| Anna Karenina Anna Karenina, Rusların kendi ülkelerini ve dönemin aristokratlarını en doñru yanlarıyla yansıtan bir romandır. Lev Tolstoy'un 1876-77 yılları arasında kaleme aldığı Anna Karenina'nın ana teması her şeyden önce Rus ailesidir. Bu romanda Tolstoy, dürüst bir evliliğin açık mutluluğuyla evlilik dışı bir aşkın yol açtığı düş kırıklıklarını ve düşüşleri karşılaştırmaktadır. Anna Karenina, dönemin üst kademedeki bir memurunun karısıdır. Onu, hovarda Vronski ile kurduğu ilişkide hazin bir son beklemektedir. Bunun karşısında Kiti ve Levin'in arasındaki sağlam temellere dayalı aşk, Anna Karenina'nın kendini beğenmişliğini ve temsil ettiği aristokrasinin köksüzlüğünü ortaya koymaktadır. Rus halkının Napolyon ile yaptığı harbin anlatıldığı Savaş ve Barış'ın yazarı Tolstoy'un Anna Karenina'sı, yaratıcısının aile hayatındaki huzur getirmeyen zevklerinden usandığı ve inanç buhranının kıskacına düştüğü zamanların ürünüdür.
Yaşamın katı gerçekleri ve okuduğumuz her cümlede karşılaştığımız bir ahlak dersi...Bizi sürekli takip eden gözler...Olağanüstü bir gözlem gücü ve anlatım ustalığı.Her iyi roman kahramanı gibi,daha en başından,onlarla da kendimizden bir şeyler bulduğumuz karakterler.İşte bu da Tolstoy' un en büyük başarısı. Anna Karenina ne yaparsa yapsın,kimden kaçarsa kaçsın,yaratıcısından kurtulamayacak;korkunç günahından ötürü, yazarın da bir parçası olduğu ataekil toplum tarafından acımasızca suçlanacak, yargılacacakve cezalandırılacaktı.Anna Karenina ahlaksız olabilirdi ama iyiliğinden kuşku duyamazdık.Onun affedilmez suçu, bir erkeğe aşık olmaktı ama seçimini yanlış yapmıştı. |