Arkasokak

Arkasokak

Arkasokak > KÜLTÜR & SANAT & EĞİTİM > Ünlü Biyografiler > Ludwig Van Beethoven 1770-1827


Ludwig Van Beethoven 1770-1827

(16 Aralık 1770'de Bonn'da doğmuş 26 Mart 1827'de Viyana'da ölmüştür). Gariptir ama, büyük şahsiyetler günümüze ne kadar yakın olursa, hayatları bize o nispette efsanevi görünmektedir. Beethoven hakkında da o kadar

Cevap

 

LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
  #1  
Eski 30-10-2008, 10:14 PM
coccinelle kullanıcısının avatarı
Editör
 
Giriş: Jun 2008
Konum: ...
Mesaj: 694
coccinelle is a jewel in the roughcoccinelle is a jewel in the roughcoccinelle is a jewel in the roughcoccinelle is a jewel in the rough
Ludwig Van Beethoven 1770-1827

(16 Aralık 1770'de Bonn'da doğmuş 26 Mart 1827'de Viyana'da ölmüştür).
Gariptir ama, büyük şahsiyetler günümüze ne kadar yakın olursa, hayatları bize o nispette efsanevi görünmektedir. Beethoven hakkında da o kadar çok fıkra, rivayet ve romanvari hikayeler söylenmiştir ki, onun asıl şahsiyeti ve karakteri, edebi hayalperestliğin keşif perdesi altında kaybolmuştur. Sevgiden doğan bir ihtimamla ve hiçbir emekten çekinmeksizin en ufak teferruata kadar yapılan yorucu ilmi araştırmalar, onun hayatında meçhul kalan bütün hususları aydınlatmışsa da bu durum hala devam etmektedir. Hala harikulade güzel bir eser olan SONATA QUASİ UNA FANTASİA hakkında AY IŞIĞI ile ilgili hayaller kurulur, kaybolan kuruş yüzünden duyulan hiddetin gürültülü tasviri yapılır ve hala Titan Beethoven’dan söz edilir. Yaşama sevincini tattığı Bonn’da geçen çocukluk hayatı bile, mutad olarak anlatıldığı tarzdan farklıdır. O sırada, müzikli piyesleriyle tanınan Neefe Beethoven’in başta gelen hocası oldu ve onun dikkatini Bach’ın eserleri üzerine çekti. Böylece Beethoven’in gerek tabiatı, gerekse besteciliğinin temeli bu gençlik çağında atıldı. Renania halkına mahsus canlılığını hiçbir zaman kaybetmedi. Bonn’da kendisini gören Haydn’ın tavsiyesi üzerine Mozart’ın talebesi olmak gayesiyle Viyana’ya gitti. Fakat annesinin ölümü bu teşebbüsün gerçekleşmesine engel oldu. İkinci defa Viyana’ya gidişinde ise Mozart ölmüştü. Haydn genç Beethoven’e rehber olmak vazifesini üzerine aldı. Lakin onun asıl hocası, füg tekniğiyle anılan Albrechtsberger oldu. Beethoven’e Ren sahilindeki memleketine bir daha dönmek nasip olmadı; Viyana’da kaldı. Tabiati haliyle insanlar arasına katılmayı ve hoş sohpetliği seven Beethoven’in hayatta yalnız kalması, önüne geçilemeyeceği anlaşılan sağırlığının gittikçe artması ve babalık yaptığı yeğeni yüzünden duyduğu derin üzüntüler hayatı üzerine bir gölge teşkil ediyordu. Fakat yaratıcılığı ile kendini insanlığa karşı borçlu ve vazifeli sayan Beethoven, bir zaman için kafasında beliren hayatına son verme düşüncesinden kendini uzaklaştırdı. Bu hareketi, onun asil tabiyatlı olduğunu ifade eder. O yüzdendir ki, büyük bir mesuliyet duygusu içinde fikri ve ahlaki prensiplerinden bütün hayatı boyunca hiçbir zaman ayrılmamıştır. HEİLİGENSTADT VASİYETNAMESİ diye anılan yazısı bunu ispat eden bir vesikadır. Beethoven’in bu karakterini eserleri aksettirmektedir. Çünkü Onun sanatı, şahsi itiraflarının tesiri altındadır. Onun sanatı ile, XIX. Yy’ın başlangıcına rastlayan yeni bir devrin kapısı açılmıştır. Bu dönüm noktasında, mevcut nizamdan ayrılan, yeni bir nizam arayan insan tek bir fert olarak Tanrı, zaman veya keder dediğimiz kuvvetlerin karşısına kendi iddia ve sorularıyla çıkıyor. Bu gidişin derin izlerini taşıyan asrın sanattaki ifadesinin esasını, büyüklüğünü ve trajik mahiyetini doğru olarak anlamak istiyorsak, bu keyfiyeti iyice göz önünde tutmalıyız. Beethoven’in tarihi durumunu da bu gidiş tayin etmiştir. Haydn’ın sanatı, sosyal bir topluluk ve nizam içinde kökleşmiş bulunuyordu. Beethoven’in sadece 9 senfoni yazması bile bu durumu açıkça göstermektedir. Bunlardan bilhassa ikisi (biri onun tabiata bağlılığının delili olan 6. pastoral senfonisi ve diğeri, Schiller’in Neşeye Odunu bitiş korosu olarak kullandığı 9. senfonisidir) kendinden sonraki gelişme sahasını ihata etmektedir. Piyanonun yeni ifade imkanlarının keşfi (mesela piyano sonatlarında), yaylı sazlar kuvartetlerinin developman kısımlarında yeni şekillendirme unsurlarının ihdası, çok sayıda kontrpuvan tekniğinden faydalanan son eserlerinde beliren yeni form prensipleri etrafındaki teşebbüsler, müzikle büyük insani ve yapıcı fikirlerin birleştirilmesi gibi hareketler, yaratıcı yeni bir ışık altında gösteren unsurlardır. Bizce onun büyüklüğünü ve yüceliğini katiyetle tayin eden, umumi rağbete mazhar olan popüler eserlerden ziyade, çağdaş taraftarlarının bile anlamayarak reddettiği ve bizim de kısmen henüz çözemediğimiz ‘SON’ Beethoven devrinin eserleridir. O zamanki Beethoven, Haydn’a yakın olan ilk yaratma devrinin çekici güzelliğini terkederek, eskiden beri orta devir denilen meşhur sonat, senfoni ve oda müziği eserlerindeki trajik ve şiddetli ifade tezahürlerinden sonra, vakitsiz gelen ihtiyarlığın saf ve halis ifadesini bulmuştu. Beethoven, ahlaki olgunluğunu ve insanlığı eserlerinde dile getirmiş bir sanatkardı. Şair E.Th. A. Hoffmann, çağdaşı Beethoven için ‘Romantik’ tabirini kullanmıştı. Beethoven’in açtığı asrın bütün yaratıcı sanatkarlarının onu örnek alarak hareket ettiği düşünülürse, Hoffmann’ın bu tabiri yanlış değildir. Schubert’ten Bruckner’e, Schumann ile Brahms’tan Reger’e, Berlioz ve Liszt’ten Strauss’a kadar uzayan, Wagner ve Pfitzner’de, hatta nihayet Bartok’da şekil alan bir gelişme bu BEETHOVENCİLİK’te toplanabilir ki, sanatlar arasındaki sınırları aşarak aynı asrın genç şairlerini de coşturmuş ve yaratıcı hamlelerle teşvik etmiştir. Böylece Beethoven’in kendi şahsiyetinde pek manalı bir şekilde nöbet değiştiren iki devir arasında mutavassıt bir mevkide bulunmaktadır.
__________________
Cyrano: "Bir çıngırağın dili gibi gönlümde ismin,ben de karşında ürperdiğim için çıngırak sallandıkça adın çınlıyor!"
Roxane: "İşte aşk bu"

Bu mesaj en son " 03-11-2008 " tarihinde saat 07:44 PM itibariyle NoDRaC tarafından düzenlenmiştir....
Alıntı Yaparak Cevapla
  #2  
Eski 30-10-2008, 10:16 PM
coccinelle kullanıcısının avatarı
Editör
 
Giriş: Jun 2008
Konum: ...
Mesaj: 694
coccinelle is a jewel in the roughcoccinelle is a jewel in the roughcoccinelle is a jewel in the roughcoccinelle is a jewel in the rough
Beethoven'ın Ailesi
Maria Magdelena Keverich Beethoven'ın Annesi



Johann Van Beethoven Beethoven'ın Babası



Johann Van Beethoven Beethoven'ın Kardeşi




Beethoven'ın Dedesi




Carl Van Beethoven Beethoven'ın Oğlu

__________________
Cyrano: "Bir çıngırağın dili gibi gönlümde ismin,ben de karşında ürperdiğim için çıngırak sallandıkça adın çınlıyor!"
Roxane: "İşte aşk bu"
Alıntı Yaparak Cevapla
  #3  
Eski 30-10-2008, 10:22 PM
coccinelle kullanıcısının avatarı
Editör
 
Giriş: Jun 2008
Konum: ...
Mesaj: 694
coccinelle is a jewel in the roughcoccinelle is a jewel in the roughcoccinelle is a jewel in the roughcoccinelle is a jewel in the rough
Beethoven'ı Meslektaşları ArkadaşlarıCarl Friedrich Amenda Beethoven'ın Viyanadan Arkadaşı



Franz Berhard Wegeler Beethoven'ın Bonn'dan Arkadaşı



Therese v. Brunsvik Josephina Brunsvik'in kardeşi



Mmlle. v. Westerholt Bonn'dan Arkadaşı



Contess Anna Marie Erdödy



Bettina Brentano



Stephan Von Breuning



Count Waldstein



Princess Chiristina Lichnowsky



Prince Lobkowitz



Johann Nepamuk Hummel



Baroness Ertmann



Carl Czerny



Carl Maria Von Weber

__________________
Cyrano: "Bir çıngırağın dili gibi gönlümde ismin,ben de karşında ürperdiğim için çıngırak sallandıkça adın çınlıyor!"
Roxane: "İşte aşk bu"
Alıntı Yaparak Cevapla
  #4  
Eski 30-10-2008, 10:23 PM
coccinelle kullanıcısının avatarı
Editör
 
Giriş: Jun 2008
Konum: ...
Mesaj: 694
coccinelle is a jewel in the roughcoccinelle is a jewel in the roughcoccinelle is a jewel in the roughcoccinelle is a jewel in the rough
Beethoven'ın Öğretmenleri

Franz Joseph Haydn Beethoven'ın Öğretmeni(piano)



Franz Rics Beethoven'ın Keman Öğretmeni



Chriristian Gottlob Nefee Orgçu

__________________
Cyrano: "Bir çıngırağın dili gibi gönlümde ismin,ben de karşında ürperdiğim için çıngırak sallandıkça adın çınlıyor!"
Roxane: "İşte aşk bu"
Alıntı Yaparak Cevapla
  #5  
Eski 30-10-2008, 10:27 PM
coccinelle kullanıcısının avatarı
Editör
 
Giriş: Jun 2008
Konum: ...
Mesaj: 694
coccinelle is a jewel in the roughcoccinelle is a jewel in the roughcoccinelle is a jewel in the roughcoccinelle is a jewel in the rough
Doğudu Ev





Beethoven'ın Enstrumanları





Aristokrasi Konserleri




Beethoven'ın Ölümsüz Aşkı
Ayışığı Sonatını adamıştır




Giulietta Guicciardi





__________________
Cyrano: "Bir çıngırağın dili gibi gönlümde ismin,ben de karşında ürperdiğim için çıngırak sallandıkça adın çınlıyor!"
Roxane: "İşte aşk bu"
Alıntı Yaparak Cevapla
  #6  
Eski 30-10-2008, 10:30 PM
coccinelle kullanıcısının avatarı
Editör
 
Giriş: Jun 2008
Konum: ...
Mesaj: 694
coccinelle is a jewel in the roughcoccinelle is a jewel in the roughcoccinelle is a jewel in the roughcoccinelle is a jewel in the rough
Beethoven Portreleri







__________________
Cyrano: "Bir çıngırağın dili gibi gönlümde ismin,ben de karşında ürperdiğim için çıngırak sallandıkça adın çınlıyor!"
Roxane: "İşte aşk bu"
Alıntı Yaparak Cevapla
  #7  
Eski 30-10-2008, 10:35 PM
coccinelle kullanıcısının avatarı
Editör
 
Giriş: Jun 2008
Konum: ...
Mesaj: 694
coccinelle is a jewel in the roughcoccinelle is a jewel in the roughcoccinelle is a jewel in the roughcoccinelle is a jewel in the rough
Çizgilerle Beethoven























__________________
Cyrano: "Bir çıngırağın dili gibi gönlümde ismin,ben de karşında ürperdiğim için çıngırak sallandıkça adın çınlıyor!"
Roxane: "İşte aşk bu"
Alıntı Yaparak Cevapla
  #8  
Eski 30-10-2008, 10:40 PM
coccinelle kullanıcısının avatarı
Editör
 
Giriş: Jun 2008
Konum: ...
Mesaj: 694
coccinelle is a jewel in the roughcoccinelle is a jewel in the roughcoccinelle is a jewel in the roughcoccinelle is a jewel in the rough















Senfoni prömiyeri ilkez burada seslendirildi.The Theater am Kärntnerthor (1824)



Vasiyeti



Son saatleri







Beethoven'ın Öldükten sonra gömülmeden çizilen son portresi




Beethoven'in Cenaze Töreni

__________________
Cyrano: "Bir çıngırağın dili gibi gönlümde ismin,ben de karşında ürperdiğim için çıngırak sallandıkça adın çınlıyor!"
Roxane: "İşte aşk bu"
Alıntı Yaparak Cevapla
  #9  
Eski 30-10-2008, 11:16 PM
Horrorpheliac kullanıcısının avatarı
Rossirella
 
Giriş: Jan 2006
Konum: istanbul...
Mesaj: 5.605
Horrorpheliac has a reputation beyond reputeHorrorpheliac has a reputation beyond reputeHorrorpheliac has a reputation beyond reputeHorrorpheliac has a reputation beyond reputeHorrorpheliac has a reputation beyond reputeHorrorpheliac has a reputation beyond reputeHorrorpheliac has a reputation beyond reputeHorrorpheliac has a reputation beyond reputeHorrorpheliac has a reputation beyond reputeHorrorpheliac has a reputation beyond reputeHorrorpheliac has a reputation beyond repute
Bonn’da kendisini gören Haydn’ın tavsiyesi üzerine Mozart’ın talebesi olmak gayesiyle Viyana’ya gitti. Fakat annesinin ölümü bu teşebbüsün gerçekleşmesine engel oldu. İkinci defa Viyana’ya gidişinde ise Mozart ölmüştü.

Bu ne kadar büyük bir hayal kırıklığı olmuştur.

Resimleri gördüm de hep o dönemlerde yaşamak istemişimdir. Neden bilmiyorum, dünyanın bu halinden daha baskıcı bir ortam varmış ama bana yine de o zaman ki yaşam daha cazip ve güzel geliyor. Hep kıskanmışımdır o dönemin insanlarını.
__________________


Your ego is my lego

Alıntı Yaparak Cevapla
  #10  
Eski 26-12-2008, 01:17 PM
neber kullanıcısının avatarı
Yeni Üye
 
Giriş: Dec 2008
Mesaj: 28
neber will become famous soon enoughneber will become famous soon enough
Annesine çekmiş mübarek
Alıntı Yaparak Cevapla
Cevap

Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Cevap yazamazsınız
Eklenti gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Klasik Batı Müziği Ünlü Bestecileri ~coffee~ Klasik & Soul & Jazz 3 10-04-2008 07:32 PM
Ludwig Van Beethoven sedran Ünlü Biyografiler 2 03-02-2007 10:33 PM


Saat 07:44 PM.


SEO by vBSEO 3.2.0