|
#1
| ||||
| ||||
| Oturuyorum masamda, düşünüyorum. Saat gece 3 civarı ve 23 Eylül’ün ilk saatlerini yaşıyorum şu an. Bu da benim için bir nevi kutlama sayılabilir, doğum günü gibi bir nedenden ötürü değil ama, sebebim farklı… Bugün sonbahar… Çok obsesif bir düşünce gibi gelebilir belki ama sonbahar başlangıcını Eylül başı olarak kabul etmedim hiç kendi içimde, hep 23 Eylül diye ısrar ettim… Bugün 23 Eylül ve şimdi de sohbahar’ı yaşamak istiyorum içimde, en sevdiğim mevsimi. Nedenini de merak ederim aslında, anlamadığım bir şekilde sonbahara büyük bir aşk beslerim, aynı turuncu renge beslediğim aşkı anlayamadığım gibi tek bildiğim, ilginç bir tutku olmuştur son yıllarda benim için… Bu sene daha çabuk geldi sanki sonbahar, yazın nasıl geçtiğini anlamadım ki zaten… Her şey bir anda olup bitiverdi, yaşadıklarım sanki çok önceleri yaşanmış gibi. “From the flames, I walk away… I've found a way to erase the pain...” Kulağımda Anathema, hayranı olduğum, ancak sonbahar ve kış harici dinlemediğim grup, kanımca da yaz günlerinde haz alınamaz zaten Anathema’dan. Melankolik evet, ama sonbahar dediğin de bu değil midir zaten? Dökülen yapraklar, azalan ışık, loş hava, canlılığını yitiren bir dünya karşında… Kısa ve alacakaranlık günler, hüzün… Bu konuda çok tepki ile karşılaşırım hayatımda, bu karanlık çok rahatsız eder insanları. Beni ise mutlu eder, hüzün tatlı bir haz verir her zaman ve siz sormadan söyleyeyim, evet normal bir insan değilim. İşin daha garip tarafı bundan rahatsız da değilim. Yeni bir dönem başlıyor hayatımda, yeni bir okul, yeni bir meslek ve diğerleri… Okulların sonbaharda açılması biraz haksızlık değil midir? Okulda sonbaharı yaşayamadım hiç, çevremi farkında varamadım sonbaharlarda, okul aldı hep ilgimin çoğunu… Eve dönüş yolunda dökülen yapraklara basmaktan başka bir şey yapamadım hiç, geçmiş yıllarda. Özlemin keyfini yaşayamadım, kendimi hüzünün kollarına bırakamadım, sırf bunun için kızgınımdır okula, başka bir sebepten dolayı değil… Soğuyor etrafım, üşümeye başladım, ne güzel… Artık karanlıklar daha baskın olacak hayatımda ve bundan çok memnunum. Bir tanıdığım “Soğuğu sıcağa, karanlığı aydınlığa tercih ederim.” demişti, nasıl da kıskanmıştım onu duygularımı ne güzel dile getirmiş diye… Nasıl da değişmişim son iki yılda, ne kadar çok şey yaşamışım meğer… Şimdi hepsini teker teker özlemeye başlayacağım, aynı şarkıları tekrar tekrar dinleyip hayallere dalacağım eskilere –ki bu sonbaharda yeni birçok şey yaşayacağımı bile bile-. Aşk nasıl da değiştiriyormuş, bunu anladım hayatımın erken sayılabilecek bir döneminde, istediğim ve pişman olmadığım bir şekilde. Anılara dönme ve garip hissetme vakti geldi. Alacakaranlık uykuları; hem soğuktan hem kötü anılardan korunmak için cenin pozisyonunda yatış yatağa, hepsi içgüdüsel olarak fakat bilincimin anlayabileceği şekilde. Bunu okumak korkutacak belki hepinizi, ama duyduğum hazzı anlatabileceğimi sanmıyorum bu konuda; bunlar farklı şeyler çünkü benim için. Belki de ruhsal bir dinleniş, bir kaçış şekli sadece, karanlığa saklanış, dışarıya karşı bir korku inceden ya da tedirginklik diyelim… O kadar çok şeyim var ki sakladığım, ruhumun bir bölümünde, şimdi onların kapılarını açıyorum neler var neler yok öğrenmek için, onun kutlamasını yapıyorum bugün; bugün kendimle yeniden tanışıyorum… “Today I introduced myself, to my own feelings. In silent agony after all these years they spoke to me…” Sanırım şimdi daha iyi anlıyorum neden sevdiğimi sonbaharı. Dışarıya kapatıp, karanlığa saklayıp bedenimi; ruhuma bakıyorum. Hani ufak çocuklar, annelerinden gizli bir kutu aşırıp, bir kenarda bakarlar ya içine neler var diye, aynı onlar gibi yapıyorum ben de… İçimdeki çocuğun kalan parçalarını yaşatıyorum kendimce; yaşadım ve yaşıyorum, korkmadan ağlayabiliyorum, utanmıyorum, utanılacak bir şey de yapmıyorum… Mutluyum, yaralarımı tedavi etmem gerekiyor biliyorum; her sonbaharda yeni bir şeyler ekliyorum benliğime, şimdi de öyle yapmak istiyorum. Pişmanlıklarıma bakıp, pişman olmamam gerektiğini anlıyorum. Kalabalık odalarda yalnız kalmak istiyorum bir süreliğine buna ihtiyacım olacak çünkü ve şu an donarcasına üşürken deniz kokusunu çekmek istiyorum ciğerlerime, burnumu acıtacak derecede soğuk havaya rağmen. Yaşadığımı hissetmem gerekiyor ve ölmeden yaşam hissedilmiyor. Hoş geldin sonbahar, gözüm yollarda kalmıştı… ![]() Arkasokak Test Kullanıcısıdır. Bu mesaj en son " 23-09-2006 " tarihinde saat 04:30 AM itibariyle Test tarafından düzenlenmiştir.... |
|
#2
| ||||
| ||||
| Kulağımda Anathema, hayranı olduğum, ancak sonbahar ve kış harici dinlemediğim grup, kanımca da yaz günlerinde haz alınamaz zaten Anathema’dan. Melankolik evet, ama sonbahar dediğin de bu değil midir zaten? Dökülen yapraklar, azalan ışık, loş hava, canlılığını yitiren bir dünya karşında… Kısa ve alacakaranlık günler, hüzün… Bu konuda çok tepki ile karşılaşırım hayatımda, bu karanlık çok rahatsız eder insanları. Beni ise mutlu eder, hüzün tatlı bir haz verir her zaman ve siz sormadan söyleyeyim, evet normal bir insan değilim. İşin daha garip tarafı bundan rahatsız da değilim. çok tatlı ya...yazdıklarnn hemen hepsine katılıyorum..eline sağlık..ii oldu bu.. ![]() Çocuktum Hep kardan adamlar süslerdi düşlerimi Büyüdüm Hep kandan adamlar oydular yüreğimi Çocuktum Hep ölümsüz aşkları okurdum masallarda Büyüdüm Ne aşklar satıldı o körkütük masalarda Çocuktum Şerefti itibardı bütün kapıları açan anahtar Büyüdüm Hiçbir güç tanımadım para kadar Çocuktum Saçlarından yakalardım ümitleri Büyüdüm Ezberledim bütün ihanetleri Çocuktum Yaşam bir yağmur gibi düşerdi avuçlarıma Büyüdüm Şimdi hep çocukluğum geliyor aklıma... Sakın Sen büyüme çocuk! |
|
#3
| |||
| |||
| çok iyiydi gerçektende yüreğine duygularına sağlık.. sonbahar hepimizin hayatına hoşgeldi (: I'm coming to en end, I've realised what I could have been. I can't sleep so I take a breath and hide behind my bravest mask, I admit I've lost control.... |
|
#4
| ||||
| ||||
| emeğine yüreğine sağlık...!!!! yine hüzün dolu bir sonbahar bize gözünü kırpıyor ![]() hayaT maRs ett! üsteLik zaR tutaRaK yiNe ; beNse sıkıLdIm hep yeK aTmaKtaN kadERe !!!! |
|
#5
| ||||
| ||||
| Evet Anathema dinleyenleri görebiliyorum... tuchE nin kişisel iletisinde, meltem_cennet in de mesajındaki Lost Control alıntıları. Teşekkür ederim yorumlarınız için, yalnız olmadığımı farkettim... ![]() Arkasokak Test Kullanıcısıdır. Bu mesaj en son " 23-09-2006 " tarihinde saat 03:11 PM itibariyle Test tarafından düzenlenmiştir.... |
|
#6
| ||||
| ||||
| iste benm gibi bir sonbahar tutkunu arkadasm daha sonbahardan daha cok sevdigim bir mevsim yok istanbulda yaz cocugu olmama ragmen hafif yagmur ciselerken ruzgar yuzume kufur eder gibi vururken beyoglunda istiklalde dogru bir elim cebimde bir elimde sigara tunele dogru yurumeyi ozledim acıkcası. yarım ekmek arası midye tava bol yogurtlu ve birkac tanede dolma atıp agzıma nevuzadede akdenizde sulu bira yada shandee (yada her ne haltsa) icip olece basım onumde yukarı dogru tırmanmak istiklalden bu sefer ruzgar sırtımı kamcılarken acı acı sövmek ona hayata anılar canlanıor gozlerimde ne yapsakta silinmiyor yasananlar demek sonra bir turlu akıtamadıgım o son damlayı akıtmak gozlerimden yoo hayır melankoli diye adlandırmayın bu durumu sadece bi sekilde yasama calısması yada varolmanın bir bedeli belkide sonbahar yine geldi benim mevsimim yie cıkıam istiklale yine kufur edicek ruzgar bana bende agzıma geleni sovucem ona biz boyle anlasıoruz seviyorum seni sonbahar seviyorum seni rüzgar eline yuregine saglık goliath ![]() uyumadan uyandım yine aynı dünyaya. karar verdim kalmaya baktım dedim ki aynaya; "acelen ne olacaklar olacak bir gün nasılsa yaşa yaşa, yaşa yaşa seni sevenler var burda yaşa yaşa, yaşa yaşa sevdiklerin var burda hala" -+ =Nirvana Fan Club= +- |
|
#8
| ||||
| ||||
| Hoş geldin sonbahar, gözüm yollarda kalmıştı… Helal olsun...emeğine sağlık... ![]() Öldüğümüzde Yanımıza Kalıcak 2 Şey:Gülmelerimiz ve Dostlarımız....Öldürenin Suçu Yok,Ölen Yanlış Yerde Duruyordur... ![]() :Sourire45 The Fans Of METALLICA :Sourire45 |
|
#9
| |||
| |||
| sonbahar'ı bana ait hissediyorum.Beni onun kadar iyi anlayan olmadı daha bugüne kadar hep beraber hüzünlendik hep beraber agladık biz onunla ... taaki ilkbahar gelene kadar ... |
|
#10
| ||||
| ||||
| canım arkadaşım 4 mevsimi sonbahar fgibi yaşadığımız halde gerçek sonbaharın yeri her zaman farklı oluyor düşen yaprakların veya kahverengi gökyüzünün altında kanaması hiç dinmeyen ve hiç bir zaman iyileşmiyecek yaralarımıza tuz basan bu mevsimi neden bu kadar seviyoruz bilmiyorum ama hiçbir zaman içimizdeki sonbahar bitmeyecek ve her sonbahar gelişinde biz yeniden doğacağız |