Dinî Konular icinde Allah veya Tanrı konusu , Neden Allah denince kabul ediliyorda, Tanrı diyince sanki müslüman değilmişiz gibi veya dahada kötüsü dinsizmişiz gibi bakılıyor? Ben "Tanrı" demeyi daha uygun buluyorum çünkü Tanrı türkçe, Allah ise arapça kökenli. ...
![]() |
|
#1
| ||||
| ||||
| Allah veya Tanrı Neden Allah denince kabul ediliyorda, Tanrı diyince sanki müslüman değilmişiz gibi veya dahada kötüsü dinsizmişiz gibi bakılıyor? Ben "Tanrı" demeyi daha uygun buluyorum çünkü Tanrı türkçe, Allah ise arapça kökenli. Yani bizi yaratan tek diyorsak neden o yaratana Tanrı değilde Allah demek zorundayız? Yada ben yanlış/eksik birşeymi söyledim? Yorumlarınızı bekliyorum. |
|
#2
| |||
| |||
|
Alıntı:
Light_Bringer tarafından gönderildi
Neden Allah denince kabul ediliyorda, Tanrı diyince sanki müslüman değilmişiz gibi veya dahada kötüsü dinsizmişiz gibi bakılıyor? Ben "Tanrı" demeyi daha uygun buluyorum çünkü Tanrı türkçe, Allah ise arapça kökenli. Yani bizi yaratan tek diyorsak neden o yaratana Tanrı değilde Allah demek zorundayız? Yada ben yanlış/eksik birşeymi söyledim? Yorumlarınızı bekliyorum. Niçin 'Tanrı' değil de, Allah? Kasten Allah yerine Tanrı diyenler gözardı edilirse, O'na iman edenlerin Tanrı kelimesiyle onu kastetmesi ne derece doğru bir tavırdır? Yazar Ahmet Hulusi kelimelerin öneminin altını çizerek bu soruya yanıt veriyor: Dilimizdeki "TANRI", "İLÂH", "MÂ’BUD", kelimeleri ile bunların İngilizce'deki karşılığı olan "GOD", Fransızca'da karşılığı olan "DİYÖ", Almanca'da karşılığı olan "GOT" kelimeleri hep "TAPINILACAK bir varlık" kavramını ifade eden kelimelerdir... Yani, insanlar, bu kelimeler ile ÖTEDEKİ bir mâbuda. ilâha, tanrıya işaret ederler!.. "ALLAH" kelimesi ise ÖZEL olarak bir varlığın ismidir; ki, o varlığa işaret etmek ve O varlığı tanıtmak için, ya çeşitli vasıflarıyla târif ederiz; ya da bu vasıflarına çeşitli isimlerle işaret ederiz... Ancak, bütün bu isimler, hep, O varlığın, sadece ve sadece çeşitli vasıflarına işaret eder; ve o vasfı yönünden O'nu târif eder... Meselâ, bu fakîre "HULÛSİ" derler... Bu isim, O'nun özel ismidir... Herhangi bir lisâna bu ismi çeviremezsiniz... İngilizce de olsa, Fransızca da olsa hep gene "HULÛSİ" denmek zorunluluğu vardır... İşte bunun gibi, "ALLAH" isminin de, ÖZEL bir varlığın ÖZEL ismi olması nedeniyle, başka bir kelimeye çevrilmesi, veya başka bir kelimeyle anılması mümkün değildir... Esasen. yukarıda belirttiğimiz gibi, diğer kelimeler "tanrısallık kavramına" işaret ederken; "ALLAH" kelimesi ise tamamıyla ÖZEL bir VARLIĞA işaret eden ÖZEL bir isimdir.... Bu sebepledir ki, tanrısallık ifade eden hiç bir kelime, asla "ALLAH" kelimesinin yerini tutamaz!... "ALLAH" yerine “TANRI” kelimesini kullananlar, bunu ya cahillikten, bilgisizlikten kullanmaktadırlar; ya da kavrayış yani idrak yetersizliğinden konuyu değerlendiremedikleri için yapmaktadırlar... Nitekim, bu konuya, Türkiye'de yazılmış en değerli tefsir olan Elmalı'lı Hamdi Yazır merhumun "HAK DİNİ KUR'ÂN DİLİ" isimli eserinde şöyle temas edilmiştir: "Gerek ismi has olsun, gerek ismi âlem, "ALLAH" ismi celâli ile, yine "ALLAH"tan maada hiç bir mâbud yad olunmamıştır... Meselâ, TANRI, HUDA isimleri, "ALLAH" gibi ismi has değildir.. İLÂH, RAB, MÂBUD gibi genel mânâ ifade eden kelimelerdir... Arapça'da İLÂH’IN cemine(çoğuluna) ALİHE, RABBIN cemine de ERBAB denildiği gibi Fars'çada da HUDÂ'nın cemine HUDÂYAN ve lisanımızda dahi TANRILAR, MÂBUDLAR, İLÂHLAR, RABLAR denmiştir; çünkü bunlar haklıya ve haksız ıtlak edilmiştir... Halbuki hiç "ALLAH'LAR" denilmemiştir ve denemez!.. Böyle bir tâbir işitirsek, söyleyenin cehline veya gafletine hamlederiz!.. "TANRI" adı böyle değildir; mâbud, ilâh gibidir.. Bâtıl mâbudlara dahi "TANRI" ismi verilir.. Müşrikler birçok tanrılara taparlardı.. Filanların tanrıları şöyle, falanların tanrıları şöyledir denilir.. Demek ki, "TANRI" ismi geneli, "ALLAH" ismi özelinin müradifi değildir, en genel bir tâbirdir... Binâenaleyh, "ALLAH" ismi, "TANRI" adı ile tercüme olunamaz!." (c:1-s:24/25) İşte, böyle özel bir ismi olan ve “CÜZ” kavramından dahi münezzeh bulunan varlığa kişi "ALLAH" dediği zamanda, bu kavram yanı sıra bir de “cüz” tasavvur ederse; ya da bir “CÜZ” kabul ederse, bu hangi isim ve kavram altında olursa olsun, o kişi "ALLAH"a şirk koşmuş olur; yani "ALLAH" gerçeğini örtmüş ve bir "TANRI" kabullenmiş olur!... Ki bu durumda da şu âyetle uyarılır: -ALLAH YANISIRA TANRI OLUŞTURMA!... Sonra aşağılanmış ve kendi başına bırakılmış olursun.. (17-22) İşte bu konuda ikinci bir uyarı daha: -"ALLAH" YANISIRA TANRI EDİNME!... (28-88) Yani varolan gerçek mutlak varlık "ALLAH" iken; sen, "ALLAH" kavramından gaflete düşüp, "ALLAH" İsmiyle İşaret Edilen varlığı ötende bir TANRI sanıp; böylece, bir TANRI edinmiş durumuna düşme!... Ötede, ya da ötende bir tanrı kabul etmek suretiyle, farkında olmadan "ALLAH" kavramı ve anlamı dışına çıkarak, "tanrı" kavramı içine girersin.. Böylece de Kur'ân-ı Kerim'in açıklamış olduğu "vahdet" idrakından kendini mahrum etmiş olursun... Ve böylece de "nefsine en büyük zulmü yapmış olursun" -KESİNLİKLE ŞİRK EN BÜYÜK ZULÛMDÜR! ( 31-13 ) BUDA BAŞKA BİR KARDEŞİMİZİN GÜZEL BİR AÇIKLAMASI Bediüzzaman Said Nursi üstadın talebelerinden olan rahmetli Hocam anlatmıştı,Allah kelimesi son harf kalıncaya kadar anlamını kaybetmeyen bir kelime olup onun yerini tanrı kelimesi alamıyacağını söylemişti,son harf he yani hu olarak okunduğunu ve bununda Allah manasına geldiğini söylemişti Paylaşımın için sağol,bizler Allah diyenlerden olalım,çünkü Kuranı Kerim bizlere böyle öğretmiştir Bizlerin hurafelerle ve sonradan insanlar tarafından değiştirilmiş din adına söylenmiş ve tahrif edilmiş kitaplarla işimiz yok Bizler işittik ve itaat ettik,Allah'tan başka ilah yoktur ve Muhammed(s.a.v.) onun kulu ve resuludür ![]() vatan sevgisinden kaynaklanan fedakarlık duygusu dejenere insanlara gülünç gelir.... M.K.Atatürk BU VATANIN EKMEĞİNİ YİYİP İHANET EDEN EKMEK YEDİĞİ YERDEN KURŞUN YER Bu mesaj en son " 01-10-2005 " tarihinde saat 11:08 AM itibariyle pilot_2053 tarafından düzenlenmiştir.... |
|
#3
| ||||
| ||||
| Ahmed Baki' bir Makalesi Rasûlullah aleyhisselâm, hardal tanesi kadar dahi olsa bilincinde, imanlı olarak “La ilahe ill-Allah” diyen kişinin cehennem ateşinden çıkacağını bildirmiştir. Bu basit formül, kişiyi cennet yaşamının kapısından içeri erdirecek imanın tanımıdır. La (yoktur) ilahe (tanrı-tanrılık), illa (ancak-sadece) Allah: “Tanrı yoktur, ancak Allah.” Ne yazik ki, günümüz Kur’an meallerinde karşılaştığımız ve “ALLAH” isminin “Tanrı”, “God” gibi önceden bilinen kavramlara eş tutularak çevrilmesi şeklindeki büyük hata, okuyanların çoğunluğunun “ALLAH ismiyle işaret edileni” bir tanrı olarak tanımlama yanılgısına düıürmektedir. Arapça bilmediğinden dolayı Kur’an-ı Kerim’i doğru olmayan çevirilerden öğrenen müslümanların büyük çoğunluğu da, ALLAH ve tanrı kavramlarının aynı olduğuna inanmakta ve bu şartlanmalarından dolayı ALLAH ismiyle bir tanrıya işaret edilmediğini kavramakta büyük zorluk yaşamaktadırlar. Oysa, sadece kelime-i tevhidin neden olumsuzluk belirten “La” (hayır-yoktur) ile başladığını dahi düşünürsek, görürüz ki, daha başlangıçta “tapınılacak tanrı OLMADIĞI” gerçeği vurgulanarak, insanlarğn çeþitli varlıklara veya tahayyüllerindeki bir tanrıya tapınmaları önlenmek istenmektedir. Eğer ALLAH ismiyle işaret edilen tapılacak bir tanrı olsa idi, o zaman kelime-i tevhid “La” (hayır-yoktur) ile baþlamak yerine, basitçe “evet-vardır” diye başlar ve denirdi ki, “evet tanrı vardır” ve “o tanrı Allah’tır”. Ancak öyle denmiyor! Kelime-i tevhid “la” (hayır–yoktur) ile başlıyor ve işin başında “tanrının OLMADIĞI” vurgulanıyor. ALLAH ismiyle işaret edilenin tanrı olmadığını kabullenmekte güçlük çekenler, yine bu hallerine gerekçe olarak “Kur’an-ı Kerim’deki bazı ayetlerde Allah’a tanrı denildiği” savını ileri sürmektedirler. Bu yanlıþ değildir! Ancak eğer dikkat edilirse görülecektir ki, Kur’an-ı Kerim’de bu tür ayetlerde geçen ifadeler, Allah ismiyle neye işaret edildiğini bilmeyen, sadece tanrı kavramını bilen, tanrıya inanmakta olan ve Allah’ı kabul edemeyen inkârcılara hitap eden ifadelerdir. “İnnelleziyne keferû ve mâtü ve hüm küffarûn ülâike aleyhim lanetullahi vel melâiketi vennâsi ecmaiyn. Haliydina fiyha, lâ yuhaffefûanhümül azabü ve la hüm yunzarûn. Ve ilahüküm ilahün vahid, la ilahe illa hüverrahmanürrrahiym.” (2:161-163) “Kâfir olanlar ve küfr hâli üzere ölenler yok mu; Allah’ın, meleklerin ve insanların laneti işte onların üzerinedir! Onlar (cehennemde) daimi kalırlar, onların üzerinden azap hafiflemez ve yüzlerine de bakılmaz. Oysa, sizin ilahınız tek bir ilahtır; tanrı yoktur, sadece rahman ve rahiym odur.” Buradaki içeriğe dikkat edilirse, hitabın Allah’ı bilenlere değil, inanmayanlara olduğu görülecektir! Kur'ân-ı Kerîm’de bu tür hitaplar hep “ALLAH” kavramı dışında bir “tanrı” varsayıp, ona tapanlara yapılmaktadır. Onları bekleyen azap vurgulandıktan sonra, onlara, kendi bildikleri terminolojiyle “ilahınız tek bir ilahtır” (ve ilahüküm ilahün vahid) denmektedir; çünkü inanmayanlar sadece ilah kavramına aıinadırlar ve ALLAH ismiyle iıaret edilenin ne olduğunu anlamazlar. Yani onlara denilmektedir ki: Sizin tanrı dediğiniz şey yoktur; gerçekte var olan sadece “ALLAH”tır, sizin ve bizim “ilahımız” hep aynı ve tektir. Ve dahi o da “ALLAH”tır. Bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere tanrı kelimesini kullanmak yanlıştır ayrıca tanrı kelimesi çoğulu ifade eder örneğin mitolojik tanrılar .. Allah tektir ve teki sever... -ALINTI- ![]() Modern Globalization |
|
#4
| ||||
| ||||
| Sağolun. Gayet açıklayıcı bilgiler verdiniz. Teşekkürler |
|
#5
| ||||
| ||||
| gerçekten sağ olun tşk bilgi için |
|
#6
| ||||
| ||||
| tskler bilgiler icin |
|
#7
| ||||
| ||||
| dostlar bilgi için çok teşekkür ederim sayenizde bu ikisi arasındaki ayrımı ööğrenmiş oldum bundan sonra kullanırken daha dikkatli olacağım ![]() "Nányë Andúril i né Narsil i macil Elendilo. Lercuvanten i máli Mordórëo. BİRLİKLER VE GRUPLAR BİŞİYLER PAYLAŞMAK İSTİYORSAN SEN DE GEL |
|
#8
| |||
| |||
| bildiğim kadarıyla 'tanrı' kelimesinin kökü 'tengri' yani ilk türk topluluklarında............ bu yüzden kimi arkadaşların rahatsızlığını anlamıyorum.türksek türkçe söyleyelim.......(ki ben ne milliyetçiyim ne de allahçı\tanrıcı )............................. |
|
#9
| ||||
| ||||
| biz rahatsız değiliz kardeşim Allah böyle yazmış ![]() Modern Globalization |
|
#10
| ||||
| ||||
| Ya arkadaşlar açıkçası biraz saçma değil mi yaa? Cidden biz Türk'üz ve TÜRKÇE konuşuruz.O zaman Arapça dan, Farsça dan yada benzeri dillerden gelen kelimelerle güzel dilimizi, saçma sapan sorularla Allah'ın bize lütfettiği o güzel aklımızı/beynimizi bozmayalım. Eğer biz Türk isek TÜRKÇE konuşacağız.Beğenmeyen varsa çekip gidebilir.Ama bu kelimeler arasında bu tür bir ayrımı yapmak bence çok yanlıştır.Bu şeyler sadece basit bir kelime oyunundan ibaret. Sonuca çok meraklıysanız Diyanet İşleri'ne bi dilekçe yazın yani. : ) |