Arkasokak Logo
Kayıtsız, hoş geldiniz.





1857 doğumlu zübeyde hanım 1839 doğumlu ali rıza efendi1870 veya 1871 yılında evlendiler. bu evlilikten altı çocukları olmuştur: fatma(1871/72-1875), ahmet ...

Cevap
  #1  
Eski 17-07-2006, 06:36 PM
holiday_lover kullanıcısının avatarı
Banned
 
Giriş: Jul 2006
Konum: cennetten:D
Mesaj: 483
holiday_lover will become famous soon enoughholiday_lover will become famous soon enough
Lightbulb makbule hanım

1857 doğumlu zübeyde hanım 1839 doğumlu ali rıza efendi1870 veya 1871 yılında evlendiler. bu evlilikten altı çocukları olmuştur: fatma(1871/72-1875), ahmet (1874-1883), ömer (1875-1883), mustafa (kemal atatürk) (1881-1938), makbule (boysan, atadan) (1885-1956) ve naciye (1889-1901). bu çocuklardan fatma dört, ahmet dokuz, ömer sekiz yaşlarında o senelerde rumeli'yi kasıp kavuran salgın kuşpalazı (difteri) hastalığından çocuk yaşlarında öldüler. en küçükleri naciye, mustafa kemal harp okulu'nu bitirdiği sene, oniki yaşında hayata gözlerini kapadı. ailede çocuklardan en uzun yaşayan makbule* hanım olmuştur.Mustafa Kemal Atatürk, 1881 (Rumi 1296) yılında Selanik’te Koca Kasım Mahallesi Islahhane Caddesi’nde bugün müze olan üç katlı bir evde dünyaya geldi. Babası o sırada kereste ticareti yapan Ali Rıza Efendi, Annesi Zübeyde Hanım’dır. Baba tarafından dedesi, ilkokul öğretmeni olan Kızıl Hafız Ahmet Efendi; anne tarafından dedesi ise, Sofu-zade (Sofi-zade) Feyzullah Efendi’dir.Mustafa Kemal’in hem baba, hem de anne tarafından soyu Evlad-ı Fatihan, yani Rumeli’nin fethinden sonra buraların Türkleştirilmesi için Anadolu’dan göçürülerek, iskan edilen Yörük veya Türkmenler dendir. Baba soyu, Aydın/Söke’den gelerek Manastır Vilayeti’ne yerleştiler. Ali Rıza Efendi Manastır Vilayeti’nin Debre-i Bala Sancağı’na bağlı Kocacık’ta (muhtemelen 1839’da) dünyaya gelmiştir. Aile sonradan Selanik'e giderek yerleşmiştir. Anne soyu da Fatih Sultan Mehmet döneminde Konya , Karaman civarından Rumeli’ye göçürülüp, iskan edilmiş olan yörüklerdendir. Bu sebeple aileye Konyarlar da denilmektedir. Tamamen Türk olan Vodina Sancağı’na bağlı Sarıgöl Nahiyesi’ne yerleşen aile; sonradan Selanik yakınlarındaki Langaza’ya geçmiştir. Dedesi Ahmet ve dedesinin kardeşi Hafız Mehmet’in taşıdığı kızıl lakabı ve yerleştikleri nahiyenin adı olan Kocacık’ın da göstediği üzere; Mustafa Kemal’in baba tarafından soyu Anadolu’nun da Türkleşmesinde önemli roller oynaya n Kızıl-Oğuz Türkmenlerinden gelmektedir.1839 doğumlu Ali Rıza Efendi, 1857 doğumlu Zübeyde Hanımla 1870 veya 1871’de evlendi. Altı çocukları oldu: Fatma (1871/1872-1875), Ahmet (1874-1883), Ömer (1875-1883), Mustafa (Kemal Atatürk) (1881-1938), Makbule (Boysan Atadan) (1885-1956) ve Naciye ( 1899-1901). Kardeşlerinden Fatma dört, Ahmet dokuz, Ömer sekiz yaşlarında, o senelerde Rumeli’yi kasıp kavuran salgın kuşpalazı (difteri) hastalığından çocuk yaşlarında ölmüşlerdir. En küçükleri Naciye oniki yaşında gözlerini kapadı. Atatürk, Selanik Askeri Rüstiyesi'nden itibaren Hayatı boyunca dostlukları ve arkadaşlıkları devam etmiş olan Fuat Bulca’ya bir gün şöyle demişti: Kardeşlerim arasında en sevdiğim Naciye’ydi. Çocuk yaşının üstünde hisli, duygulu ve öğrenmeye meraklıydı. Ben Harbiye’ye giderken kitaplarımı istemişti. Annemden onu okutmasını istemiştim. Ne ablam Fatma’yı, ne ağabeylerim Ahmet ve Ömer’i hatırlayamıyorum. Son ikisi aynı yıl, 1883’te ben iki yaşında iken ölmüşler. Naciye, annem gibi sarışın, mavi gözlü, duru beyaz tenli idi Tipik bir Yörük kızıydı. Makbule’ye hiç benzemezdiAtatürk’ün babası Ali Rıza Efendi, yakalandığı barsak veremi hastalığından kurtulamayarak vefat edince, Mustafa için çiftlik günleri başlayacaktır. Genç yaşta üç çocuğu ile dul kalan Zübeyde Hanım, oğlu Mustafa’yı Askeri Rüştiye’ye verdikten sonra, özellikle ekonomik yönden zor günler yaşamaya başlar. Çocuklarla birlikte kendisine bağlanan iki mecidiyelik maaş ailenin geçimini sağlamaktan çok uzaktır. O sıralarda, Yunanistan’a terkedilen Teselya’nın merkezi Larisa (Yenişehir)’dan göç edenlerden Reji idaresi memurlarından Ragıp Efendi, kendisine talip olur. Ragıp Efendi de hanımını kaybetmiş dört çocuklu bir duldur. Zübeyde Hanım, Kılıçoğlu Hakkı Bey’in kayınpederi Şeyh Rıfat Efendi tarafından Ragıp Efendi ile evlendirilir. Varlıklı bir kimse olmasına rağmen, Ragıp Efendi Zübeyde Hanım’ın evine gelerek yerleşir. Şüphesiz, evin en büyük erkek evladı olarak Mustafa bu evliliği onaylamaz ve evi terkederek, Horhor Mahallesi’nde oturan öz halası Emine Hanım’ın evine yerleşir. Manastır İdadisi’ne gidinceye kadar da eve nadiren uğrar. Ragıp Bey esasında çok kibar ve iyi kalpli bir insandır. Mustafa Kemal, yıllar sonra Afetinan’a üvey babası ile ilgili olarak şunları söyleyecektir: ..Fakat sonradan o asil beyle dost oldum. Bana iyi bir eğitici oldu. Anamın da genç yaşında böyle bir aile bağı yapmış olmasını takdir ettim. Ancak çocukluk duygum benim babamı kaybetmiş olmama karşı bir isyandan ibaretti. Mustafa Kemal Ali Fuat Cebesoy’a da Ragıp Efendi ile ilgili olarak, Bana karşı çok saygılı davranmış, büyük adam muamelesi etmiştir. Nazik ve kibar insandı demiştir. Ragıp Efendi, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Selanik’te vefat etmiştir. Selanik’ten Manastır’a yatılı okula gitmiş, çocukluğu çok mutsuz geçmiş ve kronik uykusuzluk çeken, bu yüzden içki içen bir Atatürk İlk ve Orta öğrenimini bu şehirde, Lise tahsilini Manastır Askeri İdadisinde tamamladı. Zayıf gördüğü Fransızca’sını tatillerini geçirdiği Selanik’te Frerler Okulu özel sınıfına devam ederek kuvvetlendirdi. Yüksek Öğrenimini de, 13 Mart 1889’da kaydedildiği İstanbul Harbiye Mektebi (Harp Okulu) ve onun devamı olan Erkanıharbiye (Harp Akademisi) sınıflarında tamamlayıp, 11 Ocak 1905 tarihinde Yüzbaşı rütbesiyle mezun olduğu; meslek hayatına aynı yılda tayin edildiği Şam’daki 5 nci Ordunun 30 ncu Süvari Alayında stajla başladığı” anlatılır. Atatürk’ün Ailesi’nden, sadece Kızkardeşi Makbule (eski Boysan) Atadan Hanım’ı tanımaktayız. Makbule hanımın çocukları da yaşamadı. Dolayısıyla Atatürk’ün babası Ali Rıza Efendi’nin nesli, Atatürk ve Makbule hanım ile sona ermiştir. Böyle olmasına rağmen Atatürk’ün Baba-Soyu, bitmemiştir; yine “Kırmızı-Hafız” lakabıyla tanınan Amcası Hafız Mehmet Emin Efendinin torunları çok şükür ki hayatta ve yurdumuzdadır. Bugün bu daldan, aramızda yaşayanlar, maşallah, kalabalık ailelerdir.



----------------
Alıntı Yaparak Cevapla
Cevap

Konu Araçları
Görünüm Modları



Saat 05:00 AM.


Copyright ©2005 - 2008 Arkasokak.Net
Tasarım: NoDRaC
Bize Ulaşın - Gizlilik İlkesi - En Üst
Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0