Ki Sen
Kod:
Hazırlanmış biyere gidiyor gibisin Benim heryerde elim kolum var Bilmezmisin yüzüm düşmüş kaç gündür düşünüyorum Tenhalaştı kahvaltılarımız Bomboş bakıyoruz artık Bi bildiğin varda susuyor gibisin Ki sen benim gözyaşlarımıda gördün Sen benim ilk aldığım güldün Heyecanını kaybetmişsin Yok inancını kaybetmişsin Doya doya sarmamışım Bize çok günah etmişsin
gecenin üçünün son çeyreği yine efkar havamdayım radyoda duyduğum bu şarkıyı dinliyorum sokak uyuyor sessizlik hakim tarih resmi kayıtlarda 24 haziran olarak geçiyor yirmibirinci yüzyılın dokuzuncu zamanı dinlenmek istiyor gibiyim anlatmak ister gibi bir halim var ama daha çok susuyorum farkındayım yine saçmalıyorum yine onu özlüyorum onun yakmasını canımı en derinden heyecanını kaybetmişsin yok inancını kaybetmişsin doya doya sarmamışım (saramamışım) bize çok günah etmişsin (yazık etmişsin) yorgunluk var üstümde garip bir uyku hali ve çıldırasıya uykusuzluk aslında ironik değil mi uykusuzluk kelimesini uykusu olan içinde kullanıyoruz uykusu olmayan içinde işte sanırım tam şuan ki halimi anlatıyor uykum var ama uyuyamam uyumamalıyım kendimle hazır yüzleşmişken gecenin bir yarısı nerdeyse dört olmuş saat az kaldı sabahtan önce yüzleşmeliyim kendimle sabahları bize duygusal olmak yasak kendi kabuğumuzdan çıkmak zorundayız çünkü geceleri hissettiğimiz yalnızlık gibi olmuyor sabahları tadı olmuyor acıların hani pul biberin acısı gibi lezzetli değilde sivri biberin acısı gibi yavan bir acı gündüzleri yaşadığımız ki bu yüzndendir gündüzleri ağladığımız zaman yüzümüzü yastığa bastırmamızın sebebi gece olsun isteriz yalan olmasın dugularımız yüreğimizi bütün çıplaklığıyla açmak isteriz dörde dört var yavaş yavaş hava ağarıyor sanırım yavaş yavaş yitireceğiz gerçekleri yavaş yavaş maskelenecek yüreklerimiz başkalarına görünmek için güçlü gardımızı alıcaz elimize hayde breee aslında minik gözleri yaşlı bir kedi yatar bu aslanın ardında ama söylemek ayıp iki var dörde az kaldı sanırım sabah olucak ağlamalıyım diyorum tamda yüreğim istediğim kıvama gelmişken tamda acı patlıcanın kırağı çalmadığı zamanları atlatıp meze olmaya başladığı dönemler işte bu zamanlar ağlamak için en uygun zamanlar yazmak için en kötü zamanlar çünkü utanır güçlü görünmeye çalışan sabahları yazdıklarından üzgünken utanmamak için bir an önce yazıp ağlayıp atmak lazım zehri yüreğinden saat 4 sabah yavaş yavaş işgal edecek gecemi yavaş yavaş dindiğini düşüneceğim acılarımın bir başka geceye devredecek büyük ikramiye ağlamalarım...
Toplam Yorumlar 3
Yorumlar
-
Çok başarılı !.. Yazıyorum bölümü adına bir kınama da sana gönderiyorum

Şaka bir yana süperdi, çok kez daha okuyacağım bir yazı bu...
Tebrikler....Gönderen viya 03-07-2009 07:39 AM
-
teşekkürler viya hala uğraşıyorum güzel bir yazı elde edip sana yollamak için ama ikimizin ortak yazısı olabilecek kalitede yazı yazamadım henüzGönderen END 03-07-2009 10:07 PM
-

Geçen sabaha karşı denedim ben de birşeyler karalamayı, idare eder bir yazı çıkınca ortaya sana göndermedim
Acele etmiyorum, dediğin gibi ikimizin ortak yazısı olabilecek kalitede bir yazı yazmak zor oluyor
... Ama ufak ufak düşüyor aklıma hisler, yakında dostum, çok yakında
Gönderen viya 04-07-2009 06:12 AM


