Arkasokak Logo






Forum Arkasokak > KÜLTÜR & SANAT & EĞİTİM > Tarih » Hristiyan Türkler:Gagavuzlar

Hristiyan Türkler:Gagavuzlar

Tarih icinde Hristiyan Türkler:Gagavuzlar konusu , Gagauz İsmi Nereden Geliyor? Gagauzlar hakkında verilen ilk önemli bilgilere göre bu sözcük; Gök manasına gelen Gag ve Oğuz adının birleşmesiyle oluşmuştur. Bu yüzden birçok tarihçi Gagauzlardan, Gök-Oğuz olarak söz ...


Cevap
  #1  
Eski 19-05-2006, 07:06 PM
Banned
 
Giriş: Mar 2006
Mesaj: 931
The Godfather is a glorious beacon of lightThe Godfather is a glorious beacon of lightThe Godfather is a glorious beacon of lightThe Godfather is a glorious beacon of lightThe Godfather is a glorious beacon of lightThe Godfather is a glorious beacon of light
Hristiyan Türkler:Gagavuzlar

Gagauz İsmi Nereden Geliyor?
Gagauzlar hakkında verilen ilk önemli bilgilere göre bu sözcük; Gök manasına gelen Gag ve Oğuz adının birleşmesiyle oluşmuştur. Bu yüzden birçok tarihçi Gagauzlardan, Gök-Oğuz olarak söz eder.

Gagauz Tarihi
Bulgar Petko R. Slaveikov gibi bazı araştırmacılar Gagavuzları Peçeneklere dayandırmakta,bir kısım araştırmacılar ise Gagavuzlarla yakın bağlantıları bulunan Balkan Türk topluluklarından Surguçları ve Gacalları Peçeneklerin torunları olarak görmektedir. Bugünkü Bulgaristan'da, eski Yugoslavya'da,Romanya'da, Polonya'da ve Rusya'nın güney bölgelerinde Peçeneklerin hâtırasını taşıyan pek çok yer adı bulunmaktadır.

Dobruca'daki Hıristiyan Türkler, 1365 yılında bir devlet kurarlar. Bu devletin sınırları Tuna deltasından Emine Burnu'na kadar uzanmaktaydı. Devletin kurucusu Balık Han, ilk başkenti ise Kalliakra'dır. 1368'de başkent Varna olur; Balık'tan sonra da devletin başına Dobrotiç geçer ve devletin yayıldığı alan Dobruca eli olarak tanınır. Dobrotiç ölünce de Yanko yönetimi devralır ve siyasî gelişmeler sonunda I. Murad'ın vasiliğini kabul eder. 1393'te Yıldırım Bayezid, Dobruca eli'ni Osmanlı Devleti topraklarına katar. 1402 Ankara Savaşı'ndan sonra Osmanlı Devleti'nde bir otorite boşluğu doğunca Dobruca da bir süreliğine Osmanlı kontrolünden çıkar, ancak 1417'de I. Mehmet döneminde bölgede tekrar Osmanlı hâkimiyeti
tesis edilir.

Osmanlı yönetimi, Balkan mozayiğinde yer alan ve Hıristiyan olduğu hâlde Türkçe konuşan bu ecdat yadigarı küçük topluluğa ilgi duymuş olmalı ki Balkanlar'daki Hristiyan Türklerin vergiden muafiyet belgesini bir kaç kez yenilemiştir. Mihail Çakır da "Osmanlı Türkler çok inan çok hatır vermişler hakikat Gagauzlara" demek suretiyle bu duruma işaret etmektedir. Gagauzlar da, bir çok savaşa iştirak ederek bağlılığını kanıtlamıştır. 16.yüzyılın arşiv belgeleri de Müslüman Türklerle Hıristiyan Gagauz Türklerinin iç içe,dostça yaşadıklarını ortaya koymaktadır.

Gagavuzlar Moldavya'da ilk olarak 1770 yılında Çadır ve Orak köylerini kurmuşlar, 1812 yılında yapılan Bükreş Antlaşmasına kadar bir dağınıklık yaşanmış, ancak bu antlaşmanın ardından bölge Rusya'ya geçmiş ve Rusların göçmenlere toprak vererek göçü teşvik etmesiyle birlikte iskân hareketleri hızlanmıştır. Gagavuzlar, 1812 yılında Düzgünce, Kazayaklı,Baurçi, Tatar-Kıpçak, Vulkaneşti; 1814 yılında Beşalma,Bolboka, Taşpunar;1818 yılında Çadır, Kiryet, Yeniköy; 1820 yılında Avdarma, Coltay, Tomay, Haydar; 1821 yılında Satılık-Hacı,Dimitrovka;1830 yılında Başköy ve Bolgarlika köylerini kurmuşlardır.

1909-1910 yıllarında geçim sıkıntısı sebebiyle Gagavuzlardan küçük bir grup Orta Asya'ya Aktyubinsk'e (Turgay bölgesi) göçmüş, 1925 yılında bunların bazıları Taşkent civarına yerleşmiştir.Bütün bu olumsuzluklara rağmen Rus hâkimiyeti altında bir süre sükûnet içinde yaşayan Gagavuzlar, Çarlığın Ruslaştırma politikalarının artmasıyla birlikte 6 Ocak 1906'da Atmaca Pavlioğlu ve Andrei Galatan önderliğinde isyan başlatarak Komrat'ta bir cumhuriyet ilan ederler;başka bölgelerden beklenen destek gelmeyince 15 gün içinde Çarlık kuvvetleri bu devlete kanlı bir baslınla son verir.

''Komratlı Türk çiftçilerin kalkıntısı'' diye tarihe geçen bu olayda binlerce Gagauz öldürülmüştür.

Türk esir durmaz ya,Bolşevik ihtilâlinin yaşandığı 1917 Sovyet İhtilâli sırasında bir Gagauz isyanı daha başlar. Ancak bu da bastırılır.

12 Haziran 1931'de Hamdullah Suphi Tanrıöver'in Romanya'nın başkenti Bükreş'te elçi olarak göreve başlamasıyla birlikte Gagavuz Türkleri ile Türkiye Türkleri arasındaki bağlantı ve ilişkiler yeniden canlanır.Hamdullah Suphi, ilk olarak Dobruca ve Besarabya köylerinde inceleme gezileri yapar. Gagavuzlann Türkiye ve Anadolu'daki Türk kültürü ile ilişkilerini canlandırmak bir çok Gagavuz gencini orta ve yüksek tahsillerini yapmaları için Türkiye'ye gönderir. Ayrıca 26 Gagavuz kasaba ve köyünde Türkçe öğretim yapan okullar açtırır. Bu okullara Dobruca Türklerinden ve Mecidiye Müslüman Semineri mezunlarından öğretmen tayin ettirir ve bu okullarda Türkiye'den getirttiği ders kitaplarının okutulmasını sağlar.

Romanya'nın Besarabya topraklarını ele geçirmesini bir türlü kabullenemeyen Sovyetler Birliği, savaş durumunu bir fırsat bilerek 26 Haziran 1940'ta verdiği bir ültimatomla Romanya'yı bu bölgeden çekilmeye zorlar. Baskılara boyun eğen Romanya da, Sovyetler Birliği'nin zor duruma düştüğü bir anda 22 Haziran 1941'de Besaraya'yı tekrar ele geçirir. Bu karışıklıklar arasında Hamdullah Suphi'nin elçilik görevi 5 Aralık 1944'te sona erer. II. Dünya Savaşı'nm galipleri arasına giren Sovyetler Birliği, 29 Haziran 1945'te Besarabya'yı tekrar ele geçirir ve 10 Şubat 1947'de Paris Antlaşmasıyla bölge Sovyetler Birliği'ne bağlanır. Sovyetler Birliği yönetimindeki diğer millet ve topluluklar gibi Gagavuzlar arasında da zaman zaman kıpırdanmalar yaşanır. 1957 yılında görülen bir Gagauz dalgalanması,anında gene bastırılır.

Gorbaçov'un Sovyetler Birliği'nde iktidarı ele almasıyla başlayan açıklık ve yeniden kurma faaliyetleri sırasında bütün demir perde ülkelerinde olduğu gibi Gagavuzlar arasında da bir silkinme hareketi başlar. Bu,asırlık devlet kurma isteğinin bir sonucu olabilir! 1987 yılında Komrat'ta Gagavuz Halkı adlı bir teşkilat kurulur. Bu halk hareketinin yönlendirmesiyle 12 Kasım 1989'da özerklik bildirisi ilân edilir. Ancak bu sırada Moldavya Halk Cephesi'nin baskısıyla ülkede bir dizi yeni kanun çıkarılır. Bu kanunlar arasında yer alan Moldavancanın resmî dil olması,devlet memurlarına Moldavanca bilme zorunluluğu getirilmesi,hiç bir zaman Moldavan olmayan Gagauzları son derece rahatsız etmiştir. Bu şartların getirdiği gerginlik ortamı içinde ilân edilen Gagavuzlann özerklik bildirgesi de ülkenin toprak bütünlüğünü tehdit ettiği gerekçesiyle reddedilir.

Gagavuz aydınlarının öncülüğü ile 20 Ağustos 1990'da Komrat'ta Gagavuz Türk Cumhuriyeti'nin ilân edilmesi, ardından 26 Ekim 1990'da ilk genel seçimlerin yapılması ve başkanlığa Stefan Topal'ın seçilmesi Kişinev'deki Moldavya yönetimini son derece rahatsız eder. Başbakan Mircae Druc'un
yönlendirmesi ve Halk Cephesi'nin öncülüğü ile bu gelişmeleri durdurmak üzere 50 bin gönüllü (ki o zaman Moldova ordusu henüz yoktu,ordu adına bu volantörler yollandı) Kişinev'e gönderilir. Amaçları, soykırımdır. Gönüllüler güneye doğru ilererken Sovyet İçişleri Bakanlığı devreye girerek bir felâketi önler. Bu gelişmelerin ardından 27 Ağustos 1991'de Moldavya SSC Sovyetler Birliği'nden ayrılarak bağımsızlığını ilân eder.

Bağımsızlık sonrasında Moldavya yönetimine Snegur'un gelmesi Gagavuzlar arasında sevinç yaratır. Zira iktidara gelen Köylü Parisi'nin Gagavuzlara karşı barışçı bir yaklaşım sergilemesi çözüm yolundaki ümitleri artırır. Bu yumuşama havası içinde 17 Aralık 1994'te "Gagavuz Yeri Hakkında Özel Kanun" görüşmeye açılır. Fakat bazı Moldavyalı milletvekilleri "Gagavuz Yeri" terimine diğer azınlıkları da harekete geçirir endişesiyle karşı çıkarlar. Bunun üzerine AGİT Yüksek Komiserliğinden bir heyet, kanun taslağının Moldavya'nın toprak bütünlüğüne saygılı olduğunu rapor ederler. Böylece Başbakan Andrei Sangheli'nin başkanlığında kurulan bir komisyon, Gagavuz Yeri'nin özel statüsü hakkında çıkarılacak kanununla ilgili çalışmaları başlatmıştır. Kanun taslağı üzerindeki çalışmaların bitirilip Moldavya Meclisi'ne sunulunca bir grup Moldavan milletvekili "Gagavuz Millî Azınlığın Statüsü Hakkında Kanun" adı altında yeni bir tasarıyı meclise getirirler ve bu tasanda özerkliğin kültürel alanla sınırlı kalmasını savunurlar. Bu iki tasarı arasında bir ara yol bulunarak Moldavya Anayasası'na eklenen 113. maddeyle 23 Aralık 1994'te Gagavuz Yeri Özerk Cumhuriyeti tanınır ve Gagavuzların self-determinasyon hakkı kabul edilir.

5 Mart 1995'te yapılan referandum ile Gagavuz Yeri'nin sınırları belirlenir. Buna göre, Gagavuz yeri; Çadır, Komrat (başkent), Vulkaneşti şehirleri ile Aleksevaha, Avdarma, Baurçi, Beşalma, Beşgöz, Bucak, Çeşmeköy, Çokmeydan,Dizgince, Dudeşti, Etulya, Ferapontevka, Gaydar,
Çaltay, Karbali, Kazayak, Kıpçak, Kirsova, Kongaz,Kongazcikul de Jos,Kotovkoe, Köseli, Kriet Lunga, Torna ve Yeni Etulya köyleri olmak üzere 3'ü şehir 29'u köy 32 yerleşim merkezinden meydana gelir.
Gagavuz Yeri'nin yüz ölçümü 1.800 km, nüfusu 180 000 civarıdır.
Alıntı Yaparak Cevapla
Cevap

Konu Araçları
Görünüm Modları



Saat 07:55 PM.


Copyright ©2005 - 2008 Arkasokak.Net
Tasarım: NoDRaC
Bize Ulaşın - Gizlilik İlkesi - En Üst
Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0