Güncel Konular icinde Hıncal Uluç 02,02,07 [SABAH] konusu , Atatürk'ün öğretmenine öğretmenevinde yer yok!.. Haberi okuduğumda (Cumhuriyet, 30 ocak) beynimden vurulmuşa döndüm.. Rafet Angın , Sabancı Öğretmenevi'nde yaşamını sürdürmek istemiş. İstanbul Milli Eğitim Müdürü Ata Özer "Hayır kalamazsınız" demiş.. ...
![]() |
|
#1
| |||
| |||
| Hıncal Uluç 02,02,07 [SABAH] Atatürk'ün öğretmenine öğretmenevinde yer yok!.. Haberi okuduğumda (Cumhuriyet, 30 ocak) beynimden vurulmuşa döndüm.. Rafet Angın, Sabancı Öğretmenevi'nde yaşamını sürdürmek istemiş. İstanbul Milli Eğitim Müdürü Ata Özer "Hayır kalamazsınız" demiş.. Neden kalamazmış.. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik İstanbul'a geldiğinde, öğretmenevindeki özel dairede kalıyormuş. Şöförünü de öğretmen dairesine yerleştiriyormuş. Bu yüzden öğretmenevinde Rafet Angın'a yer bulmak zormuş. Kim Rafet Angın, önce onu anlatayım size, tekrar.. Onu 2004 yazında, festival için gittiğim Gelibolu'da tanımış, hayran olmuş ve döner dönmez kaleme sarılmıştım. "Gelibolu'ya ilk gelişinde Atatürk'e çiçek sunan küçük kız o.. Sonra öğretmen olmuş.. Cumhuriyetin ilk kadın öğretmenlerinden.. Müthiş bir Atatürk kızı.. Demokrat Parti'nin İsmet Paşa'ya selam verenden hesap sorduğu günlerde, Milli Eğitim Müdürü olduğu Bursa'da İsmet Paşa'yı ağırlamış.. Kayseri'ye sürüldüğünü haber vermiş vali, ertesi gün.. 'Türkiye'min hiçbir köşesi sürgün yeri olamaz' demiş valiye.. Zamanın Milli Eğitim Bakanı'nın yolu düşmüş Kayseri'ye.. Tanışmış Rafet Hanım'la.. Konuşmuş.. Yaptıklarından utanmışlar.. Ankara'ya çıkmış tayini.. Deneme Lisesi'ni kurması için.. Kurmuş zamanının örnek lisesini.. Nasıl bir yaşamı var.. Ve de ne anılar, ne anılar.. Emekli olup evinde oturmayı reddetmiş. 90 yaşında hâlâ İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü'nde çalışan, 90 yaşında 'İnsan emekli olur mu' diye basbas bağıran, 90 yaşında hâlâ bir saat ayakta durarak, hem de nasıl güzel bir Türkçe ve pırıl pırıl bir beyinle gümbür gümbür konuşan bir anıt dünyanın kaç ülkesinde var?.. Siz böyle bir anıta hayatınızda kaç kez rastladınız?.." diye 1 Eylül 2004'te, heyecanla anlatmıştım. Heyecanım Balçiçek'e de bulaşmıştı.. Gitti buldu bu 90 yaşındaki mucizeyi, Rafet Angın Hocahanımı ve en güzel pazartesi söyleşilerinden birini gerçekleştirdi. Rafet Hocahanımın arkasında o zamanın Milli Eğitim Müdürü Ömer Balıbey dağ gibi duruyordu. Balıbey'i Ankara'ya aldılar. Yerine, atandığı gün, eşinin başının kapalı olması ile gündeme gelen Ata Özer'i getirdiler.. Cumhuriyetin ilk kadın öğretmenlerinden, 75 yıldan beri, halen ve fiilen Milli Eğitim'e hizmet veren bu anıta "Hayır, öğretmenevinde size yer yok. Çünkü İstanbul'a geldiğinde bakanımın şöförünün kalması için orayı boş tutmalıyız" diyen o.. Şimdi, adı üstünde öğretmenevi.. Öğretmenler için yapılmış bir hizmet, bir yardımlaşma tesisi. Bu tesiste Milli Eğitim Bakanı niye kalır?. İstanbul'un bütün otelleri emrinde.. Bakan olarak, tüm masraflarını karşılayacak ödenekleri, harcırahları var, tonla.. Bu millet vergileri ile ödüyor. Öğretmenevine sığınmaya muhtaç mı, bakan?. Kırk yılda bir gelecek diye muazzam bir daire ona ayrılır ve boş bekletilir mi?.. Diyelim, tenezzül ediyor, kalıyor.. Peki ya şöförü?.. O da yolluk alan, o da masrafları karşılanan şöför için bir öğretmen dairesi hep boş tutulur mu?. 75 yıllık Cumhuriyet Öğretmeni Rafet Angın'a yer yok.. Hasbelkader Milli Eğitim Bakanı'na özel daire, şöförüne özel suit boş dursun.. Sonra adı, Öğretmenevi.. Yazıklar olsun!.. Hıncal Uluç - 02,02,07 [SABAH] Bu mesaj en son " 02-02-2007 " tarihinde saat 02:21 PM itibariyle njtbcrn tarafından düzenlenmiştir.... |
|
#2
| |||
| |||
| Omurgasız!.. Omurgasız!.. BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan yargıdan şikâyet ediyor.. "Bana edilen hakaretler cezasız kalıyor" diye.. Dünyanın en çok dava açan başbakanı Erdoğan.. Bu davaları da, üç ordan, beş buradan geçimi temin etmek için açmıyor. Hemen her şeyi dava etmesinin sebebi, korkutabildiklerini korkutmak,eleştirilmesini önlemek.. Yığınla dava, ifade özgürlüğünün önüne set çekmek için açılıyor yani.. "Bana 'Omurgasız' dediler. Yargıç hakaret kabul etmedi" demiş.. Başbakanı yumağın yünlerine dolaşmış kedi gibi çizen karikatüre hakaret diyen yargıcın ayni kişi olduğunu Vatan yazdı.. Yani!.. Şimdi "Omurgasız" lafına kızan başbakana ben diyorum ki.. "Eğer omurganız varsa, neden Can Ataklı ve benim 3 ocaktan beri sorduğumuz çok basit bir soruya hâlâ yanıt vermiyorsunuz?.." Başta İstanbul, 61 ilin duvarlarını, tam da Cumhurbaşkanı seçim yılında dolduran "Kurban olam ayına yıldızına" kampanyasının maliyeti nedir?. Bu parayı kim ödemiştir?.." Cebinizden ödemiş olsaydınız, anında açıklardınız, gururla.. AKP ödemiş olsa da susmanız için sebep yoktu, bunca ısrar karşısında. Siz sussanız bile parti açıklardı zaten.. Susmanın mantığı ne olabilir?.. Bu parayı Can'ın yazdığı gibi AKP'li belediyeler ya da benim aklıma geldiği gibi Başbakanlık fonlarının karşılamış olması.. Yani milletin parası ile, millete kişisel reklam.. Bu mudur, Sayın Recep Tayyip Erdoğan.. Bu mudur?.. Değilse nedir, o zaman?.. |
![]() |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Hıncal Uluç'un Kedileri | El Muñeco | Fenerbahçe | 1 | 26-01-2007 01:29 AM |