Şiir Dünyası icinde Ne zaman bir türkü duysam şairliğimden utanırım konusu , VEFASIZ Sarı akşamlar döner bir bir matem rengine, Sen inleyen yüreğim,asla dinmeyen sızım. Ruhumu tutuşturan, kan kırmızı korlaşan, Ondördünce hilalim,tan güneşim,yıldızım. Sen neşesin gönlümde, nefessin göğsümde sen, Sıcak Nisan güneşim,semamda ...
|
#1
| |||
| |||
| Ne zaman bir türkü duysam şairliğimden utanırım VEFASIZ Sarı akşamlar döner bir bir matem rengine, Sen inleyen yüreğim,asla dinmeyen sızım. Ruhumu tutuşturan, kan kırmızı korlaşan, Ondördünce hilalim,tan güneşim,yıldızım. Sen neşesin gönlümde, nefessin göğsümde sen, Sıcak Nisan güneşim,semamda ak bulutum, Gülüm, solmaz çiçeğim,açılan gonca gonca, Bak gör seni o kadar seviyorken unuttum. Naim Özdamar |
|
#2
| |||
| |||
| Şafak Şarkısı Ayın ışıkları dökülür tel tel, Küskün,ses vermez, dağ yamaçlarına. Durgun bir uçuşma,gök bir sel,bir su, Düşen ak damlalar,mor ağaçlara. Yıllarca bekleyen biz değil miyiz? Hep ağlayaraktan O’na yalvaran. Özlemimiz hep su,göl,mehtap,deniz, Karanlık dağlardan yamaçta her an. Şafakta Tanrı’ya uzanan eller, Işık bekler kara gökler içinden. Yağmur duasınca umutlu diller, Ayrılsın karanlık,ıslakça tenden. Gözler bu şafakta başka kamaştı, Başak sarısınca bulanık ışık, Gözlerle hür oldu,settini aştı. Gönüller şimdi şen,dünle barışık. Naim ÖZDAMAR |
|
#3
| |||
| |||
| Sorgulama Kuru dudaklarımda, yanağının tortusu, Bulanık gözlerimde tükenmez hasretliğin. Kemiriyor beynimi kavuşmama korkusu, Kuru üzüm tadında bal dudakların yok mu? Sakınmazken gönlümü eğleyen ağrılardan, Demet demet ışıklar,ümitsiz çağrılardan, Ellerimde titreme,gözümde sarılardan, Heves düşer içime ,al yanakların yok mu? Bana enginden şarkı,türküler sunan deniz, Dalgaların sildiği,hayalce,ülküce iz, Nerde şimdi,nerdeler,tadı erikçe leziz, Sarı saçlarda sedef gül kulakların yok mu? Tellenir sigaramın derbeder dumanları, Tutuşuverir kalpte hasretin samanları, Tatlı demler ararım,gecikmiş zamanları, Hatıralar yazdığın dal yaprakların yok mu? Naim ÖZDAMAR 1 Nisan 1976 KOYUNKAYA |
|
#4
| |||
| |||
| Sevdamız Yürekten severiz Türkmen kızını, Yalın iffetine öze vurgunuz. Görmüşlüğümüz yok ele bakarken, Acı kahve renkli göze vurgunuz. Hüzün var,neşe var insan olanda, Oynar yiğitlerim meydan bulanda, Hoplar yüreğimiz davul çalanda, Curaya,sipsiye,saza vurgunuz, Çepikli bizimdir,delilo bizim; Davulla zurnayla açılmış gözüm; Hoyratta türküde dizilmiş sözüm, Aydın zeybeğinde dize vurgunuz. Serin yaylalarda suya kanarız, Güneşte kararır,kışta donarız, Yağmurda ıslanır,günde yanarız, Güzüne,kışına yaza vurgunuz. Yayla bir,ova bir,ilimiz aynı; Ülkü bir ,gaye bir ,yolumuz aynı; Şiir bir,şarkı bir,dilimiz aynı; Atalardan ibret,söze vurgunuz. Çalıydık,çırpıydık olduk bir orman, Ata’dan mirastır bu eşsiz vatan, Hepten gururluyuz böyle olmaktan, Türk’üz dedikçe biz,bize vurgunuz. Naim Özdamar |
|
#5
| |||
| |||
| Sevdalı Beyitler (Ahmet Tevfik Ozan’a) Kibrit tutuşturur, yanar çırası, Ocaktaki köze kül sevdalanır. Seraba karışmış yağmura hasret, Yeşil vahalara çöl sevdalanır. Döner elde kirman,gezinir mekik, Yörük kilimine çul sevdalanır. Can verir şiire,çelikten bama Gezinen mızraba tel sevdalanır. Ne de hoş duruyor üstünde başı, İpeksi omuza şal sevdalanır. Beyazda en beyaz,saftan da saf, Gelinde duvağa tül sevdalanır. Cemreler düşende suya toprağa, Vatan kokusuna gül sevdalanır. Yaz gelir ülkeme,göğerir her yan, Zümrütten yaprağa dal sevdalanır. Bağında üzümü,dalında incir, Meyvenin tadına bal sevdalanır. İncecik pınarı Aydın elinin, Dağlardan akışına sel sevdalanır. Yaylalar yolunda Türkmen kızı, O berrak sese bülbül sevdalanır. Kaleminden dizi dizi mısralar, Ahmet Tevfik Bey’e dil sevdalanır. Naim ÖZDAMAR |
|
#6
| |||
| |||
| Bu Akşam Boş verdim malı mülkü, borcun hepsi bir yana, Kralından bir sofra kuracağım bu akşam. Bu kalay çekmelerim, dertlerimin soyuna, Kadehi kadehlere vuracağım bu akşam. Halime hep gülerdi, şimdi çatlasın felek, Aydınlık günler için umuda çarpan yürek, Gamı da kasveti de boşaltıp kürek kürek. Maziye hesabını soracağım bu akşam. Neşeler, mutluluklar coşuversin kanımda, En neşeli sohbetler dillensin her anımda, Sağ yanımda kemancı, klarnet sol yanımda, Hüznümün defterini düreceğim bu akşam. Mutlu renkler ışıldar, pembesi de, beyaz da, Yaşama sevincimiz raks eder sözle, sazda, Bir kaç yudum rakıda, bir tek olgun kirazda, Mutluluğun izini süreceğim bu akşam. Hüzzam ile hicazlar şöyle kenarda dursun; Udî sazına, rasttan, uşşak perdeden vursun; Ruhumuzu neşenin ahenkli ipi sarsın; Sevinci dantel dantel öreceğim bu akşam. Bilmem kaç saat sürer bu muhteşem yolculuk, Öyle bir an olur ki sanki yüreğim kavruk, Eski bir aşk aklıma gelince buruk buruk, Efkar bastığı zaman duracağım bu akşam.Naim ÖZDAMAR |
|
#7
| |||
| |||
| Olumsuz Dizeler Ne inadından geçti, ne tatlı dilden anlar; Başımdaki büyünün bağını bozamadım. Ne aklım doğru yolda, ne yüreğim söz dinler, Uçarı hevesime bir mezar kazamadım. Kalemim yol bulamaz, kör lamba ışık vermez, Gözlerim kararmada, elim fırçaya varmaz, Bir haşarı bir hayta, hayalin bir an durmaz, Ak kâğıda en uysal resmini çizemedim. Ağzımda ana dilim, güler naçar halime, En sadık kafiyeler gelmez oldu dilime, Mısralar ölçü tutmaz, isyanda her kelime, Gözlerine ilahi şiiri yazamadım. En tatlı baharları sermek ayaklarına, En içten besteleri sürmek dudaklarına, En güzel ışıkları vurup yanaklarına, Billur sesli renkleri odana süzemedim. Sende yaşamak, senle bitmek bütün emelim; Senin için kar oldum, eridim, coşkun selim, Peşin sıra apansız sürüklenen bir yelim, Gezindiğin yollarda esip de tozamadım. Gönlümün kâsesine mücevher gibi doldun; Ben kaçtım, sen peşimde; aradım; sen yok oldun, Ne tadı var özlemin, ayrılıkta ne buldun? Aşk hüzne kilitlenmiş, hikmeti çözemedim. |
|
#8
| |||
| |||
| Adı türkçe Olsun Doğan bebelere Türkçe ad gerek, Ya Sançar,ya Selcen,Ya Kürşad gerek. Almışız İslam’la Arap adını, Türk;Türklüğüne dön ,der,tuğşad gerek. Naim ÖZDAMAR |
|
#9
| ||||
| ||||
| ciddende çok güzel şiirler ellerine yüreğine sağlık.. ![]() You see that shackle..? I'm Your sLavee...! |
|
#10
| |||
| |||
| Akdeniz'e Aşk İlanı Bir tatlı rüzgâr eser, Ayın battığı yerden. Irgalanırım gelin havalarında. Dalgalara çelme takar baş tarafım. Şeytanlık gelir aklıma birden: Şaka yaparım kayalara çarpar gibi, Kayalar selam durur. Ateşli dullar gibi, Beni öpüp dört bir yanımı saran,, Ay şavkıyla yıkanmış, Yakamozlu dalgalara kayık olurum. Bir gün batımı, Kalkan Feneri’nde Bir rakı sofrasında, Yaşanırken en güzel bir gün bitimi, Ve limanın en mutena yerinde, Akdeniz’e bakıp bakıp gâh sarhoş gâh ayık olurum. Bir melanur, derinlerde bir mercan, Ala berkeler gibi ürkek, En nazlısından akya: can mı can, Sürüsünce ıskarmoz, gök mü gök, Ve Akdeniz’de balık olurum. Daha boşaltamadan şarap yükünü, Ksanthos dilberlerinin dudaklarına. Kaputaş açıklarında yan gelip yatmış, Ve hala zeytinyağı kokan, kekik kokan, Ve hala gökyüzünde uçan martılara bakan, Bu türkuaz koyda batık olurum. Ne serseri rüzgârlar esti başımda, Ne çılgın lodosun gürlemesinden ürktüm; Lakin şu yalnızlık binlerce yıldır canımı sıkan. Mahrem yerleri tuz kokan, yosun kokan, Kılıç Burnu’nda, Dalgalarla sevişen kayalık olurum. Okyanuslar kadar geniş gönül yok bende; Başka sulara türkü söylemez bu ağız, Bir yürek dokuz denize pay olmaz; Ve bu yüzden sadece ve yalnız, Akdeniz’e âşık olurum. |
![]() |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Ne Zaman AğLar İnsan | !!!= " ßéGuM " =!!! | Yazı Kutusu | 2 | 20-04-2008 08:53 PM |
| Etkili Çalışma ve Motivasyon | NoDRaC | Kişisel Gelişim | 1 | 30-12-2007 10:08 PM |
| Yaşlılık ve Dostluk - Cicero | zirzop | Felsefe & Psikoloji | 5 | 11-03-2007 10:27 PM |
| Başarıya Ulaşmanın Formülleri | ScarFace | Kişisel Gelişim | 0 | 02-06-2006 11:00 AM |