Arkasokak Logo






Forum Arkasokak > ARKASOKAK MEKAN > Güncel Konular » Agos'un önünde vurulup,yüzüstü yatmak...

Agos'un önünde vurulup,yüzüstü yatmak...

Güncel Konular icinde Agos'un önünde vurulup,yüzüstü yatmak... konusu , “Çıplak Ayaklar Kumpanyası” üyeleri, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesini, üzerilerine gazete örtüp, yüzüstü uzanarak protesto ettiler. Agos Gazetesi’nin önüne gelen grup üyeleri, basın açıklaması yaptıktan sonra çevredeki ...


Cevap
  #1  
Eski 28-01-2007, 03:29 PM
Teukros kullanıcısının avatarı
Arkasokaklı
 
Giriş: Jul 2005
Konum: Şehr-i İstanbul
Mesaj: 1.203
Teukros has a brilliant futureTeukros has a brilliant futureTeukros has a brilliant futureTeukros has a brilliant futureTeukros has a brilliant futureTeukros has a brilliant futureTeukros has a brilliant futureTeukros has a brilliant futureTeukros has a brilliant futureTeukros has a brilliant futureTeukros has a brilliant future
Agos'un önünde vurulup,yüzüstü yatmak...

“Çıplak Ayaklar Kumpanyası” üyeleri, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesini, üzerilerine gazete örtüp, yüzüstü uzanarak protesto ettiler.




Agos Gazetesi’nin önüne gelen grup üyeleri, basın açıklaması yaptıktan sonra çevredeki vatandaşlara, “Sizi, Hrant’ın yüreklerimizi parçalayan cansız bedeni gibi ayaklarımız içeri düşmüş, üzerimiz gazeteyle örtülü vaziyette kaldırımın üzerinde sessizce yatmaya ve yeniden doğmak üzere 10 dakikalığına ölmeye davet ediyoruz” çağrısında bulundu.



Kumpanya üyeleri ve vatandaşlardan oluşan yaklaşık 50 kişi, Hrant Dink’in vurularak düştüğü noktada yere yatıp, üzerlerine gazete örterek, yaklaşık 10 dakika boyunca hareketsiz durdu.

Eylem, göstericilerin yerden kalkmasının ardından sona erdi. Polis, protesto gösterisi nedeniyle geniş güvenlik önlemi aldı.


EYLEME KATILANLARIN GÖRÜŞLERİ
Murat Dereköylü (Öğrenci): 12 yaşındayım ve ben de yerde yattım. Çok büyük duygular hissettim. Ben Hrant Dink’i tanımıyordum. Ama çevremden, herkesten öğrendiğim kadarıyla çok büyük bir liderdi. Hiç din, dil, ırk ayrımı yapmayan güzel konuşan ve yazan bir yayın yönetmeni ilk defa duyuyorum, görüyorum. Gitmesini hiç istemezdim ama ayrıldı aramızdan. Türkiye’nin hiç kavga olmayan, barış olan bir ülke olmasını istiyorum.

Arman Garo Bakırcıyan (Mobilyacı): Bu eylem de bu ülke içerisinde süregelen bir faili meçhul geleneğinin devamıdır. Sadece tetikçiyi bulmakla olmaz, ne zaman devlet zincirin son halkasına kadar failleri bulursa, ben de o zaman bunu bir çapulcu grubun yaptığına inanırım. Hrant Dink sadece Ermeni olduğu için katledilmedi; düşünceleri, kafa yapısı yüzünden katledildi. Ne zaman bugüne kadarki faili meçhullerin, Musa Anter’in, Uğur Mumcu’nun, Ahmet Taner Kışlalı’nın cinayetleri sonuca ulaşırsa, o zaman Hrant’ın cinayeti de benim kafamda aydınlanacak. Türkiye azınlıklar sorununu çözmeden bir adım bile ileriye gidemez. Bunu söyleyenleri assanız da bu bir gerçek. Bu çeşitliliği, güzelliği, demokrasiyi özümsemeden ilerleme olmaz. Ben şu anda Kürtüm, Arapım, zenciyim, Çerkezim diyebiliyorum. Tek istediğim, rahatça Türk olduğumu da söyleyebilmek. Vatanımı, milletimi, insanları seviyorum. Devletimin de beni bir insan olarak kabullenebilmesini istiyorum. Ayrıcalık Tanrı yasalarına da aykırıdır.




Kemal Işıktaş (İşsiz): Ben toplumda her türlü şiddetin dışlanması için, insan olarak üzerime düşeni yerine getirmeye çalışıyorum. Türkiye’de hiç kimsenin kanının akmasını istemiyorum. Dün Musa Anter’i öldürenler, bugün Hrant’ı öldürdüler. Toplumsal olayların kanla, gözyaşıyla çözülemedi ne ülkemizde, ne dünyada. Barış taraftarı bir insan olarak bugün burada olmaktan gurur duyuyorum. Ama cenazeye de utanarak gittim, buraya da utanarak geldim. Çünkü bu insanlara yaşarken sahip çıkamadık. Mahkeme önlerinde linç girişimlerinde bulunduk. Bu toplumsal duyarlılığı göstemiş olsaydık bugün burada toplanmak zorunda olmazdık.

Canan Sayaç (Biyolog) : Hiçbir insanın bu şekilde yaşamının sonlanmasına vicdanım el vermediği için buradayım. Sınırların böylesine koyu çizilmediği, bir olduğumuz; siz, biz, Türk, Kürt, Ermeni ayrımlarının olmadığı bir dünya istiyorum.




Ajda Başusta (Matbaacı) : Yapılan her eylemden sonra ‘Keşke daha fazlası elimizden gelse’ yorumunu yapıyoruz. Her şeyden önce çok yaralayıcıydı onun yattığı gibi kaldırımın üzerinde yatmak. O an ’ ya o ben olsaydım’ diye düşündüm. Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki, bu acı sadece insanların düşünceleri yüzünden yaşanıyor. O bir insandı, bir düşünce adamıydı, ve onun en büyük silahi kalemiydi. Fakat bu şekilde öldürülmesi çok alçakça. Yüreği ve beyni olan kimse bunu kabul etmemeli. Ben Türkiye’de yaşamanın çok tehlikeli olduğunu düşünüyorum. Azınlıklar bu ülkede kendilerini Türkiye vatandaşı gibi hissetmediği sürece de güvende olamayız zaten.

Duygu (Dansçı) : Çıplak Ayaklar Kumpanyası olarak yaşadığımız şeylere ilgili, tepkili, söyleyecek bir şeyleri olan insanlarız. Kendi aramızda yaptığımız bir konuşmada burada yaşanan şiddete, katliama göz yummamak için bir eylem yapmaya karar verdik. Orada yattığımız 15 dakikalık süre boyunca çok şey düşündüm aslında. Kaldırımda vurulup üstünüze bir gazete kağıdı örtülerek, en değerli şeyiniz olan nefes alma hakkınızın bu kadar adice elinizden alınması... O zaman her şey çok anlamsız geliyor. Buradaki etkinliğin devam etmesini ve bu sesin yükselmesini istiyorum.


Bence şu ana kadar yapılan en anlamlı gösteri.Bu gösteriyi düzenleyenleri ve gösteriye katılanları gerçekten tebrik etmek lazım...
Teukros kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Alıntı Yaparak Cevapla
Cevap

Konu Araçları
Görünüm Modları



Saat 08:21 AM.


Copyright ©2005 - 2008 Arkasokak.Net
Tasarım: NoDRaC
Bize Ulaşın - Gizlilik İlkesi - En Üst
Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0