Fıkralar icinde Elinizdeki Tek Fıkraları Burada Paylaşabilirsiniz!!! konusu , Çok soguk bir kis günü padisah, tebdili kiyafet gezmeye karar vermis¸. Yanina bas vezirini alip yola çikmis. Bir derekenarinda çalisan yasli bir adam görmüsler.. Adam elindeki derileri suya sokup,döverek tabakliyormus¸. ...
|
#161
| ||||
| ||||
| Padişah ve Kaz... (süper bir fıkra:))))) Çok soguk bir kis günü padisah, tebdili kiyafet gezmeye karar vermis¸. Yanina bas vezirini alip yola çikmis. Bir derekenarinda çalisan yasli bir adam görmüsler.. Adam elindeki derileri suya sokup,döverek tabakliyormus¸. Padisah ihtiyari selamlams. ' Selamünaleyküm ey pir'i fani...' Aleykümselam ey serdar'i cihan... 'Padisah sormus¸.' Altilarda ne yaptin? ' ' Altiya alti katmayinca, otuz ikiye yetmiyor...' Padis¸ah gene sormus¸. ' Geceleri kalkmadin mi? Kalktik...Lakin, ellere yaradi... Padisah gülmüs¸. ' Bir kaz göndersem yolar misin? Hem de ciyaklatmadan.. Padisahla bas vezir adamin yanindan ayrilip yola koyulmus¸lar. Padisah bas vezire dönmüs¸. Ne konustugumuzu anladin mi? ' Hayir padisahim... Padisah sinirlenmis¸. ' Bu aksama kadar ne konustugumuzu anlamazsan kelleni alirim.' Korkuya kapilan bas vezir,padisahi saraya biraktiktan sonra telas¸la dere kenarina dönmüs¸. Bakmis¸ adam hala orada çalisiyor.. Ne konustunuz siz padisahla... Adam, bas veziri söyle bir süzmüs¸. Kusura bakma. Bedava söyleyemem. Ver bir yüz altin söyleyeyim.. Bas vezir, yüz altin vermis¸. ' Sen padisahi, serdar'i cihan, diye selamladin. Nereden anladin padisah oldugunu..' Ben dericiyim. Onun sirtindaki kürkü padisahtan Baskasi giyemezdi.. ' Vezir kafasini kasimis. ' Peki, altilara alti katmayinca, otuz ikiye yetmiyor ne demek... Adam, bu soruya cevap vermek için de bir yüz altin daha almis¸. Padisah, alti aylik yaz döneminde çalismadin mi ki, kis¸ günü çalisiyorsun, diye sordu. Ben de, yalnizca alti ay yaz degil,alti ay da kis¸ çalismazsak, yemek bulamiyoruz dedim. Vezir bir soru daha sormus¸... ' Geceleri kalkmadin mi ne demek? Adam bir yüz altin daha almis¸. ' Çocuklarin yok mu Diye sordu.. Var,ama hepsi kiz. Evlendiler, bas¸kasina yaradilar, dedim... ' Vezir gene kafasini sallamis¸. ' Bir de kaz gönderirsem dedi, o ne demek... Adam gülmüs¸.' Onu da sen bul... ![]() İstanbul Grubu Çalışmadan,yorulmadan öğrenmeden rahat yaşama yollarını alışkanlık haline getirmiş Milletler, evvela Haysiyetlerini,ve daha sonra İstiklallerini kaybetmeye mahkumdurlar. YILLARCA KAHROLSAK DERTTEN KEDERDEN!! BILSEKKI KELLEMIZ KOPAR BEDENDEN!! ASKIMIZ HARBIDEN HEMDE DERINDEN!! ASLA VAZGECMEYIZ BEŞİKTAŞ SENDEN!! |
|
#162
| ||||
| ||||
| lazın oğlu Lazın oğlu Lazin teki Ankara'da bir barda icerken cep telefonu caldi, telefonunu acti, bir o kulagina bir bu kulagina gotururken sevincle bagirip bardaki herkese icki ismarladi. Sonra da cevresindekilere karisinin 15 kg.lik bir bebek dogurdugunu soyledi.Bardaki hic kimse bir bebegin 15 kg. gelebilecegine inanmadi. Fakat laz inat etti. "Dedigim gibi, bizim oralarda ortalama bebek kilosu budur, benimki de tipik bir laz bebegi!" Dort bir yandan tebrikler yagdi, bardaki herkes lazi kutladi.. iki hafta sonra laz tekrar bara ugradi. Barmen adami tanidi ve sordu: ''Sen su 15 kg dogan bebegin babasi degil misin? Herkes bebegin iki haftada kac kilo oldugunu merak ediyor. Soyle bakalim, bebek kac kilo?" Baba gururla yanitladi, "10 kg." Barmen sasirmis ve meraklanmisti: "Ne oldu? Dogdugu gun zaten 15 kg.di." Laz baba ickisini basina dikti, islak dudaklarini koluna sildi ve barmene dogru egildi, gururla yanitladi: "Sunnet ettirdim." |
|
#163
| ||||
| ||||
| döner Adamın biri köyden kasabaya alışveriş yapmak için gider, yol bayağı uzun olunca adamda kasabada yemek yeyip köyüne öyle dönmek ister. Bir lokantaya girer garsondan bir çorba ister ve masasına bırakıldıktan sonra afiyetle yemeye başlar. Bu arada alaycı garsonda köylüyü görünce bununla bi dalga geçeyim de ömrü boyunca anlayamasın der. Adam çorbasını bitirince garson hemen yanında biter ; 'ehemm efendim arkadan ne alırdınız?' Köylü birden kızarır ama altta da kalmaz hemen cevabı yapıştırır! 'sen önümdekini kaldır sonra döner verirsin!!!' |
|
#164
| ||||
| ||||
| etekli rahibe Iki rahibe varmis biri matematikçi biri mantikli.Bunlar bir aksam karanlikta kiliseye dönerlerken matematikçi rahibe mantikliya dönerek ; -"Yaklasik 20 dakikadir bir adam bizi takip ediyor ve gittikçe yaklasiyor su anda aradaki mesafe 50 metre" der. Bunun üzerine mantikli rahibe bunun tek mantikli açiklamasi olabilecegini ve adamin kendilerine tecavüz edecegini ve daha hizli yürümeleri gerektigini belirtir.Rahibeler daha hizli yürümeye baslarlar. 2 dakika sonra matematikçi rahibe: -"Adam da hizlandi ve aradaki mesafeyi kapatiyor, su anda 30 metre arkamizda... O zaman mantik olarak kosmamiz gerekir." Rahibeler kosmaya baslar ve 3 dakika sonra matematikçi rahibe -"O da kosuyor ve arayi kapatiyor su anda mesafe 10 metre.O zaman mantik olarak bizi yakalayacak birimiz saga digerimiz sola saparak kiliseye ulasmaya çalisalim en az birimiz kurtulur.". Ve matematikçi saga dogru kosmaya mantikli sola dogru kosmaya baslar. Matematikçi 20 dakika sonra kiliseye ulasir ve telas içinde beklemeye baslar. Aradan 40 dakika geçtikten sonra mantikli rahibe gelir. Matematikçi sorar ; -"Ne oldu ne yaptin ?" -"Adam beni takip etti artik mesafe üç-bes adima kadar azalmisti, mantik olarak daha fazla kosmanin anlami yoktu... -"Eeee..." "Mantik olarak ben durdum adamda durdu." -"Sonra..." -"Mantik olarak ben etegimi kaldirdim oda pantolonunu indirdi." -"Peki daha sonra...." -"Daha sonra ne olacak etegini kaldirmis bir rahibe pantolonunu indirmis bir adamdan DAHA HIZLI KOSAR..." |
|
#165
| ||||
| ||||
| bidaha denersin evladım 18 yaşındaki kız, annesine iki aydır adet görmediğini söyler. Annesi, çok tedirgin olur ve eczaneye bir hamilelik testi almaya gider ve sonuçlar kızın hamile olduğunu gösterir. Anne çıldırmıştır, bağırır çağırır ve: - "Bunu yapan hangi domuz!! bilmek istiyorum" der. Kız telefon açar ve yarım saat içinde bir ferrari evin önünde durur, içinden hafif kırlaşmış saçları ve çok pahalı bir elbisenin içinde manyak yakışıklı bir adam iner ve kapıdan içeri girer. Anne baba ve kızla beraber otururlar. Herif: - "Kızınız durumu anlattı, kişisel durumumdan dolayı kızınızla evlenemem. Ancak tüm sorumluluğu alıyorum. Eğer bir kız çocuğu doğarsa; Annesine bir ev, bir yazlık villa ve 1 milyon dolarlık bir banka hesabı... Eğer bir erkek çocuk olursa; Birkaç fabrika ve bir milyon dolarlık bir hesap... Eğer ikiz doğarsa; Her ikisine de 500 bin dolarlık hesap ve bir fabrika vereceğim, der. Ancak düşük olursa...." O zamana kadar sessizce bekleyen baba elini dostça adamın omuzuna koyar ve: - "O zaman tekrar s.kersin evladım" der. |
|
#166
| ||||
| ||||
| içim ezildi Temel hastalanmis, doktora gitmis. Doktor Temeli muayene ettikten sonra yeni dogum yapmis bir kadinin memesinden sut emerse hastaliginin iyi olacagini soylemis. Temel kara kara dusunerek doktorun yanindan cikmis. Nereden bulacagini , kimden isteyecegini dusunurken aklina arkadasi Dursunun karisi Fadime gelmis. "O yeni dogum yapmisti, rica ederim" demis ve kapiya dayanmis. Kapiyi Fadime acmis Temel: "Dursun evde mi?" diye sormus. Fadime "yok" demis. Temel utana sikila derdini acmis. Fadime de "Ne olacak ula alti ustu bir kac damla sut, hem sevaptir gir iceri demis" Fadime memesini acmis, Temelin agzina vermis. Temel memeyi emmeye baslamis. Temel emdikce Fadime tahrik olmus. Dayanamaz duruma gelmis. Temel'e: "Ula Temel baska birsey daha ister misin?" diye sormus. Temel: "Ayip olmaz mi?" diye yanitlamis. Fadime ihtirasli bir sekilde "Niye ayip olsun?" diye cevap vermis. Temel: "Iyi oyleyse, bir iki tane de biskui ver bari, icim ezildi" demis. |
|
#167
| ||||
| ||||
| kestirmem Adamin biri cok lüks bir restorana girmiş.... yemegini ismarlamiş gelmesini beklerken bi bakmiş yan masada sarişin, iri goguslu uzun bacakli bi fistik...... Bir sure agzi 5 kariş acik vaziyette baktiktan sonra dayanamamiş garsonu cagirmiş: "Yan masadaki şu nefis yaratigi goruyo musun..... ona en pahali şarabinizdan ismarlamak istiyorum" Boylece garson restorandaki en pahali şaraptan 1 şişeyi bizim fistiga goturmuş.... kadin bi şişeye bakmiş bi adama bakmiş ve cantasindan bi kagit cikarip bişiler yazmiş, adama goturmesi icin garsona vermiş.... Garson kagidi adama vermiş adam bi bakmiş ki şoyle yaziyor: "Bayim, eger garajinizda son model bir BMW, banka hesabinizda 10 milyon ve bacaklarinizin arasinda da 20 cm.lik biseyiniz varsa gonderdiginiz siseyi zevkle kabul ederim....." Adam bunlari okuduktan sonra bi an durmuş, o da bi kagit cikarip bişiler karalamiş ve garsona vermiş "bayana gotur bunu" demiş...... garson notu goturmuş sarişin afet kagidi acmiş ve aynen şoyle yaziyor: "Sadece bilmeni istedim benim garajimda bir Ferrari Testarosa, bir BMW 850iL ve bir de Mercedes 560SEL var, banka hesabimda ise tam 30 milyon dolar......... ama senin gibi muhteşem bi kadin icin bile 5 cm. kestirmeye hic niyetim yok onun icin SISEYI GERİ GÖNDER...." |
|
#168
| ||||
| ||||
| sarışın Istanbul'da sarisinin biri hayattan o kadar bezmis ki kendini bogazin soguk sularina birakarak hayatina son vermeye karar vermis. Bogaz köprüsünden geçerken arabasini durdurmus, bariyerlere çikmis, titreyerek az sonra kendisini bu çekilmez hayattan kurtaracak olan sulara baka baka aglarken yanina genç ve yakisikli bir genç gelmis. Genç ona acimis ve sarisinin ellerini tutup "Bak, yasaman için çok neden var.Yarin sabah gemim Amerika'ya gitmek üzere demir alacak.Eger istersen, seni de çaktirmadan gemiye alip saklayabilirim. Sana hem yemek getiririm hem de sana çok iyi bakarim." demis. Sarisin bakmis kaybedecek bir sey yok; belki de Amerika'ya gidip yeni bir baslangiç yaparim umuduyla denizcinin teklifini kabul etmis. O aksam denizci genç onu gemiye almis ve filikalardan birine saklamis. Her gece sarisina üç sandviç ve bir meyve getiriyormus, sonra da sabaha kadar sevisiyorlarmis. Bir kaç gün sonra, kaptan rutin kontrolleri sirasinda sarisina rastlamis. Orada ne aradigini sormus. Sarisin da "Ben bu gemideki denizcilerden biriyle anlastim. O bana her gün yemek getiriyor ve Amerika'ya gitmemi sagliyor. Ben de onun benimle sevismesine izin veriyorum." demis. Kaptan, "Seninle sevistigi kesin küçük hanim da .... "Bu Kadiköy-Besiktas vapuru” |
|
#169
| ||||
| ||||
| okşa sen Sünnetçinin biri yıllardır kestiği deri parçalarını saklarmış ve bir Gün artık emekli olmaya karar vermiş. Elindeki derileri alıp terzinin Birine gitmiş ve "bana bunlardan birşey yap, manevi değerleri çok fazla" demiş. Terzi de "abi sen bir tatile çık gel o zamana kadar ben de siparişini bitiririm" demiş. Sünnetçi tatile gidip gelmiş ve ilk iş olarak terzinin yanına uğramış. Ne oldu benim sipariş demiş. Terzi de sünnetçiye bir cüzdan uzatmış. Sünnetçi hisimla "Ulan bunca yilin emegi bu kucuk cuzdan mi? demis. Terzi hemen cevaplamis "öyle deme abi, biraz oksayınca valiz oluyor! |
|
#170
| ||||
| ||||
| ecevit Başbakan Ecevit, dış destek aramak için İngiltere'yi ziyarete gitmiş. Ziyareti sırasında Kraliçe tarafından çay içmeye davet edilen Ecevit, kraliçeye kendi liderlik felsefesinin ne olduğunu sormuş. Kraliçe de'çevremi akıllı insanlarla doldurmak' cevabını vermiş. Ecevit bunun üzerine kraliçeye çevresindeki insanların akıllı olup olmadıklarını nasıl ayırt ettiğini sormuş. Kraliçe,'onlara doğru soruları sorarak ayırt ediyorum' diye yanıtlamış ve 'izin verin göstereyim' demiş. Hemen Tony Blair'ı aramış ve 'Sayın Başbakan, lütfen bu soruya cevap verin' demiş: "Annenizin bir çocuğu var, babanızın bir çocuğu var ve bu çocuk sizin ne kız ne de erkek kardeşiniz. Blair 'bu benim' diye yanıtlamış. Kraliçe 'doğru, teşekkürler, iyi çalışmalar sir Blair' demiş. Ecevit;'majesteleri, çok teşekkür ederim, bu metodunuzu kesinlikle kullanacağım'diyerek oradan ayrılmış. Yurda dönüşünde hemen Hüsamettin Özkan' ı çağırmış. "Hüsamettin, sana soracağım bir soruyu cevaplamanı istiyorum" demiş. Özkan cevap vermiş: "Tabii efendim,nedir?" Ecevit: "Annenin bir çocuğu var,babanın bir çocuğu var, ve bu çocuk senin ne kız ne de erkek kardeşin. Kimdir bu?" Hüsamettin Özkan sağa bakmış sola bakmış düşünmüş taşınmış ve en sonunda: "Efendim bunu biraz düşünüp sonra size cevap versem?" demiş. Ecevit kabul etmiş ve Hüsamettin Özkan vakit kaybetmeden Bakanlar Kurulu'nu toplantıya çağırmış. Saatlerce bu soru üzerinde düşünmüşler,ama kimse bir cevap bulamamış. En sonunda Hüsamettin Özkan işlerinin yoğunluğu nedeniyle toplantıya katılamayan Kemal Derviş'i aramış ve durumu açıkladıktan sonra: "Annenizin bir çocuğu var, babanızın bir çocuğu var, ve bu çocuk sizin ne kız ne de erkek kardeşiniz. Kimdir bu??" Derviş 'bunda bilemeyecek ne var, tabii ki benim!' diye yanıtlamış. Cevabı alan Özkan hemen Ecevit'i aramış: "Cevabı buldum efendim, kim olduğunu biliyorum, Sayın Kemal Derviş! ". Ecevit büyük bir hayal kırıklığıyla cevap vermiş:"Yanlış cevap verdin *****! Doğru cevap Tony Blair idi"... |