Arkasokak Logo






Forum Arkasokak > KÜLTÜR & SANAT & EĞİTİM > Sinema » 'Gümbürtüyle değil, iniltiyle...'

'Gümbürtüyle değil, iniltiyle...'

Sinema icinde 'Gümbürtüyle değil, iniltiyle...' konusu , 'Children of Men' 2027'de, insanoğlunun nedeni belirlenememiş bir şekilde doğurganlığını yitirişinin 18'inci yılında geçiyor. Hayli sert ve müsamahasız bir Büyük Britanya haricindeki tüm dünya devletlerinin çöktüğü, kargaşanın hüküm sürdüğü, tamamı ...


Cevap
'Gümbürtüyle değil, iniltiyle...'
'Gümbürtüyle değil, iniltiyle...'
..::Movie Dependent::..
Gönderen king tuna
07-12-2006
Author review
Ses
20%20%20%
1
Görüntü
20%20%20%
1
Hikaye
20%20%20%
1
Oyuncular
20%20%20%
1
Average 20%
Mesaj 'Gümbürtüyle değil, iniltiyle...'

'Children of Men' 2027'de, insanoğlunun nedeni belirlenememiş bir şekilde doğurganlığını yitirişinin 18'inci yılında geçiyor. Hayli sert ve müsamahasız bir Büyük Britanya haricindeki tüm dünya devletlerinin çöktüğü, kargaşanın hüküm sürdüğü, tamamı yetişkinlerden oluşan insanlığın ümitsizliğe boğulduğu bir dünya bu.

Alan Moore'un, Thatcher dönemindeki müsamahasızlık atmosferine tepki olarak yazdığı klasik çizgi romanı 'V for Vendetta'nın film uyarlaması gibi, 'Children of Men' de son yıllarda Anglosakson âleminin post-apokaliptik tablolara giderek artan meylinin örneği. Film, tıpkı 'Vendetta' gibi muzzam bir çöküşün yaşandığı, baskıcı ve kasvetli bir gelecek çiziyor. Ve yine tıpkı 'Vendetta' gibi, yazınsal ayağı bu dönemde olmasa da (PD James'in kitabı 1993 tarihli), resimleriyle günümüze işaret eden bir distopya kuruyor. Diğer taraftan, toplumsal kargaşa tablosuyla birlikte, 'kısırlık' motifi üzerinden 60'ların ve 70'lerin öykülerinde dikkati çeken çevresel korkuları da belirgin bir şekilde yansıtıyor.

Distopya bilimkurgusunun en faal dönemlerinden olan 70'li yıllar, post-apokaliptik janrda baskın olan nükleer kıyamet vurgusunu bir parça azaltıp, insanoğlunun gidişatının ani bir sona doğru değil, pekâlâ adım adım bir tükenişe de yol açabileceğine işaret etmişti. Örneğin devrin klasiklerinden 'Soylent Green'de hem feci bir nüfus patlaması, hem de küresel ısınma sonucu insanlığın ciddi bir beslenme sorunu çektiği bir dünya resmediliyordu. Aynı dönemin 'çevre bilinci'ne sahip diğer bir filmiyse, 'Silent Running'di. Dünyada bitki örtüsünün ciddi şekilde azaldığı bu filmde, kalan az miktardaki bitki Satürn gezegeninin yörüngesindeki bir serada tutuluyordu. Bu bilimkurgu kolu, insanı 'ani sersemlikler yapmaya' karşı uyaran klasik post-apokaliptik şemanın tersine, ufkun 'şimdiden' karanlık göründüğünü ve önlem alınmaya başlanmazsa adım adım tükenişe doğru gidileceğini söylüyordu.

'Silent Running'in yönetmeni Douglas Trumbull'ın özel efektlerinden sorumlu olduğu 1982 yapımı bilimkurgu başyapıtı 'Blade Runner' da, hava kirliliğine ve hayli tekinsiz bir yağmura boğulmuş, kapkaranlık 2019 Los Angeles'ıyla bu çizginin bir devamı sayılırdı. Dünya canlılarının insan da dahil giderek azalıp yerini taklitlerine bıraktığı bu başyapıtta, umuda tutunup varoluş için didinenler de insanlar değil, onun tarafından yaratılmış taklitlerdi zaten. 60'ların ve 70'lerin 'yeni dalga' bilimkurgu çizgisinin bir devamı niteliğindeki diğer bir eserse, Margaret Atwood'un 80'lerde yazdığı 'The Handmaid's Tale' idi. Roman ve 90'larda çekilen film uyarlaması, tıpkı 'The Children of Men' gibi, ciddi bir doğurganlık kriziyle karşı karşıya olan bir dünyada geçiyordu: Kadınların yüzde 99'unun kısır olduğu bir gelecekte, dinci ve baskıcı bir rejimde, az sayıdaki doğurgan kadın üst sınıflar için bir nevi 'çocuk üretme köleleri' olarak kullanılıyordu.

2000 yılına yaklaşılırken Hollywood sinemasında 'End of Days', 'Armageddon', 'Deep Impact' gibi temsilcilere sahip bir kıyamet sendromu baş gösterse de, T.S. Eliot'ın 'The Hollow Men' şiirinin o ünlü son dörtlüğünü (yani dünyanın 'gümbürtüyle değil iniltiyle' son bulacağını söyleyen dörtlüğü) açılış alıntısı olarak kullanan Stephen King uyarlaması mini dizi 'The Stand/Mahşer' gibi nispeten patırtısız sonları resmeden örnekler de vardı. Dünya nüfusunun çok büyük bir bölümünün kısa sürede bir hastalığa kurban gittiği ve geride pek az insanın kaldığı bu öykü, King'e has ahlaki kutuplaşmalara ve doğaüstü/dini bir zemine sahip olmasını bir kenara bırakırsak, sinemada epey kardeşe sahip 'büyük salgın' türü öykülerin temsilcisiydi. Tıpkı bir virüsün insanlığın çok büyük bir bölümünü saldırgan ve yırtıcı zombimsi canavarlara dönüştürdüğü '28 Days Later' gibi.

Elbette bu tür hızlı ve gümbürtüsüz sonları tasvir eden diğer bir tanıdık öykü türüyse, 'son adam' öyküleri. Türün klasiklerinden, Richard Matheson imzalı 'I Am Legend', bugüne dek birkaç kez sinemaya uyarlandı (en ünlüsü post-apokaliptik öykülerin tanıdık siması Charlton Heston'ın oynadığı 'The Omega Man'); göründüğü kadarıyla bu kez romanın adını taşıyan bir filme, bir kez daha uyarlanıyor.

Şu son birkaç yılda 'insanlığın tükenişi' üzerine öyküler, 80'leri andırır bir hareketlenme yaşıyor. Yeni binyıl yaklaşırken başgösteren kıyamet sendromu, 11 Eylül sonrasında kozmik ve çevresel kıyamet senaryolarının; savaşlar, işgaller ve terörle körüklenmiş tahammülsüzlük ve husumet ortamının; yeni enformasyon ikliminin doğurduğu komplo teorilerinin; hatta metafizik senaryoların beslediği bir tür post-apokaliptik öykü patlamasına dönüştü adeta. Üstelik '28 Days Later', 'The Children of Men' ya da küresel ısınmanın tetiklediği çevresel felaketleri konu alan 'The Day After Tomorrow' gibi filmler buzdağının görünen kısmı yalnızca. Bilimkurgu edebiyatı şu aralar, kozmik ya da çevresel felaketlerden doğaüstü felaketlere; Carlton Mellick'in punk-fantastik dünyasından China Mieville'in birçok türü harmanlayan 'yeni garip' türündeki kimi öykülerine; hatta Brian K. Vaughan'ın son yıllarda çok popüler olan 'dünyadaki son erkek' konulu çizgi romanı 'Y-The Last Man'e varıncaya kadar, felaket tasvirleriyle dolu. Bu tasvirlerin de ufak ufak beyazperdeye sirayet edeceğini düşünürsek, 'insanoğlunun sonu' filmlerinin pek de sonu gelecekmiş gibi görünmüyor.
Cevap

Konu Araçları
Görünüm Modları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
abicim bi dunya gulmekten komaya gireceiniz soz ve fikralar+16 murattt Fıkralar 29 28-07-2008 01:36 AM


Saat 11:39 PM.


Copyright ©2005 - 2008 Arkasokak.Net
Tasarım: NoDRaC
Bize Ulaşın - Gizlilik İlkesi - En Üst
Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0

Yazı powered by GARS 2.1.8m ©2005-2006