekiştirmekten sürekli yorgun düşerdi. Bundandı yalnız kalma isteği. Bedenini ve ruhunu kavuşturmadaydı. ![]() Yolumuzu cehennemin sınırlarında kusuyoruz… Bu gece kimse bizi durduramaz. Dünyayı nefretin hüküm sürdüğü tarafa götürüyoruz. Herşeyi savunmasız bırakmak savaş sebebimiz. Göğüs gerdiğimiz katliamlar ve cinayetleri bitirdik, Ve tekrar ölüye döndük. Birkez daha saldırıyoruz, ve bir kez daha, Daha güçlü, Fethedip yolumuza devam ediyoruz! (Evil Has No Boundaries) |
|
#5
| |||
| |||
| Hayali bir yağmur yağdırdı yazısıyla. Damlalar usulca dokunuyordu camlara. Bir deniz manzarasının yağmur damlalarıyla buluşmasında kaybetti kendiniz. çok güzel anlatmışsın insanın yalnız kalmaya da ihtiyacı olduğunu saol Edacım |
|
#6
| ||||
| ||||
| Çok şey anlatılan kısa öykülere benzetiyorum bazen satırlarını... Yani hem "kendi hikayesiyle" karşıma dikilen hem de aynı zamanda birşeyler anlatabilen satırlar işte... Karışık oldu ama ne demeye çalıştığımı sanırım anlıyorsundur... Yazılarını keyifle okuyorum Teşekkürler... |
|
#8
| ||||
| ||||
| herhalde başka bin küsür kere görüntülenen yazı yoktur ![]() aslında bu böyle bir yazı için çok kötü. emeğin bu kadar değer görmüş gibi gözüküyor fakat yorumların azlığı insnın içine burukluk bırakıyo nie böle bi yorum yaptım ki ![]() Yolumuzu cehennemin sınırlarında kusuyoruz… Bu gece kimse bizi durduramaz. Dünyayı nefretin hüküm sürdüğü tarafa götürüyoruz. Herşeyi savunmasız bırakmak savaş sebebimiz. Göğüs gerdiğimiz katliamlar ve cinayetleri bitirdik, Ve tekrar ölüye döndük. Birkez daha saldırıyoruz, ve bir kez daha, Daha güçlü, Fethedip yolumuza devam ediyoruz! (Evil Has No Boundaries) |
|
#9
| ||||
| ||||
| Burada kesin bir yanlışlık var. İmkansız yani bin küsür kere... Hem kimmiş bu bin küsür kişi. Niye yorum yapmamış dövecem ![]() Şaka bir yana, bu da benim başarısızlığım sanırım. Demek ki insanlar beğenmemiş, yorum yapmaya değer bulmamış... |
|
#10
| ||||
| ||||
| öf ne saçmalıyo bu kız ya birisi vursun şuna ![]() Yolumuzu cehennemin sınırlarında kusuyoruz… Bu gece kimse bizi durduramaz. Dünyayı nefretin hüküm sürdüğü tarafa götürüyoruz. Herşeyi savunmasız bırakmak savaş sebebimiz. Göğüs gerdiğimiz katliamlar ve cinayetleri bitirdik, Ve tekrar ölüye döndük. Birkez daha saldırıyoruz, ve bir kez daha, Daha güçlü, Fethedip yolumuza devam ediyoruz! (Evil Has No Boundaries) |
![]() |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Bugün Sizi Anlatan Şarkı | El Muñeco | Müzik Sohbet ve Paylaşımları | 761 | 05-12-2008 01:52 AM |
| Neskafeli - Damla Çikolatalı Kek | !!!= " ßéGuM " =!!! | Lezzethane | 4 | 11-05-2008 10:32 PM |
| Üç Damla | !!!= " ßéGuM " =!!! | Yazı Kutusu | 1 | 03-03-2008 09:31 PM |
| Yeniden... | !!!= " ßéGuM " =!!! | Aşk Bölümü | 3 | 13-01-2008 03:30 PM |
| Birgün..Anlayacaksın bir damla sen isteyişimin sebebini.. | fragile dreams | Aşk Bölümü | 3 | 14-12-2007 08:22 PM |