Fıkralar icinde birazcık FıKRa =) konusu , ehh biraz da ben koyayım (yorumlara lütfen güzel olmus yazın ) -------------------------------------------------------------------------- Kız erkek arkadaşını arayıp akşam yemeğe davet etmiş. Hem ailesiyle tanıştıracak, hem de ailesi dışarı çıktıktan sonra erkek ...
![]() |
|
#1
| ||||
| ||||
| birazcık FıKRa =) ehh biraz da ben koyayım (yorumlara lütfen güzel olmus yazın )-------------------------------------------------------------------------- Kız erkek arkadaşını arayıp akşam yemeğe davet etmiş. Hem ailesiyle tanıştıracak, hem de ailesi dışarı çıktıktan sonra erkek arkadaşıyla birlikte olacakmış. Çocuk kız arkadaşının evine gitmeden önce bir eczaneye uğrar. Eczacıya: - "Bana prezervatif verir misiniz?", der; eczacı da ne yapacağını sorar. Çocuk da kız arkadaşının evine gideceğini, kızın ailesi gittikten sonra birlikte olacaklarını söyler. Akşam yemek yemek için masaya otururlar. Yemekten önce dua edilir herkes yemeğe başlar ama çocuk hala dua ediyordur. Kız çocuğa, "ben senin bu kadar dindar olduğunu bilmiyordum", der. Çocuk da kıza: - "Ben de senin babanın eczacı olduğunu bilmiyordum!!! -------------------------------------------------------------------------- Nasa uzay üssünde yeni bir deneme yapılıyormuş. Gönüllü başvuranlar arasından Temel, astronot adayı olarak seçilmiş. Ön elemede oldukça sıkı testleri geçen Temel; 3 aylik ikinci bir eğitim ile iyi bir astronot olabilmiş. Beklenen an gelmiş ve Temel bir maymunla birlikte uzay mekiğine binerek havalanmış. Atmosfer aşıldıktan sonra Temel'in ilk işi; kendisine sıkı sıkıya söylenildiği gibi zarfları açıp maymunun ve kendisinin görev kartlarını okumak olmuş. Maymunun görevleri: "Yerküre ile bağlantıyı sürekli kontrol altında tutmak; her 2 saatte bir yörüngedeki sapmaları ayarlamak; füze içindeki hava basıncı, ısı, iletkenlik değerlerini aşağıya bildirmek; yakıt harcamasını ve motorların sırasını belirlemek..." diye devam ederken; okumaktan sıkılan Temel, kendi görev kartını açmış : "Maymunu iyi besle!" -------------------------------------------------------------------------- Pilot Temel telsize var gücüyle bağırıyordu : - "Ula, sağ motor bozuldu. Düşeyrum, düşeyrum. Meydey düşeyrum. Kule düşeyrum." Kule hemen cevapladı : - "Mesaj anlaşıldı. Yerinizi bildirin, yerinizi bildirin." Temel gayet ciddi : -"Pilot kabini, öndeki sol koltuk, pilot kabini, öndeki sol koltuk." -------------------------------------------------------------------------- Temel bir gün e-5 karayoluna ters yönden girmiş. Bunu fark eden trafik polisleri yol üzerinde seyreden araçları uyarmak için telsizden "e-5 te bir araç ters yönde seyretmektedir." diye anons yapmışlar. Bunu duyan Temel "Ulan pi tane olirmi punların hepsi ters geleyi" demiş. -------------------------------------------------------------------------- George Bush bir ilkokulu ziyaret eder. Çocuklara: - Sorusu olan var mı? der. Ve kücük Bob sözü alir. - Benim üç sorum olacak: 1- Seçimlerde daha az oy almanıza ragmen nasıl oldu da Başkan oldunuz? 2- Hiroshima'ya atılan atom bombasi sizce dünyanin en büyük terör faaliyeti değil midir? 3- Hiçbir neden yokken neden Irak'a saldırmak istiyorsunuz? Aniden zil çalar ve çocuklar tenefüsse çıkarlar. Çocuklar geri döndügünde bu sefer sözü küçük Tom alır. Benim beş sorum olacak: 1- Seçimlerde daha az oy almanıza rağmen nasıl oldu da Başkan oldunuz? 2- Hiroshima'ya atılan atom bombası sizce dünyanın en büyük terör faaliyeti değil midir? 3- Hiçbir neden yokken neden Irak'a saldırmak istiyorsunuz? 4- Bugün neden zil 30 dakika erken çaldı? 5- Bob nerede? -------------------------------------------------------------------------- Bir otobus dolusu politikacı seçim kampanyası için Teksas'ta dolaşıyorlardı. Otobus buyuk bir çiftliğin yanından geçerken, otobus şöförunun dalgınlığı yüzünden derin bir şarampole uçtu. Çiftci kosarak geldi. Gece kurda kuşa yem olmasınlar diye cesetleri gommeye başladı. Ertesi sabah, şerif soruşturma için çiftliğe geldi. Ciftciye Sordu: -"Otobusdeki bütün polikitacıları gömdün demek... Hepside ölüydü, eminsin değil mi?" Çiftci cevap verdi: -"Bazıları yaşadıklarını iddia ettiler ama politikacıları bilirsiniz.. Nasıl yalan soylerler." -------------------------------------------------------------------------- Sovyetler Birliği'nin ayakta olduğu dönemler. KGB'ye ihbar geliyor: -"Komşum Salamon bir haindir. Devletten elmaslarını saklamak için onu odunluktaki odunların içlerine gizledi." KGB anında baskın düzenliyor, bütün odunları kırıyor, ama ihbar yanlış, bir tek elmas bulamıyorlar. Salamon'un gözünü korkutup gidiyorlar. Gece geç vakit, Salamon'un telefonu çalıyor: -"Salamon? Ben Moiz. KGB baskın yaptı mı?" -"Evet." -"Kışlık odunlarını kırdı mı?" -"Evet." -"Tamam. O zaman ihbar sırası sen de. Ön bahçenin çapalanması gerekiyor..." -------------------------------------------------------------------------- Hitler üç esir yakalamis, Ingiliz, Fransiz ve bir Yahudi. - "Size soru soracagim, bilirseniz sizi birakacagim" demis. Ingiliz'e sormus - "Titanik kaç yilinda batti?" Ingiliz hemen cevap vermis - "1912" diye. Hitler göndermis Ilgiliz'i. Fransiz'a sormus bu kez: - "Titanik'te kaç kisi öldü?" Fransiz cevap vermis - "1050". - "Tamam, sen de gidebilirsin" diye özgür birakmis. Ve Yahudi'ye dönmüs; - "Say lan isimlerini!" -------------------------------------------------------------------------- Hitler ve Stalin bir barda oturmaktadırlar. Bir adam içeri girer ve barmene bunlar Hitler ve Stalin değil mi diye sorar. Barmen "Evet, onlar" der. Sonra adam onlara dogru yürür ve sorar: "Selam, ne yapıyorsunuz?" Hitler cevaplar: "3. Dünya savaşını planlıyoruz." Adam sorar. "Gerçekten mi? Neler olacak?" Hitler: "Bu sefer 14 milyon yahudiyi ve bir bisiklet tamircisini öldüreceğiz" der. Adam sorar: "Bir bisiklet tamircisi mi???!" Hitler Stalin'e döner ve der ki: "Gördün mü, sana kimsenin 14 milyon yahudiyi takmayacağını söylemiştim!" -------------------------------------------------------------------------- Bir Amerikalı, bir Ingiliz ve bir Irakli kahvede oturmus çay içiyorlarmis. Amerikali çayını bitirince bardagi havaya firlatmis, silahini cikarip bardaga ates edip parcalamis "Bizde bardaklar o kadar ucuzdur ki biz Amerika'da ayni bardakla iki kere çay içmeyiz" demis. Ingiliz de bunun üzerine çayını bitirip bardagi havaya firlatmis ve ates ederek bardagi parçalamis "bizim Ingiliz kumsallarinda bardak yapacak cam için o kadar çok kumsal vardir ki, ayni bardakla iki kere çay içmeyiz" demis. Bunun üzerine Irakli da buz gibi sogukkanli bir sekilde çayını bitirmis, bardagi havaya firlatmis, silahini çekip Amerikali ve Ingilizi vurup öldürmüs Bagdat'ta bu Ingiliz ve Amerikalilardan o kadar çok var ki, biz ayni adamlarla iki kere çay içmeyiz" demis. -------------------------------------------------------------------------- politikaBir bürokrat yoksul bir adamı ziyarete gitmiş demiş ki: "senin oğlana bir eş bulalım, zamanı geldi artık." Adam: "ben hayatımda oğlumun işine karışmadım." demiş. Bürokrat: " ama demiş bu kız Rahmi Koç'un kızı" deyince Adam: "a aaa ..tamam o zaman" demiş ve durumu kabul etmiş" Sonra bizim bürokrat Rahmi Koç'un evine gitmiş: " kızınız için harika bir koca adayı buldum" demiş. Rahmi Koç şaşırarak: " ama benim kızım daha çok küçük" diye itiraz etmiş. Bürokrat: " ama bu genç adam DÜNYA BANKASI'nda başkan yardımcısı" deyince. kızın babası: " a aaa... tamam o zaman" diyerek duruma hemen razı oluvermiş. Sonunda bizim bürokrat DÜNYA BANKASI başkanını ziyarete gitmiş ve demiş ki: "başkanım, size harika bir başkan yardımcısı adayı buldum" Başkan: " iyi ama benim zaten ihtiyacımdan fazla yardımcım var" deyince Bürokrat: ama bu Rahmi Koç'un damadı" demiş. Başkan da " a aaaa...tamam o zaman" demiş. İşte politika budur... -------------------------------------------------------------------------- Rus devlet başkanı Brejnev Amerika'yı ziyaret ettiğinde Ford'un davetlisi olarak Beyaz sarayda davet edilmişti. Ziyaretin ertesi sabahı Ford Brejnev'e geceyi nasıl geçirdiğini sordu: Çok iyi uyudum ve ilginç bir rüya gördüm. - Yaa ne gördünüz? - Beyaz sarayda komünist bayrağının dalgalandığını gördüm. Brejnev'in bu cevabına Ford karşılık vermedi. Bir yıl sonra Ford'da Rusya'ya ziyarete gitti. Sabah olunca Brejnev ona nasıl uyuduğunu sordu. Ford: İyi uyudum ve ilginç bir rüya gördüm. - Ne gördünüz? - Kremlin'de komünist bayrağı dalgalanıyordu. Brejnev pek memnun olmuştu. Ford devam etti: - Ama bayrakta acaip yazılar vardı. - Ne yazıyordu ne yazıyordu? - Vallahi okuyamadım zira yazılar Çince idi -------------------------------------------------------------------------- Boşanma davasında kadın, hakime talebini gerekçesi ile açıklamış: - "Sayın hakim, çocuğun bende kalmasını istiyorum. Onu dokuz ay karnımda taşıdım." Hakim kocaya sormuş: - "Karınızı duydunuz. Bir diyeceğiniz var mı?" Adam "Var tabii" demiş ve anlatmış: - "Sayın hakim. Farzedelim ki canınız bir kutu soğuk kola istedi. Makineye parayı attınız ve kola geldi. Şimdi bu kola makinenin midir, yoksa parayı deliğe atanın mı?" Hakim sekreterine dönmüş: - "Yaz kızım. Çocuk babada kalacaktır..." -------------------------------------------------------------------------- 4 tane üniversite öğrencisi, uyanamadıkları için matematik finaline geç kalırlar ve okula gidince hocaya arabalarının lastiğinin patladığını söylerler... Hoca ilk basta inanmaz ama öğrencilerinin yalvarmalarına dayanamayarak, onları 3 gün sonra sınav yapacağını söyler. Sınav günü gelince hoca, 4 öğrencinin hepsini bos bir salonun ayrı ayrı köşelerine oturtur. Sınav geçme sistemi şöyledir: 100 üzerinden 50 puan alan herkes sınavı geçebilir... Hocanın hazırladığı sınavda ise ön sayfada 10'ar puanlık 4 tane basit matematik sorusu vardır... Bunları kolayca çözerler. Arka sayfada ise 60 puanlık 1 soru vardır: "Hangi lastik patladı?" -------------------------------------------------------------------------- Gümrük kapısından bir İngiliz, bir Fransız, bir Türk geçmek için bekliyorlarmış. Gümrük görevlileri valizlerini kontrol etmeye başlamış. Önce İngiliz'in valizine bakmışlar. İçinden 7 adet don çıkmış. "Niye 7 tane?" diye İngiliz'e sormuşlar. O da "Haftanın yedi gün var. Hepsi için bir tane. Pazartesi, Salı, Çarşamba..." demiş. "Vay be! Helal olsun medeniyete, temizliğe bak adamlardaki." Sıra Fransız'ın valizine gelmiş. açmışlar bakmışlar 8 tane don. "7'yi anladık da niye 8?" diye sormuşlar. Fransız "Pazartesi, Salı, Çarşamba... Hergün için bir tane, bir tane de ne olur ne olmaz diye yedek aldım" demiş. "Vay be! Adamlardaki temizliğe medeniyete bak!" demiş görevliler. Sıra Temel'e gelince açmışlar bakmışlar tam 12 adet don. "Vay be! Ne varsa bizim insanımızda var. Şu medeniyete, şu temizliğe bak!" Sormuşlar "Neden 12 adet?" Bizimki cevap vermiş "Ocak, Şubat, Mart,......" -------------------------------------------------------------------------- Cafer komadadır. Yanında ise karısı... Cafer'in gözleri nemli, kısık sesiyle karısına doğru bakar ve konuşmaya başlar: "İlk işten kovulduğum zaman yanımda idin. İflas ettiğim gün oradaydın. Vurulduğum zaman ilk gözümü açtığımda seni gördüm. Trafik kazası geçirdiğimde hastanede hep başucumdaydın... Karısı takdir edilmenin mutluluğunda tabi. "Şimdi komadayım yine başucumdasın. Sonunda anladım ama, çok geç oldu; yahu sen ne uğursuz karısın" -------------------------------------------------------------------------- İlkokul öğretmeni sınıfta Cennet'e gitmek isteyenlerin ellerini kaldırmalarını ister. Yalnız Temel'cik elini kaldırmayınca merak eder ve sorar, - Sen gitmek istemiyor musun? - İster idum ama anacığım okuldan sonra hemen eve gel dedü... -------------------------------------------------------------------------- İki laz yılan olan Temel'le İdris yolda gidiyorlarmış. Birden Temel İdris'e dönüp: "Ula İdris biz zehirli miydik yoksa zehirsiz mu?" diye sormus. İdris şaşırmış "Ula ne oldu gene" demiş. Temel de: "Ula biraz once dilimi isirdim da," demiş... -------------------------------------------------------------------------- İki general bir cafede oturup konuşuyorlarmış. generalin biri "benim bir erim var çok ***** demiş. diğeriyse "hayır, benim bir erim var o daha da *****tır." demiş. tartışma çok büyümeden kimin askerinin daha ***** olduğunu anlamak için yarışma gibi bir şey yapmaya karar vermişler. ilk general askerini yanına çağırıp "oğlum, git bana şu 5000 lirayla bir mercedes al gel" demiş. ikinci general de askerini çağırıp "git bak ben ordu evinde miyim?" demiş. iki asker yolda karşılaşmışlar. ilki "ya benim general çok *****. bu günün pazar olduğunu bildiği halde beni araba aldırmaya gönderdi." demiş. ikincisiyse "benim general daha *****. yanında telefon dururken, beni ordu evine gönderdi." demiş -------------------------------------------------------------------------- Evin hanımı işe başlayan hizmetçiye: "Biz 8'de kalkar, 9'da kahvaltı yaparız. Sen ona göre hazırlanırsın tamam mı?" Hizmetçi, gayet sakin: "Uyanamazsam, siz başlayın." -------------------------------------------------------------------------- Bir gün Şenol Güneş Brezilya milli takımı antrenörü Scolari ile karşılaşmış. - Hocam sen bu takımı nasıl seçtin de şampiyon oldunuz? demiş. - Çok kolay zekalarına göre seçiyorum. Bak mesela sana bir örnek vereyim demiş ve Ronaldo'yu çağırmış. - Ronaldo'ya oğlum söyle bakayım senin annenin ve babanın çocuğu olan ama senin kardeşin olmayan kimdir? Ronaldo biraz düşünmüş, "tabiiki ben oluyorum" demiş. Şenol Güneş bundan çok etkilenmiş. Türkiye'ye döner dönmez İlhan Mansız'ı çağırmış. - İlhan sana bir soru soracağım eğer bilirsen bu hafta seni takıma alırım, bil bakalım annenin ve babanın çocuğu olan ama kardeşin olmayan kimdir? İlhan biraz düşünmüş işin içinden çıkamamış, biraz zaman istemiş ve hemen koşmuş Hakan'ı bulmuş. - Hakan, annenin ve babanın çocuğu olan ama kardeşin olmayan kimdir? Hakan cevap vermiş: Benim tabii ki, İlhan sevinçle Şenol Güneş'in yanına dönmüş: - Sorunun cevabını buldum hocam: Hakan'mış. Şenol Güneş köpürmüş: - Vay ***** herif, Hakan olur mu hiç, doğru cevap Ronaldo idi!.. -------------------------------------------------------------------------- Tarih dersinde öğretmen birini tahtaya kaldırmış ve sormuş: -Oğlum Kadeş Savaşını kim yaptı? Çocuk hemen yanıtlamış: -Hocam vallahi billahi ben yapmadım. Hoca sinirinden çıldıracak. O sinirle dışarıya çıkmış, koridorda Matematik öğretmenini görmüş ve durumu Matematik öğretmenine anlatmış: -Hoca hanım bu öğrenciler beni çıldırtacak; Kadeş Savaşını kim yaptı diye soruyorum, vallahi billahi ben yapmadım diye yanıt veriyorlar, çıldıracağım... -Hocam üzülmeyin çocuktur bunlar hem yaparlar hem de yapmadım derler... Tarihçinin sinirleri iyice tepesine çıkmış ve soluğu Müdür Beyin odasında almış. -Müdür Bey bu nasıl bir okul, ne öğrencisinde hayır var, ne de öğretmeninde; öğrenciye Kadeş Savaşını kim yaptı diye soruyorum, ben yapmadım diyor, öğretmene durumu anlatıyorum, bunlar çocuktur hem yaparlar hem de yapmadım derler diyor, kafayı yiyeceğim. Müdür Bey: Siz hiç kendinizi üzmeyin Hocam, bunda merak edilecek birşey yok, şimdi Bakanlığa bir yazı yazar ve Kadeş Savaşını kimin yaptığını sorarız... Tarih Öğretmeni aldığı yanıt ile oracığa yığılıp kalmış ve Müdürden bir hafta izin almış... Bir hafta sonra Bakanlıktan bir yazı: Bu yıl ödenek olmadığı için Kadeş Savaşı yapılamayacaktır. Bilginize... -------------------------------------------------------------------------- ![]() Çok düşündüm bilek damarlarımı kesmeyi Rönesans öncesi devirlerden kalma zehir içmeyi... |
|
#2
| ||||
| ||||
| geneli verildi bunların =) ama çok güzellerrr emeğine sağlıkkkk kitlemem gerekiomuş ama bana da kalmış bişimiş =) ![]() Yapacak Hiç ßir $éy Yok Gitmék İstédi Gitti Hém AnLıyorum Hém Çok Acı Ték TarafLı ßİTTi,, ...Gébériyorum " A$k'mdan " KaLmadı ßéndé Gururdan éSér... ßa$ka ßir İnsan Kar$ımdaki,,Deği$méz DiyénLéré Müjdé,, Çok Sévén ßöyLé Gidér miydi,,Müjdé Her$ey Bitti... Bu mesaj en son " 30-01-2008 " tarihinde saat 10:59 PM itibariyle !!!= " ßéGuM " =!!! tarafından düzenlenmiştir.... |
|
#3
| ||||
| ||||
| hadi yaa gercektn bilmiodum![]() Çok düşündüm bilek damarlarımı kesmeyi Rönesans öncesi devirlerden kalma zehir içmeyi... |
![]() |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| =) FıKRa SaRıŞnn... +12 faln herhalde... | !!!= " ßéGuM " =!!! | Fıkralar | 6 | 23-08-2008 04:24 PM |
| bu da benim fıkra arşivim | zombicik | Fıkralar | 4 | 12-06-2008 03:20 PM |
| Gzl 2 Fıkra daha(+18):D | Alzea | Fıkralar | 14 | 02-02-2008 11:08 PM |
| mukko'nun fıkra cenneti | mukko | Fıkralar | 49 | 28-01-2008 10:02 PM |
| fıkra | royalflush | Fıkralar | 6 | 09-02-2007 09:33 PM |