Arkasokak Logo






Forum Arkasokak > HAYATIN İÇİNDEN > Garip Olaylar » Kadın Sünneti Nedir

Kadın Sünneti Nedir

Garip Olaylar icinde Kadın Sünneti Nedir konusu , arkadaşlar o kadar gündeme geliyor ki öğrenilmesi lazım bu ayıbın: Kadın Sünneti: 'Geleneksel' işkence İsveç- BM istatistiklerine göre bugün dünyada 130 milyon kadın ve kız çocuğu sünnetli. Her yıl yaklaşık ...


Cevap
  #1  
Eski 05-07-2007, 03:43 AM
slim_shady kullanıcısının avatarı
Violent Pornography
 
Giriş: Aug 2005
Konum: suz
Mesaj: 1.682
slim_shady has a reputation beyond reputeslim_shady has a reputation beyond reputeslim_shady has a reputation beyond reputeslim_shady has a reputation beyond reputeslim_shady has a reputation beyond reputeslim_shady has a reputation beyond reputeslim_shady has a reputation beyond reputeslim_shady has a reputation beyond reputeslim_shady has a reputation beyond reputeslim_shady has a reputation beyond reputeslim_shady has a reputation beyond repute
Kadın Sünneti Nedir

arkadaşlar o kadar gündeme geliyor ki öğrenilmesi lazım bu ayıbın:

Kadın Sünneti: 'Geleneksel' işkence


İsveç- BM istatistiklerine göre bugün dünyada 130 milyon kadın ve kız çocuğu sünnetli. Her yıl yaklaşık 2 milyon kız çocuğu da sünnet nedeniyle hayatını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya. Tülin Uygur’un araştırması.

Uçan Süpürge Haber Merkezi- Kadın sünneti esas olarak, Afrika kıtasının orta şeridinde yer alan 30 Afrika ülkesinde uygulanıyor. Bu bölgedeki kadınların %72-99’u, diğer Afrika ülkelerindeki bazı etnik grupların veya kabilelerin kadınlarının %18-72’si sünnetli. Umman, Yemen, Birleşik Arap Emirliği’nde, Endonezya ve Malezya’nın bazı bölgelerinde, Kuzey Irak’ta bazı Kürt bölgelerinde yaşayan kadınlar arasında da daha az oranlarda olmakla beraber sünnet geleneği yaşatılmakta. Ayrıca, bu ülkelerden gelen göçmenlerin geleneklerini taşımaları ve sürdürmek istemeleri nedeniyle kadın sünneti, Avrupa, Kanada, Amerika, Yeni Zelanda ve Avustralya‘da da görülüyor ve kadınlara yönelik şiddetin en uç uygulamalarından biri olarak tüm dünyayı ilgilendiren bir kadın sorunu olmaya devam ediyor.

Geleneğin kökleri

Mısır’da yapılan arkeolojik kazılarda bulunan bazı kadın mumyalarının sünnetli olduğu belirlenmiş, kadın sünnetinin nasıl yapıldığı M.Ö 1600’lü yıllardan kalan duvar resimlerinde detaylı bir şekilde tasvir edilmiştir. Bu, kadın sünneti geleneğinin kökeninin çok eski çağlara dayandığının göstergesidir de. Kadın sünnetinin halen uygulandığı pek çok Afrika ülkesinde, Hristiyan, Müslüman, Musevi ve tek tanrılı olmayan dinlere inanan gruplarda da sünnetin yoğun olarak uygulanması, sünnet geleneğinin tarihinin tek tanrılı dinlerden daha eski olduğunu ve tek tanrılı din seçiminin bu geleneğin sürdürülmesini etkilemediğini gösterir.

Kadın sünneti esas olarak 3 ayrı şekilde uygulanır.

1) Klitorisin tümüyle kesilmesi (clitoridectomy);

2) Klitoris ile birlikte yakın çevresindeki küçük ve bir kısım büyük dudakların kesilmesi (excision);

3) Klitoris ile birlikte küçük ve büyük dudakların neredeyse tümüyle kesilmesi, açık yaranın dış çeperlerinin biraraya getirilerek yaranın tümüyle dikilmesi, sadece idrar ve aybaşı kanamasının akabileceği ve ancak küçük parmak genişliğinde olan bir açıklık bırakılması (infibulation).

Bu uygulamalar dışında Dünya Sağlık Örgütü; delme, dağlama, kazıma, vajinanın içine kanama sebebi olan çeşitli bitkiler yerleştirme veya bazı müslüman topluluklarda “sünnet/sunna” denilerek klitorisin bir şekilde işaretlenmesi gibi kadının cinsel organına yapılan müdahaleleri de dördüncü uygulama şekli olarak mücadele edilmesi gereken sünnet kapsamına almıştır.

Sünnetli kadınların % 80-85’inde 1. ve 2. tür sünnet uygulanmaktadır. Cibuti, Somali, Sudan’da kadınların % 98’i firavun tarzı da denilen ve sünnetin en ağır şekli olan “infibulation” yöntemi ile sünnet edilmektedir. Ayrıca Mısır’ın güneyinde, Eritre ve Etiyopya’da, Gambia, Çad, Kenya ve Mali’nin bazı bölgelerinde de bu tür sünnetler uygulanmaktadır. Ayrıca, bu yöntemle sünnet edilen k�ÿadınların her doğum sonrasında yeniden sünnet edilmesi gerekmektedir. Doğumu kolaylaştırmak için doğum esnasında sünnet bölgesi yarılan kadınlar doğumdan hemen sonra yeniden dikilmektedir. Böylece kadınlar, çocuk sayıları kadar sünnet olmakta, aynı acıları defalarca aynı yoğunlukta yaşamak zorunda kalmaktadırlar.

Sünnet yaşı bölgelere göre değişmekle beraber genelde Etiyopya ve Nijerya’da kız bebek 8 günlük iken, MısırRÿ7;da 3-8, Sudan’da 5-8, Somali’de 4-10 ve diğer pek çok ülkede 13-15 yaşları arasında kız çocukları sünnet edilmektedir. Sünnet, genelde genital bölge uyuşturulmadan ve bıçak, traş bıçağı, keskin cam parçaları, keskin teneke kenarı kullanılarak yapılır. Yaranın tutturulmasında akasya ağacı dikenleri, kemik çiviler, iğne, hayvan kıllarından elde edilen iplikler, deri iplikler kullanılır. Daha sonra kız çocuğu ayağa kaldırılarak bacakları dizden kalçaya kadar bitişik olarak sıkıca sarılır ve sünnetlinin birkaç hafta hareket etmeden yatması, idrarını ve dışkısını yattığı yerde yapması sağlanır. Sünnetçi dışında, kız çocuğunun etrafına toplanan kadınlardan bazıları kız çocuğunun kollarını, bacaklarını sıkıca tutar, bazıları kıpırdamaması için omuzlarından bastırır. Dilini yutmasını veya ısırmasını engellemek için kızın ağzına bir bez veya sopa yerleştirilir; diğer kadınlar tarafından da çığlıkları bastırmak için def çalınıp yüksek sesle şarkılar söylenir ve bipÿyandan da iyi dilekler iletilir.

Sünnet: Kadınlığın göstergesi

Kadınların her türlü geleneği kuşaklara aktarmada en iyi ‘taşıyıcı’ oldukları bilinen bir gerçek. Yaşadıkları acıları kendi çocuklarına da “gelenek” adına yaşatmak isteyen kadınlar, sünneti özellikle 7 yaş üzeri ve ergenlik çağındaki kız çocuklarına, bir şölen gibi sunarlar. Kadın sünneti, büyümenin ve kadınlığa atılan adımın gereği olarak tanıtılır. Hediyeler, elbiseler, eğlenceler vaad edilir. “Az” çığlık atan kızlar herkesin beğenisini ve takdirini alırken, çok çığlık atan kızlar hem acıları hem de utançlarıyla başbaşa bırakılır ama sonuçta sünnetli kızların genel olarak çevrelerinde statüleri yükselir, evlenmeleri garanti altına alınır ve maalesef hayatları boyunca sürecek sağlık sorunlarıda böylece başlar.

Kadın sünnetinin sağlık açısından, bilinen pek çok sakıncası vardır. Kız çocukları ve kadınlar uyuşturulmadan ve birçok işte kullanılan, steril olmayan araçlar ile yapılan müdahalenin hemen ardından kan kaybına bağlı şok, kansızlık, kan zehirlenmesi, enfeksiyonlar, idrar yaparken yaranın yanması sebebiyle idrar tutma ve bunun yarattığı sorunlar, tetanos, HIV/AIDS bulaşması gibi sorunlar yaşamaktadır. Ayrıca sünnet, kadınlarda idrar yapma zorluğu, idrar kaçırma, sık tekrarlayan idrar yolları iltihabı, kronik vaginal enfeksiyonlar, kistler, fistüller, cinsiyet organı çevresinde aşırı duyarlılık veya tümüyle his kaybı, mens sorunlarına yol açmaktadır. Hamilelik ve doğum sırasında kadının ve bebeğin hayatını tehlikeye atan zorluklar, bağırsaklarda ve idrar torbasında yaralanmalar; doğumlar nedeniyle defalarca sünnet olma durumda kalan kadınlarda kansızlık, depresyon, endişe, kabus gibi ömür boyu süren fiziksel ve ruhsal sorunlara sebep olmaktadır.

Kadın sünnetine karşı

Kadın sünneti konusunda bilgi ve bilinçlenmenin artışı, esas olarak Afrikalı kadınların 1950’li yıllardan itibaren her platformda verdikleri zorlu mücadelenin sonucunda olmuştur. Batılı kolonicilerin sadece Afrika’nın yeraltı ve yer üstü zenginliklerine ilgi duyması, oradaki insanların sadece fiziksel güçleriyle ilgilenmesi, onları köleleştirmesi ve diğer sorunlarına kulak tıkaması �ÿnunun gün ışığına çıkışını geciktirmiştir. Bazı misyoner grupların bu sorunu antropolojik boyutlarıyla incelemesi, batının sünnete folklorik bir olgu olarak yaklaşmasına ve sorunu gözardı etmesine yol açmıştır.

1950 yılında, Afrikalı delegelerin Birleşmiş Milletler’in (BM) hemen her toplantısında konuyu kararlılıkla gündeme taşıma çabaları sonucunda BM, Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) konuya eğilmesini istemiştir. Ancak, 1959 yılında WHO, konunun organizasyonunun yeteneği (!) dışında olduğunu söyleyerek bu konuda çalışma yapmayı reddetmiştir. 1960 yılında, BM Adis Ababa konferansında konu yeniden Afrikalı katılımcılar tarafından dile getirilmiş ve bu geleneğin yol açtığı acılar ve sakıncalar anlatılmıştır. Toplantıda, Dünya Sağlık Örgütü’nün konuya eğilmesi ve bu geleneğin yol açtığı sağlık sorunlarını araştırması istenmiş ama bu talep cevapsız kalmıştır. Kadın sünneti sorunu ne Birleşmiş Milletler’in ilan ettiği “1975 - Uluslararası Kadın Yılı”nda ne de Meksiko City’deki Kadın Konferansı’nda ele alınmamıştır. Sadece konferansın sonuç bildirgesinde, kadınların dışlanması maddesinde sünnetten söz edilmiştir. Dünya Sağlık Örgütü, 1975 yılından sonra kadın sünnetini incelemeye almış; 1980’den sonra göçler nedeniyle Avrupanın bu sorunla yüzyüze kalması nedeniyle çalışmalar hızlanmış ve gerek sünnet uygulamalarının olduğu ülkelerde gerekse sünnetin göç nedeniyle taşındığı ülkelerde sünnete karşı mücadelede bazı ilerlemeler kaydedilmiştir.

2000’li yılların başında Fransa’da, Malili bir genç kızın kendini zorla sünnet ettiren ailesini ve sünnetçi kadını polise ihbar etmesi ve kendini bu şiddete karşı korumayan Fransa devletini mahkemeye vermesi üzerine açılan dava tüm Avrupa ülkelerine örnek bir dava olmuştur. Genç kızın kendi toplumundan dışlanmasına rağmen davayı sonuna kadar sürdürmesiyle, en az 48 kızı daha sünnet ettiği saptanan sünnetçiye 8 yıl, anneye 2 yıl hapis cezası verilmiştir. Fransa devleti sosyal hizmetler yasalarını gözden geçirerek “sünnet” tehditi altında bulunan göçmen gruplarına yönelik çalışmalarını hızlandırmıştır. Bu arada eski Fransız kolonisi olan Mali’de de kadın sünnetini yok etmek için, Fransa hükümetinin doğrudan mali yardım, malzeme ve eleman yardımı yapmasıyla bir çalışma başlatılmıştır. 1997-2008 yılları kapsayan 2 aşamalı bu çalışmaların ilk bölümünde sünnete karşı köy köy gezilen bir kampanya sürdürülmüş, bu kampanya TV ve radyolar ile desteklenmiş, her türlü kültür faaliyetinde kadın sünneti konusuna yer verilmiştir. % 98’lerde olan kadın sünneti oranının bu kampanya sayesinde şimdiden çok daha aşağı seviyelere indirilebildiği tahmin edilmektedir. Afrika ülkelerinin bir çoğunda henüz çok etkili olmasa da yeni yasal düzenlemeler yapılmıştır.

Binlerce yıllık geleneklerin sadece yasal düzenlenmelerle ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığı; aksine, yalnızca yasal zorlamalarla verilen mücadelenin bu geleneklerin yeraltına inmesini ve bazı güçlerce bir şekilde yaşatılacağını tahmin etmek hiç de güç değil. Yine de, gelişmiş ülkelerin yeni yasalar ile kendi ülkelerinde kadın sünnetini yasa dışı ilan etmesi, sünneti bizzat yapan kişinin ve yaptıran ailenin cezalandırılacağının duyurulması ve hemen her uluslararası toplantıda kadın sünneti konusunun gündeme getirilmesinin mücadele için olumlu olduğunu söylemek mümkün. Ancak, Afrika’da yaşanan savaşlar, zorunlu göçler, açlık, susuzluk ve iç çatışmalar bu sorunun gündemde önemli şekilde yer almasını engellemektedir. Öte yandanzengin batılı ülkelerin para musluklarını kısmaları, koca bir kıtanın hastalıkların ve açlığın pençesinde kıvranmasını seyretmeleri, sadece doğal zenginliklerini çalabilecekleri Afrika ülkelerine ilgi göstermeleri kadın sünnetine karşı verilen mücadelenin etkisini maalesef olumsuz yönde etkilemektedir.

Ataerkil düzene dayalı bir gelenek

Erkeğin kendi neslinin devamını sağlamak amacıyla, hayatının en önemli yatırımını yaparak “sahip olduğu” kadınların ve doğacak kız çocuklarının cinselliklerini kontrol altına alma hakkını kendinde görmesi temelinde yükselen binlerce yıllık kadın sünneti geleneği, özünde kadının erkeğin hakimiyeti altında ve ikincil görülmesinden doğan ve yaşatılan ataerkil düzene dayalı bir gelenek.

“Kadın sünneti” ni sürdürmek isteyen güçlerin kullandığı gerekçeler arasında; kadın cinsel organlarının sünnetten sonra temiz ve görünüşünün düzgün olması, daha kolay temiz tutulabilmesi, kadınlığa adımın sembolü sayılması ve kadının kadınlığını öne çıkarması, kadının kadınlar arasında kabul görmesini ve değer kazanmasını sağlaması, kadının evlilik şansının artırması, dine bağlılığının göstergesi olması, bekaretin korunması, erkeklere daha fazla zevk vermesi, kadınları çıldırmaktan koruduğuna inanılması gibi gerekçeler sayılabilir. Bazı toplumlarda sünnetsiz kadınların orgazmının erkek spermlerini öldürdüğüne ve erkeğin kısırlığına sebep olduğuna, sünnetli kadınların doğurganlığının arttığına, bazı toplumlarda ise klitorisin erkek organından kalma bir parça olduğuna, kesilmezse büyümeye devam ederek sarkacağına ve gerçek kadın olabilmek işin bu parçanın kesilmesi gerektiğine inanılır. Sünnetsiz kadınların yaşadıkları gruplardan dışlandıkları, evlenemedikleri, pis ve “fahişe” gibi görüldükleri de yaşanan gerçekler. Üstelik sünnet geleneği olmayan kabilelere mensup kadınların sünnet geleneği olan kabilelere gelin gitmeleri durumunda yetişkin yaşlarda dahi olsalar sünnet olmak zorunda kalmaları da, örneğin Kenya’da yaşanan bir gerçek. Somali’nin de aralarında olduğu bazı ülkelerde ise evlilik sözleşmesi yapılmadan önce damadın ailesi kadının sünnetli organını inceleme ve “başlık” bedelini sünnetten kalan açıklığa göre belirleme hakkına sahip olması da kadınların yaşamak zorunda kaldığı gerçeklerden biri.

Sosyal antropologların tesbitlerine göre açıklığın küçük olması kadınların bedelini arttırıyor. Kadına karşı bu acımasız saldırıyı sürdüren ve esas olarak kızların cinselliğini baskı altına almak, bekaretini korumak ve cinsel arzularını öldürmek amacıyla bu uygulamayı yapan bazı çağdışı güçlerin, şimdilerde Afrika ülkelerinde hüküm süren ve kültür emperyalizminin yol açtığı yozlaşmaya sözde karşı çıkmaları, kadınlar üzerindeki kontrollerini vahşice artırmaları, kızların yozlaşmasını engellemek için sünnet geleneğini kendilerine kalkan olarak kullanmaları, ve binlerce yıllık işkenceyi sahte bir anti-emperyalist kisve altında sürdürmek istemeleri de sorunun bir başka acı yanı. (TU,UY)

(ç)alıntı
imza

Modern Globalization

Bu mesaj en son " 07-07-2007 " tarihinde saat 09:24 AM itibariyle slim_shady tarafından düzenlenmiştir....
slim_shady kullanıcısına ICQ aracılığı ile mesaj yolla slim_shady kullanıcısına AIM aracılığı ile mesaj yolla slim_shady kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla slim_shady kullanıcısına Yahoo aracılığı ile mesaj yolla Send a message via Skype™ to slim_shady
Alıntı Yaparak Cevapla
  #2  
Eski 05-07-2007, 04:38 PM
hades92 kullanıcısının avatarı
Arkasokaklı
 
Giriş: Feb 2007
Konum: Ankara
Mesaj: 297
hades92 will become famous soon enoughhades92 will become famous soon enough
abi olay bu dönem tartışılıyor ama gerçeği söylemek gerekirse ben araştırmadan yani dinimizde ki konumunu öğrenmeden yorum yapmayacağım!!!
imza

Son zamanlar kızgınım geri döndüremediklerim, belkide benim elinden tutamadığım için uçurumdan düşen hayallerim hergece gördüğüm ve gerçekleşen kavuslarım var mutlu günlerimi geri getirene +rep
Alıntı Yaparak Cevapla
  #3  
Eski 05-07-2007, 04:47 PM
sedran
Misafir
 
Mesaj: n/a
abi bu ne yawbi garip oldum yapılırmı öyle şey be!
Alıntı Yaparak Cevapla
  #4  
Eski 06-07-2007, 03:56 AM
LeyliM kullanıcısının avatarı
Banned
 
Giriş: Apr 2006
Konum: ...
Mesaj: 1.153
LeyliM has a brilliant futureLeyliM has a brilliant futureLeyliM has a brilliant futureLeyliM has a brilliant futureLeyliM has a brilliant futureLeyliM has a brilliant futureLeyliM has a brilliant futureLeyliM has a brilliant futureLeyliM has a brilliant futureLeyliM has a brilliant futureLeyliM has a brilliant future
3) Klitoris ile birlikte küçük ve büyük dudakların neredeyse tümüyle kesilmesi, açık yaranın dış çeperlerinin biraraya getirilerek yaranın tümüyle dikilmesi, sadece idrar ve aybaşı kanamasının akabileceği ve ancak küçük parmak genişliğinde olan bir açıklık bırakılması (infibulation).

eee çüş bee çüşş
Alıntı Yaparak Cevapla
  #5  
Eski 06-07-2007, 08:43 PM
kerem85 kullanıcısının avatarı
Arkasokaklı
 
Giriş: Jan 2006
Konum: şeker paketinden : )
Mesaj: 1.005
kerem85 has a brilliant futurekerem85 has a brilliant futurekerem85 has a brilliant futurekerem85 has a brilliant futurekerem85 has a brilliant futurekerem85 has a brilliant futurekerem85 has a brilliant futurekerem85 has a brilliant futurekerem85 has a brilliant futurekerem85 has a brilliant futurekerem85 has a brilliant future
insanlar iyice abarttılar...
imza

-GEVHERİ- der bu kuğunun kasdi ne?
Kına vurmuş ellerinin üstüne
Kurban olam gözlerinin mestine,
Ak kuğuda böyle gözler olur mu?
Alıntı Yaparak Cevapla
  #6  
Eski 06-07-2007, 08:50 PM
mc_sword kullanıcısının avatarı
Arkasokaklı
 
Giriş: Apr 2006
Mesaj: 1.127
mc_sword has a reputation beyond reputemc_sword has a reputation beyond reputemc_sword has a reputation beyond reputemc_sword has a reputation beyond reputemc_sword has a reputation beyond reputemc_sword has a reputation beyond reputemc_sword has a reputation beyond reputemc_sword has a reputation beyond reputemc_sword has a reputation beyond reputemc_sword has a reputation beyond reputemc_sword has a reputation beyond repute
yok artık ya...resmen işkence
imza

"Uluslar, egemenliklerini geçici bile olsa, bırakacağı meclislere dahi gereğinden fazla inanmamalı ve güvenmemelidir. Çünkü meclisler bile despotluk yapabilir ve bu despotluk bireysel despotluktan daha tehlikeli olabilir. Meclislerin öyle kararları olabilir ki, bu kararlar ulusun yaşamına giderilmesi olanaklı olmayan zararlar verebilir."
Alıntı Yaparak Cevapla
  #7  
Eski 31-07-2007, 01:33 AM
GorKiparK kullanıcısının avatarı
Arkasokaklı
 
Giriş: Dec 2005
Konum: Ankara
Mesaj: 1.791
GorKiparK has a reputation beyond reputeGorKiparK has a reputation beyond reputeGorKiparK has a reputation beyond reputeGorKiparK has a reputation beyond reputeGorKiparK has a reputation beyond reputeGorKiparK has a reputation beyond reputeGorKiparK has a reputation beyond reputeGorKiparK has a reputation beyond reputeGorKiparK has a reputation beyond reputeGorKiparK has a reputation beyond reputeGorKiparK has a reputation beyond repute
iğrenç ötesi dinimizde yok böyle bişi
imza



" " BİZ KAÇ KİŞİYİZ " "
Alıntı Yaparak Cevapla
  #8  
Eski 31-07-2007, 01:57 AM
heygirl kullanıcısının avatarı
Müdavim
 
Giriş: Jul 2007
Mesaj: 88
heygirl is a jewel in the roughheygirl is a jewel in the roughheygirl is a jewel in the roughheygirl is a jewel in the rough
bu düpedüz cahillik ya.öle olunca kadınlar ne doğurganlığı kalır ne bişeyi.bence çok ayıplanacak bir durum.önüne geçilmesi gereken bir durum.
Alıntı Yaparak Cevapla
  #9  
Eski 31-07-2007, 02:15 AM
!!!= " ßéGuM " =!!! kullanıcısının avatarı
"" =Daa Küçüüm Beenn= ""
 
Giriş: Jul 2007
Konum: İçimdé Fırtına...
Mesaj: 6.328
!!!= " ßéGuM " =!!! has a reputation beyond repute!!!= " ßéGuM " =!!! has a reputation beyond repute!!!= " ßéGuM " =!!! has a reputation beyond repute!!!= " ßéGuM " =!!! has a reputation beyond repute!!!= " ßéGuM " =!!! has a reputation beyond repute!!!= " ßéGuM " =!!! has a reputation beyond repute!!!= " ßéGuM " =!!! has a reputation beyond repute!!!= " ßéGuM " =!!! has a reputation beyond repute!!!= " ßéGuM " =!!! has a reputation beyond repute!!!= " ßéGuM " =!!! has a reputation beyond repute!!!= " ßéGuM " =!!! has a reputation beyond repute
3) Klitoris ile birlikte küçük ve büyük dudakların neredeyse tümüyle kesilmesi, açık yaranın dış çeperlerinin biraraya getirilerek yaranın tümüyle dikilmesi, sadece idrar ve aybaşı kanamasının akabileceği ve ancak küçük parmak genişliğinde olan bir açıklık bırakılması (infibulation).


bncede çok kötü yha bu ne bunun halledilmesi lasım olamas böle bişey
imza

Yapacak Hiç ßir $éy Yok
Gitmék İstédi Gitti
Hém AnLıyorum Hém Çok Acı
Ték TarafLı ßİTTi,,
...Gébériyorum " A$k'mdan " KaLmadı ßéndé Gururdan éSér...

ßa$ka ßir İnsan Kar$ımdaki,,Deği$méz DiyénLéré Müjdé,,
Çok Sévén ßöyLé Gidér miydi,,Müjdé Her$ey Bitti...
Alıntı Yaparak Cevapla
  #10  
Eski 10-08-2007, 01:29 PM
yoinis kullanıcısının avatarı
Yeni Üye
 
Giriş: Jan 2006
Mesaj: 38
yoinis will become famous soon enoughyoinis will become famous soon enough
Cehalet Dedikleri bu olsa gerek
imza

Aşk yalnızca iki kişiyle oynanan bir oyundur. Karşındaki figuran olmayı seçerse yapabilecek bişeyin yok.
Alıntı Yaparak Cevapla
Cevap

Konu Araçları
Görünüm Modları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Satanizm Nedir bad_boy13 Garip Olaylar 27 29-09-2008 09:28 PM
Bunlari Bİlİyormusunuz? ab_ı dide Dinî Konular 13 11-09-2008 11:06 PM
abicim bi dunya gulmekten komaya gireceiniz soz ve fikralar+16 murattt Fıkralar 29 28-07-2008 01:36 AM
geçmişten günümüze seri katiller bad_boy13 Tarih 7 09-06-2008 01:51 PM
İslamda kadın hakları jabo_sniper Beyin Fırtınası 1 29-12-2006 11:56 PM


Saat 02:47 AM.


Copyright ©2005 - 2008 Arkasokak.Net
Tasarım: NoDRaC
Bize Ulaşın - Gizlilik İlkesi - En Üst
Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0