Fıkralar icinde Elinizdeki Tek Fıkraları Burada Paylaşabilirsiniz!!! konusu , Devam etmekte olan bir minare inşaatında iskelenin çökmesi sonucunda yukarıda mahsur kalan bir inşaat ustasını kurtarabilmek için çevredekiler yeterince uzun bir merdiven bulamamışlar. Yeniden iskeleyi kurmak da çok zaman alacak ...
![]() |
|
#101
| ||||
| ||||
| Devam etmekte olan bir minare inşaatında iskelenin çökmesi sonucunda yukarıda mahsur kalan bir inşaat ustasını kurtarabilmek için çevredekiler yeterince uzun bir merdiven bulamamışlar. Yeniden iskeleyi kurmak da çok zaman alacak gibi gözüküyormuş. Minare ustası yukarıda saatlerdir aç susuz beklemekten yorgun düşmüş ve pek dayanacak hali de kalmamış. Oradan geçmekte olan Temel, aşağıda bekleşen kalabalığı görünce olanları merak edip yanaşmış ve durumu öğrenince büyük bir kararlılık ve ciddiyetle hemen uzun bir halat getirmelerini istemiş. Ardından temin edilen halatın ucuna bir ağırlık bağlayıp kuvvetlice sallayarak ustanın olduğu yere kadar fırlatmayı başarmış. Çevredekiler ise bir halat ile tepede mahsur kalan ustayı nasıl kurtaracak diye Temel'i meraklı bakışlarla izliyorlarmış. Usta, halatı yakaladıktan sonra Temel kendinden emin bir şekilde aşağıdan bağırmış; - Halatı sıkıca tut, sakın ha bırakma daa!... Çaresiz yardım bekleyen minare ustası nasıl kurtulacağını henüz anlayamamış ama yine de doğan bu kurtulma ümidiyle halata sıkıca yapışmış ve, - Tamam, sıkıca tuttum! diye aşağıya bağırmış. Ardından bizim Temel, halatı olanca kuvvetiyle çekmiş. Tabii zavallı minare ustası da saniyeler geçmeden aşağı düşüp oracıkta parçalanıp ölüvermiş! Olayın dehşetini gören halk, hemen Temel'e çıkışmış; - Temel! Ne yaptın?! adamcağızı pisi pisine öldürdün?! Olanlara herkesden çok daha fazla şaşıran Temel ise hemen şu savunmayı yapmış: - Uyy! Ha daha geçen gün aynı yöntemle kuyuda mahsur kalmış bir adamı kurtarmıştık! Vallahi burnu bile kanamamıştı!.. Bu fıkradan alınması gereken ders: Mükemmel sonuç verdiği bilinen bir tekniği veya teknolojiyi farklı bir uygulamada kullanmadan evvel bir kez daha düşünün; Zira, her teknik her yerde başarılı olmayabilir ![]() |
|
#102
| ||||
| ||||
| Halatı sıkıca tut, sakın ha bırakma daa!... emeğine sağlık |
|
#103
| ||||
| ||||
| New York'ta banka soygunu yapan Temel çıkan çatışmada bir polisi vurduktan sonra yakalanır. Dava kısa sürer ve ölüme mahkum olur. Kendisine nasıl bir infaz istediği sorulur. Gaz odası mı, elektrikli sandalye mi yoksa sehpa mı ? Temel : - Bunların yerine bana AIDS mikrobu verseniz ? Görevliler şaşırırlar fakat hastalığın tedavisi olmadığını ve sonucun kesin ölüm olduğunu düşününce Temel'in isteğini kabul ederler. İnfaz günü geldiğinde HIV virüsü şırınga edilirken Temel kıkır kıkır gülmektedir. Şaşıran görevliler sorarlar. - Kısa zaman sonra AIDS olup hastalanacak, kıvrana kıvrana öleceksin. Ne diye gülüyorsun ? Temel gururla pantalonunu indirir, alete takılı prezarvatifi göstererek: - Ben tedbirimi aldım. der.. ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Bu mesaj en son " 13-04-2006 " tarihinde saat 04:30 PM itibariyle mahe_J.K-63 tarafından düzenlenmiştir.... |
|
#104
| ||||
| ||||
| Adalet Bundan bir kaç on yıl önce genç bir Türk iş Adamı Güney Afrika'da iş gezisinde. Her şey umduğundan daha başarılı ve çabuk gelişmiş. Sözleşme bile imzalanmış. Dönüşüne tam bir gün var.Büyük sinemalardan birinin önünden geçerken dikkatini "Ghandi" filmi çekiyor. Hani şu bol Oscar'lı uzun film. Hemen taksiden iniyor ve doğru gişenin önündeki kuyruğa.İnsanlar tuhaf tuhaf, bakıyorlar genç İş Adamına: -Beyefendi, siz yabancısınız galiba ? -Evet, nereden anladınız? -Burada beyazlar kuyruğa girmezler, onlar doğrudan gişeye gider biletlerini oradan alırlar. Adam biraz mahcup, tüm kuyruğu geçip gidiyor gişeye. Evet... beyazlar için ayrı bir pencere: -İyi günler efendim, bir koltuk rica ediyorum, arkadan ve ortadan lütfen. Gişedeki kız şaşkın: -Beyefendi, siz yabancısınız galiba ? Evet, nereden anladınız? -Burada beyazlar, koltukta değil, balkonda otururlar. -Peki bir balkon lütfen. Adamcağız, balkonda filmi seyretmeye devam eder etmesine de, Güney Afrika'da bizim sinemalar gibi "Frigo buz, Frigo buz" uzun uzun aralar yok ki; Sıkışır. Etraf karanlık, herkes filmi izliyor, dayanamaz ve ayağa kalkmaya karar verir. Tam kalkacak, yandaki sorar: Nereye beyefendi? -Hiç... Tuvalete.. -Beyefendi, siz yabancısınız galiba ? -Evet, ama nereden anladınız? -Burada beyazlar, tuvalete gitmez ki, balkondan aşağı hallediverirler. Adam iyiden iyiye şaşkın, tek güvendiği etraftaki karanlık Balkonun korkuluklarına dayanır ve tam hallederken, aşağıdan bir zenci seslenir: -Heeey yabancıııı...!!! Adam iyiden iyiye şaşkın, karanlıkta ve sadece çişinden tanındığı için ürkmüş... aşağıdaki devam eder: -İnsan sadece birinin kafasına etmez ki, şöyle bir serpiştirir.. Bu memlekette sosyal adalet var, sosyal adalet!... ![]() |
|
#105
| ||||
| ||||
| adalete bak yaw ![]() ![]() |
|
#106
| ||||
| ||||
| Çobanın böylesi.. Çoban´ın biri dere kenarında koyunlarını otlatıyormuş. Tam o anda, Yanına bir Cherokee Jeep yanaşmış. Brioni gömlek, Cerruti ayakkabılar giyen, Ray-Ban gözlüklü ve YSL kravatlı bir sürücü aşağıya inmiş ve çobana sormuş. - Eğer kaç tane koyunun olduğunu bilirsem bana onlardan bir tanesini verir misin? Çoban bir adama birde koyunlarına bakmış, - Tamam diye cevap vermiş. Genç adam arabasını park etmiş, telefonunu bilgisayarına bağlamış bir NASA sitesine girmiş, GPS´ini kullanarak yeri taramış, bir database ve logaritma ile doldurulmuş 60 excel tablosunu açmış ve 150 sayfalık bir rapor basmış. Çobana dönmüş, - Tam olarak 1586 adet koyunun var demiş. Çoban - Doğru diye cevap vermiş, - Koyununu alabilirsin. Genç adam koyunu almış ve jeep´inin arkasına koymuş. Bu sefer çoban genç adama dönmüş. - Eğer senin ne iş yaptığını bilirsem koyunumu geri verirmisin? Diye sormuş. Adam, - Evet neden olmasın diye yanıtlamış. - Sen Dunya Bankasi´nda Danışmansın demiş çoban. Adam sormuş, - Nasıl oldu da bildin?. Çoban - Çok basit diye cevap vermiş. - Buraya çağrılmadan geldin, bu bir.. - İkincisi benim bildiğim bir şeyi bana söylemek için benden bir koyunumu istedin. - Üçüncüsü; yaptığın hiçbir şeyden anlamıyorsun çünkü o kadar koyun içerisinden gidip köpeğimi aldın! ![]() Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı `´`´ThE VampireS`´`´ Bu mesaj en son " 21-04-2006 " tarihinde saat 02:23 PM itibariyle bee tarafından düzenlenmiştir.... |
|
#107
| |||
| |||
| ımf danışmanı ve çoban Çoban´ın biri dere kenarında koyunlarını otlatıyormuş. Tam o anda, yanına bir Cherokee Jeep yanaşmış. Brioni gömlek, Cerruti ayakkabılar giyen, Ray-Ban gözlüklü ve YSL kravatlı bir sürücü aşağıya inmiş ve çobana sormuş. Eğer kaç tane koyunun olduğunu bilirsem bana onlardan bir tanesini verir misin? Çoban bir adama birde koyunlarına bakmış, "Tamam" diye cevap vermiş. Genç adam arabasını park etmiş, telefonunu bilgisayarına bağlamış bir NASA sitesine girmiş, GPS´ini kullanarak yeri taramış, bir database ve logaritma ile Doldurulmuş 60 excel tablosunu açmış ve 150 sayfalık bir rapor basmış Çobana dönmüş, * "Tam olarak 1586 adet koyunun var" demiş. Çoban "Doğru" diye cevap vermiş, "Koyununu alabilirsin. " Genç adam koyunu almış ve jeep´inin arkasına koymuş. Bu sefer çoban genç adama dönmüş, "Eğer senin ne iş yaptığını bilirsem koyunumu geri verirmisin?" diye sormuş. Adam, "Evet neden olmasın" diye yanıtlamış. "Sen IMF`de Danışmansın" demiş çoban. Adam sormuş, "Nasıl oldu da bildin?". Çoban "Çok basit" diye cevap vermiş. " Buraya çağrılmadan geldin, bu bir.. İkincisi benim bildiğim bir şeyi bana söylemek için benden bir Koyunumu istedin. Üçüncüsü, yaptığın hiçbir şeyden anlamıyorsun çünkü koyun zannedip aldığın hayvan köpeğimdi!" |
|
#108
| ||||
| ||||
| bunu biliodum ![]() Yolumuzu cehennemin sınırlarında kusuyoruz… Bu gece kimse bizi durduramaz. Dünyayı nefretin hüküm sürdüğü tarafa götürüyoruz. Herşeyi savunmasız bırakmak savaş sebebimiz. Göğüs gerdiğimiz katliamlar ve cinayetleri bitirdik, Ve tekrar ölüye döndük. Birkez daha saldırıyoruz, ve bir kez daha, Daha güçlü, Fethedip yolumuza devam ediyoruz! (Evil Has No Boundaries) |
|
#109
| ||||
| ||||
| fıkralar bölümüne açılabilirdi ![]() |
|
#110
| ||||
| ||||
| güzel olmuş eline sağlık |
![]() |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
| |