Beşiktaş icinde Şanlı Beşiktaş Tarihi & Oyuncularımız konusu , KURULUŞ 1902 sonbaharında Beşiktaş Serencebey Mahallesi'nde, o zamanın Medine Muhafızı olan Osman Paşa'nın konağının bahçesinde, 22 kişilik genç grup, haftanın bazı günlerinde toplanıp jimnastik hareketleri yapmaktaydı. Başta Osman Paşa'nın oğulları ...
![]() |
|
#1
| ||||
| ||||
| KURULUŞ 1902 sonbaharında Beşiktaş Serencebey Mahallesi'nde, o zamanın Medine Muhafızı olan Osman Paşa'nın konağının bahçesinde, 22 kişilik genç grup, haftanın bazı günlerinde toplanıp jimnastik hareketleri yapmaktaydı. Başta Osman Paşa'nın oğulları Mehmet Şamil ve Hüseyin Bereket ile mahellenin gençlerinden Ahmet Fetgeri, Mehmet Ali Fetgeri, Nazımnazif, Cemil Feti ve Şevket Beyler’in aralarında bulunduğu gençlerin ilk ilgilendikleri spor branşları, özellikle barfiks, paralel, güreş, halter, aletli ve aletsiz jimnastikti. O sıralarda siyasi hareketler dolayısıyla her türlü toplanmadan ürkerek hafiyeler dolaştıran 2. Abdülhamit'in adamları Serencebey'deki bu toplanmaları haber alınca, spor yapan gençler bir baskınla karakola götürüldü. Bu sporcu gençlerin bir kısmının saray erkanına yakın olması, ayrıca o dönemlerde kötü gözle bakılan futbol oynamadıkları ve sadece beden hareketleri yaptıklarını belirtmeleriyle gergin durum yumuşadı. Hatta saray çevresinden Şeyhzade Abdülhalim bu sporcuları destekledi ve sık sık antrenmanları seyretmeye başladı. Ünlü boksör ve güreşçi Kenan Bey de antrenmanlara gelerek güreş ve boks hareketleri göstermeye başladı. 1903 Mart'ında ise özel bir izinle Bereket Jimnastik Kulübü kuruldu. 1908'de Meşrutiyet'in ilanıyla sportif hareketler biraz daha serbestlik kazandı. 31 Mart 1909'daki siyasi olaylardan sonra Edirne'de bulunan Fuat Balkan ve Mazhar Kazancı, Hareket Ordusu ile İstanbul'a geldi. Siyasi olaylar yatıştıktan sonra iyi bir eskrim hocası olan Fuat Balkan ile başta güreş ve halter sporlarını yapan Mazhar Kazancı, Serencebey'de jimnastik yapan gençleri bularak birlikte spor yapma fikrini kabul ettirdi. Fuat Balkan, Ihlamur'daki evinin altındaki yeri, kulüp merkezi yaptı ve Bereket Jimnastik Kulübü'nün adı Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü olarak değiştirildi. Böylece jimnastik, güreş, boks, eskrim ve atletizmin ön planda tutulduğu güçlü bir spor kulübü meydana geldi. Fuat Bey'in arkadaşları Refik ve Şerafettin Beyler de iyi birer eskrimciydi. Bu arada Beyoğlu Mutasarrıfı Muhittin Bey'in teşvikiyle Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü, 13 Ocak 1910 tarihinde tescil edilen ilk Türk spor kulübü oldu. Semtin gençlerinin bu spor kulübüne ilgisi büyüdü ve spor yapan üyelerin sayısı bir anda 150'ye yükseldi. Kulübün merkezi de Ihlamur'dan Akaretler'de 49 numaralı binaya taşındı. Bir süre sonra bu bina da küçük gelince, yine Akaretler'de 84 numaralı binaya geçildi. Bu binanın arkasındaki bahçe de bir spor sahası haline getirildiYıllardır Beşiktaş’ın ilk renklerinin kırmızı-beyaz olduğu, Balkan Savaşı'nın kaybedilmesinin ardından siyah-beyaz olarak değiştirildiği söylenir. Beşiktaş tarihi ile ilgili bir çok kaynak böyle yazmaktadır. Ancak 100. yıl belgeselinin hazırlanması sırasında yapılan ayrıntılı araştırmalarda, kırmızı rengin kullanılmadığı, renklerimizin her zaman siyah-beyaz olduğu yönündeki belgeler ağırlık göstermiştir. Beşiktaş 100. Yıl Belgeseli yapımcısı Tuğrul Yenidoğan, yaptığı araştırmalar sonucunda bu tartışmalara noktayı koymuştur: Osman Paşa Konağı’nda başlangıçta ferdi sporlar yapıldığından herhangi bir forma rengine gereksinim duyulmadı. Ancak sporcuların sayısı her geçen gün yeni katılımlarla artmaya devam edince, eğitimini Fransız mektebinde tamamlamış Mehmet Şamil Bey kurucular heyetini topladı. Okul günlerinde kullandığı, okulunun renklerini taşıyan rozeti yakasından çıkardı ve gösterdi: “Bizler de tıpkı bu rozet gibi bir rozet yaptırmalı ve Kulübümüz’de spora devam eden her azayı bu rozeti taşımaya mecbur tutmalıyız” dedi. Toplantıya katılanlar Mehmet Şamil Bey’in teklifini heyecanla kabul ettiler. Toplantının sonunda rozette yer alacak kulüp renkleri de kararlaştırıldı. Tabiatın bütünüyle birbirine zıt iki ana rengi kulüp renkleri olarak seçildi: Siyah ve Beyaz... Beşiktaş’ın ilk rozetinin yapıldığı tarih, Fransız mektebindeki rozetlerden esinlenerek miladi yıl olarak “1906” yazıldı. Üstte Arap harfleriyle “Beşiktaş” yazarken, sağda “J”, solda “K” harfleri yer aldı. Rozetin arka yüzünde “Konstantinopolis”te yapıldığı yazılıdır ve iç tarafında rozeti yapan ustanın mührü yer almaktadır. Rozetteki armada yer alan yıldızın 6 köşeli olduğu dikkat çekmektedir. 2. Meşrutiyet’e kadar (1908) bu 6 köşeli yıldız kullanılmıştır. Bu rozet, İskender Yakak tarafından Onursal Başkanımız Süleyman Seba’ya hediye edilmiştir. KURUCULAR Ahmet Fetgeri (Aşeni), Mehmet Ali Fetgeri (Aşeni), Osman Paşazade Mehmet Şamil (Osmanoğlu), Hüseyin Bereket, Kadızade Nazım Nazif (Ander) ve 20’ye yakın genç Beşiktaş'ın ilk kurucularıdır. Kurucuların ortak özellikleri Kafkas kökenli olmalarıdır. Ahmet ve Mehmet Ali Fetgeri kardeşler, Gürcistan tahtına kadar yükselmiş, Batum civarından göç etmiş bir soydan gelmektedirler. Mehmet Şamil ve Hüseyin Bereket, Dağıstan aslanı Şeyh Şamil’in soyundan gelmektedirler. KARA KARTAL Son iki sezonun şampiyonu Beşiktaş, 1940-41 sezonuna gençleştirilmiş ve yenilenmiş kadrosuyla girer. Haftalar ilerledikçe puan farkını açan Beşiktaş, ligde liderliğini sürdürmektedir. Bitime 5 hafta kala rakip Süleymaniye’dir. 19 Ocak 1941 Pazar günü Semih Duransoy’un hakemliğini yaptığı Şeref Stadı’ndaki maça Beşiktaş şu kadro ile çıkar: Faruk, Yavuz, İbrahim, Rıfat, Halil, Hüseyin, Şakir, Hakkı, Şükrü, Şeref, Eşref. O sezon bütün maçlarda olduğu gibi, Takımımız yine muhteşem bir oyun ortaya koyar. Maçın ikinci yarısının ortalarıdır. Beşiktaş takımı farklı önde olmasına rağmen rakip kaleye bitmek tükenmek bilmeyen hücumlar gerçekleştirmektedir. İşte o sıralarda Beşiktaş’ın akın yönü olan Şeref Stadı’nın Atatürk panosu bulunan tarafındaki tribününden bir ses yükselir: “Haydi Kara Kartallar. Hücum edin Kara Kartallar”... Şeref Stadı’nı dolduran binlerce taraftar ve maçı takip eden gazeteciler, çınlayan sesle donup kalmıştır. Son derece isabetli bir benzetmedir o anda yapılan. O sezon rakiplerini ezip geçen Beşiktaşlı futbolcuları “Kara Kartal”dan, oynadıkları futbolu “Kara Kartal gibi hücum etmek”ten başka bir şekilde tarif etmek mümkün değildir. Tribünlerden gelen sesin sahibi Mehmet Galin isimli bir balıkçıdır. Voleci Şeref lakabıyla maruf Şeref Görkey’in voleyle attığı 3 muhteşem gol ve kaptan Hakkı’nın, Şakir’in ve Şükrü’nün birer golüyle sahadan 6-0 galip ayrılırlar. Bu maçın ardından, Beşiktaş’ın sembolü “Kara Kartallar” olmuştur Ulu Önderimiz Atatürk, Kulübümüz’ün kurulmasından büyük mutluluk duymuş ve kurtuluşu sağlayacak ilk gizli teşkilatlanmayı Beşiktaşlı sporculara vermiştir. ATATÜRK VE BJK Mustafa Kemal Atatürk, Erkan-ı Harbiye’nin 3. sınıfına gelmişti. Bazen sabahlara kadar uyumuyor, hürriyet ve istibdadı düşünüyordu. Bu arada mektebini bitirdikten sonra kurmayı düşündüğü Vatan ve Hürriyet Cemiyeti yavaş yavaş kafasında şekilleniyor, mezun olacak arkadaşlarını bu doğrultuda hazırlıyordu. İşte tam bu günlerde bir haber aldı. Beşiktaş Bereket Jimnastik Kulübü (1903) kurulmuştu. Subay ve Saray’a yakın kişilerden oluşan bu kuruluş, Mustafa Kemal’in ilgisini iyice çekti. Nasıl olmuştu da Yıldız Sarayı’na 100 metre mesafedeki Osman Paşa Konağı’nda gençler biraraya gelmiş; Saray hafiyelerinin gözlerinin önünde sportif faaliyetlerine girişmişlerdi? Mustafa Kemal’i o günlerde sportif çalışmalardan çok, Saray’a karşı oluşturdukları fikirler ilgilendiriyordu. Mustafa Kemal, kurucularının Zabit, yaptıkları sporların güreş, eskrim, gülle, aletli jimnastik, boks, halter, barfiks olmasından dolayı da Beşiktaş Bereket Jimnastik Kulübü ile ilgilenmişti. Fakat O’nu daha çok ilgilendiren, bu gençlerin istibdadı yenerek biraraya gelmeleriydi. Atatürk’ün bu şekilde Beşiktaş Bereket Jimnastik Kulübü’ne bağlılığı arttı. Öyle ki, Mustafa Kemal Atatürk, katıldığı bir İttihati Terakki toplantısında şu tenkitlerde bulunuyordu: “Beşiktaş Osmanlı Terbiye-i Bedeniye kadar olamadınız. Programınız ve lideriniz yok.” 1914 ile 1920 yılları arasında Akaretler/Spor Caddesi'nde Beşiktaş Jimnastik Kulübü'ne komşu olan Atatürk, görevi gereği sık sık İstanbul dışına çıktığı günlerde, birlikte oturduğu annesiyle kız kardeşinin Siyah-Beyazlı sporcu ve idarecilere emanet ederdi. Taraftarlar arasında asker kökenli olmanın getirdiği sevgi ve saygıyla pekişen bağlılık, Ulu Önder'in kurtuluşu sağlayacak ilk gizli teşkilatlanmayı Beşiktaşlı sporculara verdiği belgelerle sabittir. Atatürk’ün Akaretler Yokuşu üzerinde oturduğu 76 nolu binanın dış kapısı yanındaki Mermer Kitabe'de şu satırlar yer almaktadır: "Atatürk, 1.Dünya Savaşı'ndan düşmana karşı İstanbul'u koruyup kurtaran, Çanakkale Müdafihi Anafartalar Kumandanı Mustafa Kemal Paşa iken bu evde kiracı olarak kalmıştır." Mustafa Kemal Atatürk; Yıldırım Orduları Grup Kumandanlığı görevine başlamadan önce 1916'nın ilk günlerinde Akaretler'deki evinin arka kapısından Beşiktaş Jimnastik Kulübü idman sahasına inmiş (şimdiki Plazalar'ın bulunduğu alan), Ahmet Fetgeri ile Fuat Balkan Beyler'i yanına çağırıp, kendileriyle şu konuşmayı yapmıştır: "Efendiler; sizlerin ve sporcularınızın ciddi çalışmalarını, çeviklik ve maharetlerini uzun zamandan beri büyük bir zevkle, dikkatle izliyorum. Spordan yoksun bir gençlik nasıl ki vatan müdafası sırasında etkili olamıyorsa, insan denen varlığın kafa yapısı da ne derece tekamül ederse etsin, bedeni ikişafı noksan ve yetersiz olursa o vücut o kafayı ileriye götüremez, taşıyamaz. Bugün bünyenizde toplayıp, ilmi metodlarla yetiştirmeye çalıştığınız bu gençler, tam anlamda bedenen ve fikren geliştikleri zaman vatan müdafaasında ilmi sahalarda olduğu gibi spor alanlarında da Avrupalı hasımlarına Türk'ün ölmez gücünü ispat edeceklerdir. Sizi candan kutlar, başarılarınızı her zaman duymak isterim." BJK FUTBOL ŞEREF TABLOSU OSMANLI DEVRİ 1919-1920 İST."TÜRK İDMAN BİRLİĞİ LİGİ" ŞAMP. 1920-1921 İST."TÜRK İDMAN BİRLİĞİ LİGİ" ŞAMP. 1921-1922 İST."PAZAR LİGİ" ŞAMPİYONU CUMHURIYET DEVRİ 1923-1924 İST.LİGİ ŞAMPİYONU 1933-1934 İST.LİGİ ŞAMPİYONU 1934 TÜRKİYE FUTBOL ŞAMPİYONU 1934-1935 İSTANBUL SİD ŞAMPİYONU 1937-1938 TEYYARE KUPASI ŞAMPİYONU 1938-1939 İST.LİGİ ŞAMPİYONU 1939-1940 İST.LİGİ ŞAMPİYONU 1940-1941 İST.LİGİ ŞAMPİYONU 1940-1941 MİLLİ KÜME (Türkiye Ligi Şamp.) 1941-1942 İST.LİGİ ŞAMPİYONU 1942-1943 İST.LİGİ ŞAMPİYONU 1943 İSTANBUL KUPASI ŞAMPİYONU 1943 İZMİR FUAR KUPASI ŞAMPİYONU 1943-1944 MİLLİ KÜME (Türkiye Ligi Şamp.) 1944 BAŞBAKANLIK KUPASI ŞAMPİYONU 1944-1945 İST.LİGİ ŞAMPİYONU 1945 İSTANBUL KUPASI ŞAMPİYONU 1945-1946 İST.LİGİ ŞAMPİYONU (8 Yılda 7 kez.) 1946-1947 MİLLİ KÜME (Türkiye Ligi Şamp.) 1947 BAŞBAKANLIK KUPASI ŞAMPİYONU 1949-1950 İST.LİGİ ŞAMPİYONU 1950-1951 İST.PROF.LİGİ ŞAMPİYONU (ilk) 1951 TÜRKİYE FUTBOL ŞAMPİYONU 1951-1952 İST.PROF.LİGİ ŞAMPİYONU 1952-1953 İST.PROF.LİGİ ŞAMPİYONU 1956-1957 TÜRKIYE LİGİ (Fed.Kupası) ŞAMPİYONU 1957-1958 TÜRKİYE LİGİ (Fed.Kupası) ŞAMPİYONU 1959-1960 TÜRKIYE LİGİ ŞAMPİYONU (Mahalli ligler dikkate alınmadan doğrudan doğruya) 1965-1966 SPOR TOTO KUPASI ŞAMPİYONU 1965 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU 1965-1966 TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONU 1966 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU 1966-1967 TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONU 1967 CUMHURBAŞKANLIĞI KUPASI ŞAMPİYONU 1968 SPOR TOTO KUPASI ŞAMPİYONU 1969-1970 SPOR TOTO KUPASI ŞAMPİYONU 1971-1972 SPOR TOTO KUPASI ŞAMPİYONU 1971 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU 1972 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU 1974 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU 1974 BAŞBAKANLIK KUPASI ŞAMPİYONU 1974 CUMHURBAŞKANLIĞI KUPASI ŞAMPİYONU 1974-1975 TÜRKİYE KUPASI ŞAMPİYONU 1977 BAŞBAKANLIK KUPASI ŞAMPİYONU 1981-1982 TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONU 1984 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU 1984-1985 AMATÖR İST.LİGİ ŞAMPİYONU 1985 TÜRKİYE AMATÖR FUTBOL ŞAMPİYONU 1985 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU 1985-1986 TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONU 1986 CUMHURBAŞKANLIĞI KUPASI ŞAMPİYONU 1988 TÜRKİYE AMATÖR FUTBOL ŞAMPİYONU 1988 BAŞBAKANLIK KUPASI ŞAMPİYONU 1988 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU 1988-1989 TÜRKİYE KUPASI ŞAMPİYONU (Fed.Kupası) 1989 TÜRKİYE KUPASI ŞAMPİYONU (Fed.Kupasi) 1989 CUMHURBAŞKANLIĞI KUPASI ŞAMPİYONU 1989-1990 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU 1989-1990 TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONU 1990 TÜRKİYE KUPASI ŞAMPİYONU (Fed.Kupası) 1990-1991 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU 1991-1992 TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONU 1991-1992 TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONU (ilk namağlup) 1991-1992 CUMHURBAŞKANLIĞI KUPASI ŞAMPİYONU 1993 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU 1993-1994 TÜRKIYE KUPASI ŞAMPİYONU 1994 CUMHURBAŞKANLIĞI KUPASI ŞAMPİYONU 1994-1995 TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONU 1996 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU 1997 BAŞBAKANLIK KUPASI ŞAMPİYONU 1998 TÜRKİYE KUPASI ŞAMPİYONU 1998 CUMHURBAŞKANLIĞI KUPASI ŞAMPİYONU 2000 ATATÜRK KUPASI ŞAMPİYONU 2002-2003 TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONLUĞU En fazla resmi İstanbul Ligi Şampiyonu (15 Kez). Üst üste beş yıl İstanbul Şampiyonu olan tek Kulüp (1939-1943). İstanbul Ligleri’nde en fazla gol atan takım (1 Sezonda 90 Gol, 8 Yılda 599 Gol) Resmi Lig’de 18 maçta 18 galibiyet alan tek takım. Resmi Ligler’de en fazla "namağlup şampiyon" olan takım (7 Kez). Türkiye Ligi’nde "Namağlup Şampiyon" olan tek takım. Türk Milli Takımı'nı temsil hakkı verilen tek takım. Ambleminde AY-YILDIZ olan tek Kulüp. En fazla Centilmenlik Kupası alan takım (19 Kez). Genç Takımlar Futbol Ligi'nde en çok İstanbul ve Türkiye Şampiyonu olan Kulüp (30 Kez). Eskrimde Balkan şampiyonu olan Kulüp. "19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı" fikrini ortaya atıp uygulamasını ve kanunlaşmasını sağlayan Kulüp. Grekoromen güreşi, öncelikle kulüplere, daha sonra da Türkiye'ye yayan Kulüp. Atletizm, eskrim, boks, basketbol, güreş ve futbolda Türkiye şampiyonlukları olan Kulüp. Sırıkla atlamayı Türkiye'ye getiren Kulüp (Ressam Namik İsmail). Okullarda "Beden Terbiyesi" dersleri veren Kulüp. Türkiye'nin en zengin tesislerine sahip Kulübü. Türkiye'de her branşta "Spor Okulları" açan tek Kulüp. Alt yapısından en çok yıldız yetiştiren Kulüp. Üst üste 56 maç yenilmeyen tek kulüp "Yenilmez Armada". Üst üste en fazla arka arkaya galip gelen takım (18 Kez). İki senede sadece 1 yenilgi alan tek takım. Resmi bir maçta 10 gol atan tek takım; 1989-90 sezonunda Beşiktaş-Adana Demirspor: 10-0 Ali Gültekin (4), Metin Tekin (3) ve Feyyaz Uçar (3). Evinde 10 sene hiçbir Anadolu takımına yenilmeyen tek takım. Lig tarihinde en uzun süre yenilmeyen ekip (48 maç) Beşiktaş, 1990-91 sezonunun 26. haftasında Gençlerbirliği'ne 2-0 yenildikten sonra, 1991-92 sezonunu yenilgisiz kapattı. Besiktaş tam 48 hafta sonra, 1992-93 sezonunun 13. haftasında Galatasaray'a 3-1 yenildi Birinci futbol liginde üst üste en çok maç kazanma rekoru (1959-60 sezonu üst üste 13 maç). Türkiye'de bütün kuruluşlar ISO 9001: 1994'e göre belgeli olmasına rağmen, Beşiktaş Jimnastik Kulübü ISO 9001: 2000 revizyonuna göre belgelendirilmiş ilk kuruluş. Beşiktaş Jimnastik Kulübü, sportif branşlar yönetimi ve spor tesisleri işletimi, marka ve amblemli ürün pazarlama ve satışı, basın, halk, üye ve taraftar iletişimi ile üyelik hizmetleri alanlarında ISO 9001: 2000 versiyonuyla Türkiye'de belgelendirilmiş ilk ve tek spor kulübü. UNUTULMAZ MAÇLAR 23.03.1941 BEŞİKTAŞ – FENERBAHÇE: 7-1 Milli Küme’ye hazırlık mahiyetinde düzenlenen Dörtler Kupası’na Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve İstanbulspor katılıyordu. Beşiktaş, İstanbul Ligi Şampiyonu unvanını taşıyordu. Fenerbahçe de güçlü bir kadroya sahipti. Kalede Cihat vardı. Ayrıca Naci, B.Fikret, K.Fikret, Rebii gibi önemli isimlere yer verilmişti. Kazananın kupayı alacağı Şeref Stadı’ndaki bu maça seyirciler de büyük ilgi göstermiş, tribünlere 7 bin taraftar gelmişti. Uzun boylu ve seri oyunculardan kurulu Beşiktaş, alışılmadık bir saha dizilişi ile oynayan ve oyuncuların mevkileri değiştiği için bocalayan bir Fenerbahçe buldu karşısında. Ve bu zaafiyeti affetmedi. Bütün hatları ile saldıran Beşiktaş, kısa sürede zayıf Fenerbahçe savunmasının direncini kırdı. Tek kale şekline dönen oyunun ilk golünü 5. dakikada Şükrü’nün ortasına yükselip vuran Sabri kaydetti. Fenerliler henüz toparlanamadan Şeref, savunma hatasını değerlendirip farkı ikiye çıkardı. Ardından da Hakkı, ceza alanı çizgisi üstünden bomba gibi bir şutla Cihat’ı bir kez daha avladı: 3-0. Fenerbahçe takımı peş peşe gelen gollerle şaşkına dönmüştü. Naci’nin golü, dalga dalga gelen Beşiktaş akınlarını biraz olsun hafifletti, oyuna denge geldi. Beşiktaş ikinci yarıya da oyuna yeni çıkmış gibi başladı. Peş peşe ataklar Fenerbahçe savunmasını zor durumda bırakıyordu. 49. dakikada Hakkı’nın derinleme pasıyla buluşan Sabri skoru 4-1’e taşıdı. Artık sari-lacivertli takımın savunma yapacak gücü de kalmamıştı. Sabri’nin yeni golünü Hakkı’nın iki şık vuruşu izledi. Beşiktaş, ezeli rakibi karşısında tarihindeki en farklı zaferini kazanırken, İstanbul Şampiyonluğu’ndan sonra Dörtler Kupası’nı da kaldırıyordu. Beşiktaş: Mehmet Ali, Hristo, Yavuz, Memduh, Halil, Rifat, Sabri, Hakkı, Saim, Şeref, Şükrü Goller: Sabri (5, 49, 53), Şeref (24), Hakkı (29, 68, 75), Naci (35) BJK 10 ADANA DEMİR SPOR 0 Henüz ligin 6. maçı. Sezon yeni başlamıştı. Ancak siyah-beyazlılar için hiç de iyi başlangıç değildi bu. İlk 5 maçta alınan 2 yenilgi ve 1 beraberlik, moralleri bozmuştu. Gordon Milne, 15 Ekim’de Ali Sami Yen Stadı’nda oynanan Adana Demirspor maçına tamamı Türkler’den oluşan bir 11 çıkardı. Yabancılar kadroda yoktu. Herkes yeni oluşan ekibin yabancısız neler yapabileceğini merak ediyordu. Ve Beşiktaş o gün Türk Futbol Tarihi’ne geçecek bir skora imza attı. Yerli Kartal, Adana Demirspor ağlarına tam 10 gol bıraktı. Gol yağmurunun habercisi 2. dakikada Rıza’nın ortasına yükselen Ali Gültiken’in kafa vuruşuydu. Ardından Feyyaz sahne aldı. Sonra da Metin. 90 dakika bittiğinde Adana Demirspor ağlarında tam 10 gol vardı. İlk yarıda 4 gol yediği için çıkarılan Fatih’in yerine oyuna giren Haluk’un payına ise 6 gol düşmüştü. Siyah-Beyazlı takımımızı, bu tarihi zafere götüren gollerin 4’ünde Ali’nin 3’ünde Metin’in, 3’ünde de Feyyaz’ın imzaları vardı. Üstelik Metin’in bir şutu direkten dönmüş, hakem Engin Kurt, Beşiktaş’ın iki penaltısını da vermemişti. Adana Demirspor galibiyeti ile moral bulan Beşiktaş’ın bu yeni kadrosu hızlı bir yükselişe geçecek ve uzun süre lider götürdüğü ligi zirvede bitirecekti. Bu aynı zamanda 3’lü şampiyonluk serisinin ilkiydi. Beşiktaş’ın o yılki kadrosu, “efsane kadro” olarak tarihteki yerini alırken, 10-0’lık maç da profesyonel futbol tarihimizin hala kıralamayan rekoru olmayı sürdürüyor. Beşiktaş: Engin İpekoğlu (dk. 64 Metin Akçevre), Recep Çetin, Gökhan Keskin, Ulvi Güveneroğlu, Kadir Akbulut, Rıza Çalımbay, Şenol Fidan, Zeki Önatlı, Feyyaz Uçar, Metin Tekin, Ali Gültiken. Goller: Ali (2, 57, 61, 82), Feyyaz (12, 65, 85), Metin (24, 73, 76 20.10.1993 BEŞİKTAŞ-TRABZONSPOR: 7-1 Hiç durmadan yağan bir yağmur, insanı titreten bir rüzgar. Tribünlerde biletli 10 bin 460 seyirci hiç durmadan yaptığı tezahürat... İşte bu atmosferde fırtına gibi başlıyor Beşiktaş maça. Henüz ilk dakikalarda kurduğu baskı sonuç veriyor Kara Kartal’ın... Orta sahada Sergen’e yapılan bir faulü hakem Erman Toroğlu avantaja bırakıyor, Metin’in ortasında da Mehmet topu Trabzon ağlarına gönderiyordu. İkinci dakikada gelen ve Trabzon’u moral olarak çökerten gol, Beşiktaş’ı daha da şahlandırdı. 16’ncı dakikada bu kez Nartallo’nun vuruşu ağlara gidiyor, 4 dakika sonra Oktay farkı üçe çıkartan golü atıyordu. Herkes şaşkındı. Daha 20 dakika dolmuş ama maçı kazanan ve kaybeden belli olmuştu. Bundan sonrası, Beşiktaş için tarihi bir skora imza atmak için oynanacak bölümdü artık. İkinci yarı başlarken Trabzon biraz daha gayretliydi. Ama golü bulan taraf yine Beşiktaş oldu. Sahanın yıldızı Sergen nefis hareketlerle götürdüğü topu Victor’un bakışları arasında ağlara gönderdiğinde, skorbord 49. dakikayı gösteriyordu. Golün şokuyla sarsılan Trabzon savunmasında bir büyük hata Nartallo’yla 5. golü getiriyor, Şenol Güneş kenarda takımının yıkılışını seyrediyordu. 69’da Şota’nın şeref sayısının ardından Beşiktaş yine rakibinin üzerin bir kâbus gibi çöktü. Birbiri ardına kaçan gollerden sonra Oktay’ın 81., Mehmet’in 85. dakikalardaki golleri tarihi farkı skor tabelasına yansıtıyodu. Gordon Milne yönetimindeki Kara Kartal, Trabzonspor’a tarihinin en ağır yenilgisini tattırırken ligde 12 hafta sonunda üçüncü sıraya yerleşiyordu. Beşiktaş: Zafer Öğer, Rıza Çalımbay, Ali Günçar, Gökhan Keskin, Mutlu Topçu, Fani Madida, Mehmet Özdilek, Sergen Yalçın (dk. 77 Kadir Akbulut), Oktay Derelioğlu, Osvaldo Nartallo (dk. 77 Ali Gültiken), Metin Tekin. Goller : Mehmet (2, 85), Nartallo (16, 51), Oktay (20, 81), Sergen (49), Şota (69). 19.09.2000 / BEŞİKTAŞ-BARCELONA: 3-0 Şampiyonlar Ligi başlıbaşına bir heyecandı Beşiktaş taraftarı için. İlk maçta Milan’a biraz da şanssız bir şekilde boyun eğen Beşiktaş, şimdi kendi sahasında dünya futbolunun başka devi Barcelona ile karşılaşıyordu. Üstelik daha 3 gün önce Fenerbahçe’yi 3-0 mağlup etmenin moraliyle çıkıyordu sahaya... Scala yönetimindeki Beşiktaş, maça durgun ve temkinli başladı. Bir hafta önce Leeds’i 4-0 yenen dünya devi Barça; Rivaldo, Kluivert, Overmars, Zenden, Sergi, Frank De Boer gibi yıldızlarıyla topu daha çok kullanan taraftı. Ancak maçın 25. dakikasından itibaren heyecanını yenen Beşiktaş, oyuna ağırlığını koymaya başladı. 37. dakikada da o beklenen gol geldi. Nihat’ın derin pasına zıpkın gibi hareketlenen Ahmet Dursun, bir anda öne çıkan Dutruel’den önce ayağının içiyle topu kaleye doğru gönderdi. Top çizgiyi geçerken İnönü Stadı’ndakiler de kendinden geçiyordu adeta... 30 bin seyirci çılgına dönmüş, futbolcular yumak olmuştu. Ama şov daha yeni başlamıştı... İkinci yarıda Beşiktaş oyunun tek hakimiydi. Dünya yıldızı Rivaldo, Tayfur’un gölgesinden kurtulamıyor ve hiçir varlık gösteremiyordu. 74. dakika oynanırken Barça savunmasının sağ tarafını felç eden İbrahim, bir kez daha hızlı bir akın geliştirdi. Abelardo geride kalmış, İbrahim topu Nouma’ya aktarmıştı. Fransız yıldız topu durdurmadan hemen sağındaki Ahmet’in önüne uzattı. Ahmet de ileri çıkan Dutruel’in üstünden müemmel bir aşırtmayla ağları gördü. Beşiktaşlı futbolcular, ‘’oley, oley’’ ve ‘’üç, üç’’ sesleri arasında futbol resitali veriyorlardı. Bitime 4 kala sahanın yıldızı İbrahim’in müthiş pasına bu kez Münch hareketleniyor, Alman futbolcu da yerden bir pasla topu kale önündeki Nouma’ya aktarıyordu. Pascal’ın vuruşu önce kaleci Dutruel’den dönüyor, Fransız yıldız topu ikinci kez kaleye doğru gönderiyordu. Üst direğe çarpan top çizginin içine düşünce yardımcı hakem ‘’gol’’ kararını veriyor ve scorbordda bütün Avrupa’yı şaşkına çeviren skor beliriyordu. Fransız Colombo’nun bitiş düdüğüyle birlikte Beşiktaş, dünyanın en güçlü takımlarından Barcelona’yı İnönü’nün çimlerine gömmüştü. Beşiktaş: Ike Shorunmu – Dimitri Khlestov, Üit Bozkurt, Erman Güracar (dk. 90 Zafer) – Nihat Kahveci, Miroslav Karhan, Tayfur Havutçu, İbrahim Üzülmez, Markus Münch – Ahmet Dursun (dk.81 Yasin Sülün), Pascal Nouma (dk. 87 Fazlı Ulusal) Goller: Ahmet Dursun (37, 74), Nouma (86) İLKLERİN KULÜBÜ Ulu önder Atatürk'ün ilk ilgilendiği ve ziyaret ettiği Kulüp (1914). İlk kurulan Spor Kulubü (1903) ilk tescil edilen Spor Kulübü (1910). İlk spor tesisi ve lokali kuran Kulüp (Akaretler-1909). İlk resmi İstanbul Ligi şampiyonu (1924). İlk eskirim şampiyonu Kulüp. İlk atletizm şampiyonu Kulüp. İlk güreş şampiyonu takım. İlk voleybol şampiyonu takım. İlk Başbakanlık Kupası. İlk Federasyon Kupası. 20 takım arasında yapılan ilk Türkiye Ligi'nde şampiyonu. (Grubunda bütün maçlarını kazanan Beşiktaş, finalde diğer grubun birincisi Darüşşafaka ile karşı karşıya geldi. 23 Temmuz 1920'de oynanan bu maçı Siyah-Beyazlı takımımız, 2-1 kazanarak tarihimizdeki ilk şampiyonluğumuzu elde etti. ) Olimpiyatlara ilk defa bayan sporcu yollayan Kulüp (1936-Berlin). Ülkemizde ilk defa sahnede spor gösterisi ve jimnastik hareketi düzenleyen Kulüp (1910 / Kadıköy Apollon Sineması). İlk sualtı sporları yapan Kulüp. İlk kıtalar arası seyahat yapan Kulüp (USA). İlk boks şubesi kuran antrenörler yetiştiren Kulüp. Türkiye'de dekatlon yarışları yapan ilk Kulüp. İstanbul'da ilk defa uluslararası güreş turnuvası yöneten Kulüp (1910-1911). İlk maraton müsabakasını kazanan sporcu "Maratoncu İbrahim". İlk "Atış Poligonunu" kuran Kulüp. Türkiye’de Engelli Şubesi olan ilk ve tek Spor Kulübü. Dünya’da ve Türkiye’de çocuk dergisi çıkartan ilk ve tek Spor Kulübü. Türkiye’de turizm şirketi kuran ilk ve tek Spor Kulübü. Türkiye’de sigorta şirketi kuran ilk ve tek Spor Kulübü. BAŞKANLAR TARİH SIRASINA GÖRE B.J.K. BAŞKANLARI 1903-1908 Mehmet Şamil 1908-1911 Şükrü Paşa 1911-1918 Fuat Paşa 1918-1923 Fuat Balkan 1923-1924 Salih Bey 1924-1926 Ahmet Fetgeri Aşeni 1926-1928 Fuat Balkan 1928-1930 Ahmet Fetgeri Aşeni 1930-1932 Emin Şükrü Kunt 1932-1935 A. Ziya Karamürsel 1935-1938 Fuat Balkan 1938-1939 A. Ziya Karamürsel 1939-1941 Yusuf Ziya Erdem 1941-1942 A. Ziya Karamürsel 1942-1950 A. Ziya Kozanoğlu 1950 Ekrem Amaç 1950-1952 Salih Fuat Keçeci 1952-1955 Abdullah Ziya Kozanoğlu 1955-1956 Tahir Söğütlü 1956-1957 Danyal Akbel 1957- Ferhat Nasır 1957-1958 Nuri Togay 1958 Enver Kaya 1959-1960 Nuri Togay 1960-1963 Hakkı Yeten 1963-1964 Selahattin Akel 1964-1966 Hakkı Yeten 1966-1967 Hasan Salman (17.06.1966-11.02.1967) 1967-1968 Hakkı Yeten 1968-1969 Talat Asal 1969-1970 Rüştü Erkuş (08.12.1969-26.01.1970) 1970 Nuri Togay (10.02.1970-29.03.1970) 1970-1971 Agasi Şen 1971-1972 Himmet Ünlü 1972-1973 Şekip Okçuoğlu (21.06.1972-13.01.1973) 1973-1977 Mehmet Üstünkaya 1977-1979 Gazi Akınal 1979 Hüseyin Cevahir (11.04.1979-20.05.1979) 1979–1980 Gazi Akınal (21.05.1979-27.09.1980) 1980-1981 Rıza Kumruoğlu (30.09.1980-28.03.1981) 1981-1984 Mehmet Üstünkaya 1984-2000 Süleyman Seba 2000-2004 Serdar Bilgili 2004 Yıldırım Demirören Unutulmaz FutbolcularImIz HAKKI YETEN (BABA HAKKI ) Beşiktaş’ın sembolü Baba Hakkı, 1910 yılında Vodina’da doğdu. Henüz 1 yaşındayken ailesi İstanbul’a yerleşti. Babası Binbaşı Mahmut Nedim Bey, 1914’te Çanakkale’de şehit düştü. 5 kardeşiyle birlikte yaşam savaşı veren Hakkı Yeten askeri okula yazıldı. Bu dönemde Beşiktaş Muradiye semtinde futbola başladı. Maltepe, Halıcıoğlu ve Kuleli askeri takımlarında oynadı. Beşiktaş Futbol Şubesi’nin kurucusu Şeref Bey tarafından Siyah-Beyazlı renklere kazandırıldı. Bu arada askerlik mesleğini bırakarak avukat oldu. 17 yıl Beşiktaş forvetinde özellikle sağiç olarak yer aldı. Otoriter ve teknik oyunculuğuyla kısa sürede kaptan oldu. Özellikle disipline verdiği önem nedeniyle kısa süre içinde “Baba” lakabını aldı. Saha dışında da tam bir beyefendi olan Hakkı Yeten, güçlü yapısıyla rakip oyuncularla ikili mücadelelerde kollarını açar ve karşı takım oyuncusu önüne geçemezdi. 1945’te futbolu bırakana kadar, 1 Türkiye Birinciliği, 2 Milli küme, 1 Başbakanlık Kupası, 7 İstanbul Ligi, 1 İstanbul Şildi, 2 İstanbul Kupası şampiyonluğu yaşadı. 17 yıl formasını giydiği Beşiktaş’ta 439 maçta 382 gol kaydederek inanılması güç bir sayıya erişti. Derbilere de damgasını vuran Baba Hakkı, hem Galatasaray hem de Fenerbahçe’ye 30’ar gol atarak tarihe geçti. İkinci Dünya Savaşı nedeniyle A Milli Takım çok az sayıda maç yaptığından Hakkı Yeten de yalnızca 3 kez ay-yıldızlı formayı giyebildi. 27 Eylül 1931’de Bulgaristan’a 5-1 yenildiğimiz maçta tek golümüzü Baba Hakkı atmıştı. Futbolu bıraktıktan sonra Futbol Federasyonu’nda Asbaşkanlık yaptı. Beşiktaş’ta 3 dönem başkanlık yaptı. Daha sonra yönetimi kurulu tarafından şeref başkanı seçildi. Hakkı Yeten, 17 Nisan 1989 tarihinde yaşama veda etti. Beşiktaş Belediyesi, Fulya Stadı’nın bulunduğu caddeye O’nun ismini verdi. ŞEREF GÖRKEY Bir futbolcu düşünün… Maçta bir gol atıyor ama voleleri meşhur olduğu için seyirci golü beğenmiyor… O da gidip hakeme itiraz ediyor: “Hocam golü saymayın. Top elime çarptı.” Kimden mi bahsediyoruz? Elbette ki, Beşiktaş’ın efsane forveti Şeref Görkey’den… Nam-ı diğer Voleci Şeref’ten… Şeref Görkey, 1913 yılında İstanbul’da doğdu. Annesinin söylediğine göre, yapraklar dökülürken… Çok küçük yaşta Nişantaşı’nda futbola başladı ama yetiştiği yer Beşiktaş Genç Takımı oldu. Kısa sürede yıldızı parlayan Şeref Görkey, 16 yaşında kapısından adımını attığı Beşiktaş’tan bir daha hiç kopmadı. 20 Yıl Boyunca 10 Numara Şeref Görkey, ilk resmi maçını İstanbulspor’a karşı oynadı. Hep 10 numara giydi ve futbolu da 10 numara olarak bıraktı. Görkey, o yılları şöyle anlatıyordu: “Çok iyi bir ekiptik. Benden bir sene sonra 1931’de Hakkı (Baba Hakkı) takıma geldi. Hüsnü Sağman, Hayati, Adnan vardı. Önümüze geleni yenerdik. O zamanlar Beşiktaş’ın taraftarı artmaya başladı. İki-üç bin taraftara top oynamaya başladık. Rakipleri bazen çok eziyorduk. Hakkı bazen yanıma gelip, "Yahu Şeref, Fevzi ile İbrahim’e de söyleyelim de çok atmayalım. Üzülüyor çocuklar" derdi. Üç-dört gol atıp bırakırdık. Görkey, derbilerin de unutulmaz golcüsüydü. Galatasaray’a 30, Fenerbahçe’ye 13 kez gol atarak, Baba Hakkı’nın ardından derbilere damgasını vurmayı başardı. 3 Golünden Biri Voleyle Görkey, futbol hayatı boyunca attığı toplam 320 golün 99’unu voleyle kaydetti. Hiç penaltıdan golü yoktu. Çünkü duran topların fileye gitmesini gol olarak görmüyordu Şeref Görkey. Meşhur voleleri sorulduğunda da hemen Baba Hakkı’yı anıyordu: “Attığım gollerin çoğunda Hakkı’nın emeği vardır. Baba Hakkı, Şükrü Gülesin gibi topu ayağına lokum misali oturtan arkadaşların varsa, o voleleri sen de atarsın!” Bir keresinde Fenerbahçe’ye normal bir gol atmış Görkey. Tribünlerden hemen “Sana yakışmadı” şeklinde sitemler yükselmiş. Bunun üzerine Şeref Görkey’le hakem arasında şu diyalog yaşanmış: Şeref Görkey: Hocam bu golü saymayın. Hakem: Neden? Şeref Görkey: Elime çarptı hocam Hakem: Ben görmedim ve golü verdim. Artık iptal edemem. Hakemi “kandıramayan” Görkey, devre arasında soluğu Baba Hakkı’nın yanında alıyor: “İkinci devre hep havadan isterim topları.” İstediği oluyor ve kendisine ilk devrede sitem eden taraftarlardan, muhteşem bir voleyle adeta özür diliyor. “Briyantinsiz Çıkmam” Futbolcuların yurt dışı maçlarına üçüncü mevkide gittiği, yanlarına beslenme çantası verildiği dönemin futbolcusuydu Şeref Görkey. Büyük yokluklar içinde top koşturmalarına rağmen, Voleci Şeref, kıyafetlerine hep dikkat etmiş. Hiçbir maça, saçına briyantin sürmeden çıkmamış. Belki de bu nedenle, kolejli hayranları hep olmuş. Görkey, işte bu kolejli kızlardan birine, Nükhet Hanım’a kaptırmış gönlünü ve 1940 yılında hayatlarını birleştiren imzayı atmışlar. 22 Şampiyonlukta İmzası Var Beşiktaş futbol tarihinde, 18’i resmi olmak üzere, tam 22 şampiyonlukta imzası olan Görkey, dönemindeki Milli maç azlığından sadece 1 kez A Milli formayı giyebildi. 12 Temmuz 1936 tarihinde Yugoslavya ile oynanan ve 3-3 biten o maçta da, takımın ilk golünü kaydetti. Aralıksız 20 yıl Siyah-Beyaz formamızı giyen Görkey, futbolculuğu bıraktıktan sonra da futboldan kopamadı. Beykoz ve Adalet’in yanı sıra Beşiktaş’ta teknik direktörlük yaptı. 1962 yılında A Milli Takım’da teknik adamlık görevini üstlendi. 1960 yılında da Beşiktaş Divan Kurulu Üyesi olarak, hizmetlerini sürdürdü. ŞENOL BİROL 1937 yılında Rize’de doğan Şenol Birol, o dönemin en eğitimli futbolcularından biriydi. Edebiyat Fakültesi’ni bitiren Şenol, futbola Zonguldak Kilimlispor’da başladı. Daha sonra Rize Güneşspor ve Sarıyer’de forma giydi. 1958-59 sezonunda Sarıyer formasıyla attığı goller onu, ülkenin en çok konuşulan forvetlerinden biri haline getirdi. Başta Beşiktaş olmak üzere Galatasaray ve Fenerbahçe de genç golcüyü renklerine bağlamak için harekete geçti. Ancak Şenol’un tercihi Kara Kartal oldu. Forvetteki partneri Birol’la birlikte attığı goller yüzünden tribünlerde, “Şenol-Birol gol” tezaruhatı yapılmaya başlandı. İlk 3 sezonda 42 golü rakip ağlara bırakan Şenol’un Beşiktaş formasıyla en başarılı dönemi 1962-63 sezonuydu. Son haftaya kadar Galatasaray’la şampiyonluk için çekişen Beşiktaş, son maçında ikincilikte kalırken, Şenol sezonu 41 maçta 34 golle tamamladı. Bu sayı Şenol’a “bir sezonda en çok gol atan Beşiktaşlı” unvanını da kazandırıyordu. 1962-63 sezonu bitiminde Birol’la birlikte Beşiktaş’tan ayrılıp Fenerbahçe’ye giden Şenol Birol, futbola veda ettikten sonra çeşitli takımlarda teknik adamlık yaptı. BİROL PEKEL 1938’de Kadıköy’de dünyaya gelen Birol Pekel, İstanbul Ticaret Lisesi’nde sporla tanıştı. Üç çocuklu bir ailenin tek oğlu olan Birol Pekel, Beylerbeyi’nde lisanslı olarak basketbol oynarken tesadüfen futbola geçiş yaptı. Beylerbeyi’nde soliç olarak çok başarılı maçlar çıkartarak büyük kulüplerin dikkatini çekti. 1959 yılında transfer olduğu Beşiktaş’ta 1963’e kadar 131 lig maçı oynadı ve 26 gol kaydetti. Türkiye Kupası’nda da Beşiktaş adına 5 gol attı. 6 kez A Milli Takım formasını giyen Pekel 1 de gol attı. Birol Pekel, o dönemlerin ünlü sloganı, “Şenol – Birol gol”ün kahramanlarından biriydi. Şenol’la birlikte Beşiktaş’ta çok başarılı maçlar çıkarttıktan sonra yine Şenol’la birlikte Fenerbahçe’ye transfer oldu. SAMET AYBABA İskenderunspor’dan 1977-78 sezonunda Beşiktaş’a transfer olan Samet Aybaba, 3 Eylül 1955’te Adana’da doğdu. Siyah-Beyazlı ekipte orta saha ve defansta yer aldı. 11 yıl Beşiktaş forması giydi, kaptanlık yaptı. 334 lig maçında 7 gol atan Samet Aybaba, 1988 Temmuz’unda jübile ile futbolu bıraktı. A Milli Takım’da oynama şansını bir türlü yakalayamayan Aybaba, 2 kez Ümit, 8 kez de genç olmak üzere toplam 10 defa Milli oldu. 2 Lig, 1 Cumhurbaşkanlığı, 1 Başbakanlık, 2 TSYD Kupası Şampiyonluğu yaşayan Samet Aybaba, futbolu bıraktıktan sonra teknik direktörlük mesleğini seçti. Ankaragücü, Gençlerbirliği, Gaziantepspor gibi kulüplerde oldukça başarılı sonuçlar aldı. Gençlerbirliği, Aybaba döneminde, Türkiye Kupası’nı tarihinde 2. kez müzesine götürdü. Aybaba, başarılı teknik direktörlük kariyerini sürdürüyor. ZİYA DOĞAN 1961 yılında Gümüşhane’de dünyaya gelen Ziya Doğan, Beşiktaş alt yapısında futbola başladı. 1978-79 sezonunda A Takım’a yükseldi. Kısa sürede mücadeleci futbolu ve çalışkanlığı ile takımın gözdesi oldu. Önceleri kafa vuruşları zayıftı. Toprak zeminli Şeref Stadı’nda yaptığı idmanlar sayesinde bu eksikliğini kapattı ve uçarak attığı kafa golleriyle ünlendi. Orta saha oyuncusu olmasına karşın son derece gole yakın bir stili vardı. Beşiktaş formasıyla 9 sezonda 194 lig maçında 38 gol attı. Türkiye Kupası’nda da 9 golün altında onun imzası vardı. 1 kez A, 3 kez Ümit, 6 kez Olimpik olmak üzere 10 kez Milli formayı giydi. Futbolu bıraktıktan sonra teknik direktörlük mesleğini seçen Doğan, Beşiktaş’ta Nevio Scala’nın yardımcısı olarak çalıştı. 2001-2002 sezonunda ligin son sırasındaki Malatyaspor’un kümede kalmasını sağlayarak, bu meslekte de başarılı bir çizgi yakaladı. Ziya Doğan, Türk Futbolu’nda aranan teknik adamlardan biri olmayı, başarılı kariyerini sürdürüyor. RIZA ÇALIMBAY 2 Şubat 1963 yılında Sivas’ta doğan Rıza Çalımbay, futbola Beşiktaş Minik Takımı’nda başladı. Bitmez, tükenmez enerjisi ve saha içindeki çalışkanlığı nedeniyle “Atom Karınca” lakabı ile anıldı. 1980-81 sezonunda A Takım kadrosuna yükselen Rıza Çalımbay, orta sahanın sağında parladı. Ayrıca orta sahanın ortasında ve sağbek mevkiinin de alternatif adamıydı. Bireysel oyuna çok pirim tanıyan Türk futbolundaki ilk görev adamlarından biriydi belki de Rıza... Beşiktaş A Takımı’nda 16 sezonda 494 lig maçında 41 gol kaydetti. Birinci lig tarihinde en çok forma giyen Beşiktaşlı futbolcu unvanını kazandı. Futbol yaşamı boyunca sadece Beşiktaş formasını giyen Rıza Çalımbay, unutulmaz kaptanlardan biri oldu. 16 yılda 6 Lig, 3 Türkiye Kupası, 4 Cumhurbaşkanığı, 1 Başbakanlık ve 6 TSYD Kupası şampiyonluğu yaşayan Çalımbay, 1996 Temmuz’unda yaptığı jübile ile futbolu bıraktı. 37 kez A, 8 kez Ümit ve 6 kez de Genç olmak üzere toplam 51 kez Milli formayı giydi. 13 Kasım 1991’de 3-1 kaybettiğimiz İrlanda Cumhuriyeti maçında tek golümüzü penaltıdan kaydetti. Fenerbahçe’ye 6, Galatasaray’a da 1 gol atan Rıza, derbilerdeki üstün performansıyla dikkatleri çekti. 1992’de UNICEF’in düzenlediği maçta Dünya Karması’nda yer alan ve Alman Milli Takımı’na karşı sahaya çıkan Rıza, bu onuru alan ilk Beşiktaşlı olmayı da başarmıştı. 1995-96 sezonunda Beşiktaş formasıyla jübile yaparak yeşil sahalara veda eden Rıza Çalımbay, futboldan hiç kopmadı ve kariyerine antrenörlük yaparak devam etti. 2 yıl Ümit Milli Takım Teknik Direktörlüğü yapan Rıza Çalımbay, 2000 Avrupa Şampiyonası’nda Avrupa’nın ilk 8 takımı arasına kalan A Milli Futbol Takımımız’da Teknik Direktör Mustafa Denizli’nin yardımcısıydı. 3 ay İngiltere’de antrenörlük kursuna katılan Rıza Çalımbay, 2000-2001 sezonunda Christoph Daum’un yardımcısı olarak Beşiktaş’ta görev aldı. Bir süre Göztepe’yi çalıştıran Çalımbay, sonra Denizlispor’da elde ettiği başarılar ile adından çok söz ettirdi. Göreve geldiğinde, ligde sondan 5. sırada yer alan Denizlispor’u bir sezon sonra UEFA Kupası’nda 4. tura kadar çıkarmayı başardı. Ankaragücü’nde ve 2004-2005 sezonu ilk yarısında Çaykur Rizespor’da başarılı kariyerine devam etti ve 2005 yılı Ocak ayında Beşiktaş'a teknik direktör oldu. METİN TEKİN (SARI FIRTINA ) Beşiktaş’ın “Sarı Fırtınası” Metin Tekin, 1964 yılında İzmit’te dünyaya geldi. Avukat olan babasının büyük çabalarıyla Kocaelispor altyapısında futbola başladı. Fuleli deparları, sürati ve çalımlarıyla kısa sürede sivrilen Metin, PAF Ligi’nin yıldız futbolcusuydu. Kocaelispor A Takımı’nda oynamadan Beşiktaş onu transfer etti. 1982-83 sezonunda henüz 18 yaşındayken Beşiktaş forması giyen Metin, siyah-beyazlı ekibin sembol isimlerinden biri oldu. 1982’den 1997’ye kadar 320 lig maçında oynayan ve 47 gol atan Metin, Beşiktaş’ta 5 Lig şampiyonluğu yaşadı. Beşiktaş’tan hiç ayrılmak istemeyen, Vanspor’da bir sezon kiralık olarak oynadıktan sonra siyah-beyazlı formayla jübilesini yapan Sarı Fırtına, Fenerbahçe’ye 13, Galatasaray’a da 8 gol atmayı başardı. 34 kez A Milli formayı giyen ve 2 gol atan Metin Tekin, Avrupa Kupaları’nda da çok başarılı maçlar çıkarttı. Özellikle 1993-94 sezonunda Kösice’yi eleyerek uzun yıllar sonra tur atlayan Beşiktaş’ın o günkü 2 golünü birden kaydeden Metin’in, Avrupa Kupaları’nda toplam 6 golü bulunuyor. Futbolu bıraktıktan sonra spor yazarlığı yapan Metin Tekin, daha sonra antrenörlüğe başladı. Gençlerbirliği ve Samsunspor’da Erdoğan Arıca’nın yardımcısı olarak görev alan Metin Tekin, Beşiktaş tribünlerinin hâlâ dilinde olan “Metin-Ali-Feyyaz” üçlüsünün en renkli isimlerindendi. FEYYAZ UÇAR (KİBAR ) Türk futbol tarihinin unutulmaz golcülerinden biri olan Feyyaz Uçar, 27 Ekim 1963’te İstanbul’da doğdu. Futbola Avcılar Kulübü’nde başladıktan kısa bir süre sonra Beşiktaş Genç Takımı’na geldi. Serpil Hamdi Tüzün yönetimindeki genç takımın en iyilerinden biri olarak sivrilen Feyyaz’ın, A Takım’a geçişi de çabuk oldu. Şeref Stadı’nın tozlu sahasında golün her türlüsünü atan genç yıldız, 1982-83 sezonunda A Takım kadrosuna girdi. Attığı gollerle “Bay Gol” lakabını aldı. “Metin-Ali-Feyyaz” üçlüsünün en skorer ismiydi. 16 sezonda 320 lig maçında 170 golle, Beşiktaş’ın Türkiye Ligi’ndeki en büyük golcüsü oldu. Feyyaz Uçar, büyük maçların büyük golcüsüydü. Derbilere damgasını vuran ünlü forvet, Galatasaray’a 18, Fenerbahçe’ye 16 gol atarak Hakkı Yeten ve Şeref Görkey’in ardından yetişen en büyük golcü olduğunu kanıtladı. Ayrıca Türkiye Kupası’nda kaydettiği 17 golle tüm zamanlarda bu kupada en çok gol atan Beşiktaşlı unvanını da elde etti. 4 Lig, 3 Kupa, 4 Cumhurbaşkanlığı, 1 Başbakanlık, 6 TSYD Kupası şampiyonluğu yaşayan Feyyaz Uçar, 25 kez A, 3 kez Ümit ve 2 kez Genç Milli Takım formasını giydi. 1994-95 sezonunun başında Yönetim ile yaşadığı bir anlaşmazlık sonucu, Beşiktaş ile ilişkisi kesildi, Fenerbahçe’ye transfer oldu. Sarı-Lacivertli takımda bir yılı aşkın bir süre futbol oynadıktan sonra Kuşadası ve Antalyaspor’da da forma giyen ünlü yıldız, 1997’de futbolculuk yaşamını noktaladı. O, hep Beşiktaşlı Feyyaz olarak kaldı. Futbolu bıraktıktan sonra teknik adamlık yolunu seçen Feyyaz, Rıza Çalımbay’la birlikte önce Göztepe, ardından Denizlispor’da çalıştı. Feyyaz Uçar, 2002-2003 sezonu başında Lucescu’nun yardımcılığını üstlendi ve 100. yılımızdaki şampiyonluğumuzda büyük pay sahibi oldu. |
|
#2
| ||||
| ||||
| Konuyu sabitliyorum.... ![]() |
|
#3
| ||||
| ||||
| RASİM KARA Rasim Kara, Beşiktaş’a hem futbolcu hem de teknik adam olarak hizmet veren ender isimlerden... 1950 yılında Eskişehir’de doğan ve Eskişehir Işıkspor’da futbola kaleci olarak başlayan Kara, Uşakspor’dan Bursaspor’a transfer oldu. Oradan da Milli Takım’a kadar yükseldi. 1975-76 sezonunda özellikle Sovyetler Birliği Milli maçındaki olağanüstü performansıyla Beşiktaş’ın kalesini devralan Rasim Kara, aralıksız 9 sezon, siyah-beyazlı takımın kalesini korudu. 1981-82 sezonunda lig şampiyonu olan takımın file bekçisi olan Kara, 1984’te futbola veda etti ve teknik adamlık kariyerine başladı. Uzunköprü ve Antalyaspor takımlarında görev yapan Kara, önce Sepp Piontek’in ardından Fatih Terim’in yardımcılığını üstlendiği A Milli Takım’da kariyerinin en önemli başarılarından birini kazandı. Tarihinde ilk kez Avrupa Şampiyonası finallerine katılma hakkını elde eden Milli Takım’ı Euro 96’ya taşıyan isimlerden biri olan Kara, 1997-98 sezonunda Beşiktaş’ın teknik direktörü oldu. Siyah-Beyazlı takımı hem Şampiyonlar Ligi’ne sokan hem de lig tarihindeki en yüksek gol sayısına ulaştıran Kara, yine de Beşiktaş’tan ayrılmak zorunda kaldı. Bursaspor, Ç.Dardanel, Rizespor, Kocaelispor takımlarında da görev yapan Kara, Kanada’nın Ottowa Wizards takımını kendi liginde şampiyon yaptıktan sonra, başarılı kariyerine devam ediyor. SANLI SARIALİOĞLU 1945 yılında doğan Sanlı Sarıalioğlu, futbol yaşamı boyunca sadece Beşiktaş forması giydi. Başarılı futbolculuğunun yanı sıra mükemmel bir kişliğe de sahip olan Sanlı Sarıalioğlu, 14 yıl formasını giydiği Beşiktaş’ta tam 314 Lig maçı oynamış ve 65 gol kaydetmişti. 21 kez A Milli formayı giyen Sarıalioğlu, Pakistan’la oynanan özel maçlarda da 2 gole imza atmıştı. 1975 yılında futbolu bıraktıktan sonra antrenörlük ve menajerlik yapan Sanlı Sarıalioğlu, dönem dönem siyah-beyazlı kulüpte de görev aldı. Beşiktaş tarihinin unutulmaz ismi Sanlı Sarıalioğlu halen spor yazarlığı yapıyor. RECEP ÇETİN 1965 yılında Sakarya’da doğan Recep Çetin, Sakaryaspor altyapısında futbola başladı. Sakaryaspor ve Bursaspor’da forma giydikten sonra 1988 Temmuz’unda Beşiktaş’a geldi. Siyah-Beyazlı formayı 10 yıl boyunca giydi. 274 lig maçında, 4 gol kaydetti. 4 Lig, 3 Türkiye Kupası, 4 Cumhurbaşkanlığı, 2 Başbakanlık ve 5 TSYD Kupası şampiyonluğu yaşadı. Ayrıca, 5 Ümit, 7 Olimpiyat, 1 de Genç olmak üzere Milli formayı toplam 69 kez giydi. 1998-99 sezonunda Beşiktaş’tan Trabzonspor’a, bir yıl sonra da İstanbulspor’a transfer oldu. 2001-2002 sezonu başında futbola veda etti ve antrenörlük yapmaya başladı. 55’i Beşiktaş’ta olmak üzere 56 defa A Milli formayı giyen Recep, halen Beşiktaş’ın en fazla A Milli olan futbolcusu unvanını koruyor. GÖKHAN KESKİN 1966 yılında doğan Gökhan Keskin, 1984’ten 1996’ya kadar Beşiktaş’ta oynadığı 336 lig maçında 14 gol kaydetti. Gordon Milne döneminde kazanılan şampiyonluklarda büyük pay sahibiydi. 1986 yılında Trabzonspor’a attığı gol, Beşiktaş’ı şampiyonluğa taşıdı. Saha içindeki centilmen görüntüsü ve istikrarlı futboluyla A Milli Takım’ın da vazgeçilmez oyuncusu olan Gökhan, 40 kez bu değerli formayı giymeyi başardı. 1996-97 sezonunda İstanbulspor’a transfer olan Gökhan Keskin, 2001 yılında futbol yaşamını bu ekipte noktaladı ve sonrasında Aykut Kocaman’ın yardımcısı olarak teknik adamlık kariyerine başladı. ALİ GÜLTİKEN Efendi kişiliğiyle, futbolumuzun ‘beyefendi’ futbolcularından biri olarak kabul edilen Ali Gültiken, futbola Bakırköy Yücespor Kulübü’nde başladı. Ardından Beşiktaş Genç Takımı’na geldi, 1984-85 sezonunda A takıma yükseldi. Orta saha ve forvet elemanı olup, 1 sezon da sağbek mevkiinde oynadı. Beşiktaş’ta 262 lig maçında 91 gol kaydetti. 1987-88’de 38 maçta 30 golle en yüksek performansını gösterirken, gol krallığındaTanju Çolak’ın arkasında ikinci sırayı aldı. Beşiktaş’ın yenilgisiz şampiyonluğu kazandığı 91-92 sezonunun kader maçında Ali’yi kötü bir sürpriz bekliyordu. 9 Mayıs 1992’de İnönü Stadı’nda oynanan maçta takımı adına bir gol de atan Ali, çok ağır bir sakatlık geçiriyor ve yeşil sahalardan uzak kalıyordu. Bu sakatlığın etkisinden tam olarak kurtulamayan başarılı futbolcu, bir süre daha futbol oynasa da, eski formunu yakalayamıyor ve 27 yaşında Beşiktaş’tan kopmak zorunda kalıyordu. Siyah-Beyazlı forma ile 5 lig, 3 Kupa, 4 Cumhurbaşkanlığı, 1 Başbakanlık ve 5 TSYD Kupası şampiyonlukları yaşayan, Avrupa Kupaları’nda 2 gol kaydeden Ali Gültiken, Fenerbahçe’ye karşı 7, Galatasaray’a karşı da 9 gol atmayı başardı. 7’si A, 11’i Ümit, 5’i Olimpiyat, 15’i de Genç olmak üzere 38 kez Milli forma giydi. 1995 Temmuz’unda transfer olarak son sezonunda Kayserispor’da oynadı. Beşikaş- İstanbulspor maçıyla futbol yaşamını noktaladı. Futbolu bıraktıktan sonra spor yazarlığı ve teknik adamlık yapan Gültiken, önce Erzurumspor’da çalıştı ardından Rasim Kara’nın yardımısı olarak Yozgatspor’da görev aldı. MEHMET ÖZDİLEK Oyun stili ile Belçikalı Vincenzo Scifo’ya benzetilen Mehmet Özdilek, 1966’da Samsun’da dünyaya geldi. Samsun Ladikspor’da futbola başladıktan sonra 1988’de Kahramanmaraşspor’u 2. Lig şampiyonu yaptı. İnanılmaz futbol yetenekleri, kısa sürede büyük takımlar tarafından keşfedilmesine neden oldu. 1988-89 sezonunda bir daha hiç ayrılmayacağı, gerçek yuvası Beşiktaş’a geldi. 13 yıl Siyah-Beyazlı formayı giydi. Orta saha ve zaman zaman forvette yer aldı. Kısa boyuna karşın müthiş zamanlaması ve futbol zekâsı ile sayısız kafa golüne de imza atan “Şifo” lakaplı Mehmet, 387 lig maçında 130 gol kaydetti. Bu rakam ona, tüm zamanlarda Türkiye Birinci Ligi’nin en çok gol atan orta saha oyuncusu unvanını da getirdi. Lig, 4 Kupa, 4 Cumhurbaşkanlığı, 1 Başbakanlık ve 5 TSYD Kupası şampiyonluğu yaşadı. 31 kez A, 7 kez Olimpik olmak üzere Milli formayı 38 kez giydi. Beşiktaş’a 3 yıl kaptan olarak hizmet veren Mehmet, muhteşem bir jübile ile futbolu bıraktıktan sonra 1 yıl boyunca İngiltere’de antrenörlük ve yabancı dil eğitimi gördü. ERTUĞRUL SAĞLAM Ertuğrul Sağlam, 1970 yılında dünyaya geldi. Futbola Fenerbahçe altyapısında başladı. Oradan Samsunspor’a transfer oldu. 1994-95 sezonunda Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş Ertuğrul’u transfer etmek için yarışıyordu. Samsunspor’da gösterdiği olağanüstü performansla Üç Büyükler’in gözdesi olan genç yıldız, Beşiktaş’la anlaştı. Beşiktaş’taki ilk sezonunda aşırı baskı yüzünden uzun süre bekleneni veremedi. Sezon sonuna doğru toparlanan Ertuğrul’un müthiş performansı ve 23 golü Beşiktaş’ı şampiyonluğa taşıdı. Beşiktaş formasıyla geçirdiği 6 sezonda toplam 167 Lig maçı oynadı ve 83 gol attı. 22 kez A Milli Takım forması giyen Ertuğrul Sağlam, 8’i Beşiktaş’ta oynadığı dönem olmak üzere toplam 11 gole de imzasını attı. 2000-2001 sezonunda Samsunsporlu Erman’la takas eldidi. Futbolu Samsunspor’da bırakan ve antrenör olarak Türk Futbolu’na hizmetlerini sürdüren Ertuğrul Sağlam, efendiliği ve çalışkan futboluyla Beşiktaş taraftarının sevgisini kazanan bir oyuncuydu. NİHAT KAHVECİ Kasım 1979’da İstanbul’da doğan Nihat Kahveci, Beşiktaş altyapısında futbola başladı. 1997-98 sezonunda, takımda gençleştirme operasyonu yapan Toshack, onu hemen fark etti. Yasin, Savaş ve Aydın’la birlikte Nihat da A Takım’a girdi. Güçlü ayakları, uzaktan şut atma yeteneği ve süratiyle kısa sürede Beşiktaş’ın vazgeçilmez oyuncusu oldu. 2001-2002 sezonunda sergilediği performans onu Avrupa’ya taşıdı. Eski teknik direktör Toshack tarafından Real Sociedad’a transfer olan Nihat, Beşiktaş formasıyla 5 sezonda 115 lig maçı oynadı 27 gol attı. 2002 Dünya Kupası’nda da yer alan Nihat, Milli Takım’ın da vazgeçilmez oyuncuları arasında yer alıyor. ![]() " Sevinmek İçin Sevmedik " Yağmurlu bir günde görmüştüm seni. Üstünde çubuklu formalar vardı Bir anda vuruldum aşık oldum ben Hayatın anlamı Siyah beyazdı... Ölümle Yaşamı Ayıran çizgi Siyahla beyazı ayıramaz ki... Her yolun sonunda ölüm olsa da Sevenleri kimse ayıramaz ki... |
|
#4
| ||||
| ||||
| İnönü Stadı 1947 Yılında Açıldı Mimari planları Mimar Vietti Violi , Mimar Şinasi Şahingiray ve Mimar Fazıl Aysu tarafından hazırlanmış olup, II. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü devrinde ve Lütfi Kırdar'ın İstanbul Valiliği ve Beden Terbiyesi Bölge Başkanlığı zamanında yapılmış ve 19 Mayıs 1947 yılında açılmıştır. 1950'li yıllarda stadyumun arka tarafında bulunan gazhane ve havagazı fabrikası daha sonraki yıllarda yıkılarak yeni açık tribünler inşa edilmiştir. İnönü Stadyumu’nun ilk maçı Beşiktaş ile İsveç'in AIK takımı arasında oynanmıştır. Bu stadyumdaki ilk golü de o zamanlar Beşiktaş’ın futbolcusu olan, Onursal Başkanımız Süleyman Seba atmıştır. İlk maç 3-2 AIK' nın galibiyeti ile bitmiştir. 1998 Yılında 49 Yıllığına Kiralandı 8 Şubat 1998 tarihinde Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile BJK Derneği arasında imzalanan sözleşme ile 49 yıllık intifa hakkı verilmiş ve sözleşmenin tapuya tescil tarihi olan 27 Mart 1998 tarihinden itibaren BJK'ya ait olmuştur. BJK İnönü Stadyumu ile ilgili tasarruflarda bulunmaya sadece Beşiktaş Jimnastik Kulübü Derneği’nin yetkili olduğu hukuken tescil edilmiştir. BJK İnönü Stadı'ndaki Yenileme Çalışmaları (2004) 2003-2004 sezonunun tamamlanmasının ardından hemen başlayan çalışmalarla stadımız, muhteşem bir görünüm kazandı. Zemin indirme projesiyle, tribünler ile saha arasında artık sadece 4 metre uzaklık var. Bu sayede yüzde 50 artışla, toplam koltuk kapasitesi de 32,145’e ulaştı. Kapalıda bulunan basın tribünü, taraftarlardan gelen istek üzerine numaralı kısma alındı. Kapalı trübünün orta bölümündeki localar, tribünlerle saha arasında bulunan tel örgüler kaldırıldı. Stadın giriş ve çıkışlarını rahatlatmak için kapı sayısı da yüzde 100 artırılarak, 36’dan 72’ye çıkartıldı. BJK TV için stat içerisinde bir bölüm yapıldı. Ayrıca, tuvalet ve büfelere yenisi eklenerek, bakımları tamamlandı. Nasıl Gidilir? Beşiktaş'dan Taksime giden yolda Dolmabahçe Sarayı’nın tam karşısındadır. Taksim tarafından geliyorsanız Gümüşsuyu caddesinin bitiminde, Beşiktaş İnönü Stadyumu karşınıza çıkacaktır. Toplu Taşıma Metro, dolmuş veya otobüsle ulaştığınız Taksim Meydanı veya Beşiktaş'tan 10 dakikalık yürüme mesafesidir. Ayrıca Anadolu yakasından gelenler için Beşiktaş ve Kabataş semtine Üsküdar ve Kadıköy’den her 30 dakikada bir vapur seferleri ve devamlı olarak motor seferleri yapılmaktadır. Otopark Otomobilinizi Taksim Beyoğlu Evlendirme Dairesi otoparkına veya Beşiktaş Sinanpaşa Alışveriş Merkezi’nin ücretli otoparkına bırakabilirsiniz. Diğer Kurallar -Kapılar normal maç günlerinde maç saatinden 3,5 - 4 saat önce, derbi maçları ve Avrupa kupası maçlarında 6-7 saat öncesinden açılır. Kapılar maç başlama saatine kadar açıktır. -6 yaşından büyük çocuklar bilete tabidir. -Tribünlerde büfeler bulunmaktadır. ![]() " Sevinmek İçin Sevmedik " Yağmurlu bir günde görmüştüm seni. Üstünde çubuklu formalar vardı Bir anda vuruldum aşık oldum ben Hayatın anlamı Siyah beyazdı... Ölümle Yaşamı Ayıran çizgi Siyahla beyazı ayıramaz ki... Her yolun sonunda ölüm olsa da Sevenleri kimse ayıramaz ki... |
|
#5
| ||||
| ||||
| Tebrikler valla gercek bir besiktasli yapabilir bunu ancak,ellerine saglik. |
|
#6
| ||||
| ||||
| Refik Osman Top Refik Osman Top (1897 - 1957, İstanbul) Türk futbol tarihinin ilk futbolcularındandır. Türkiye'de üç büyük kulüpte de oynamış ilk futbolcudur. Beşiktaş Valideçeşme'de futbola başlayan Refik Osman Top, hem Türk futbolunun, hem de Türk basınının en renkli isimlerinden biriydi. Refik Osman, futbolu Beşiktaş'a sokan gençlerden biri oldu. Futbolla tanışmaları ve Top soyadını alması şu şekilde oldu. Valideçeşme'de oturken karşı tepe Taşkışla'da bir yangın farkeden gençler, o yöne doğru koşarken Maçka Parkı'nın bulunduğu alanda futbol oynayan İngilizleri görmüşlerdi. Bu oyunu ilk defa gören gençler hayranlıkla futbola dalmış ve İngilizler'in uzun vuruşu ile kendi alanlarına düşen topu kapıp kaçmışlardı. Artık onların da bir topu vardı ve bu topu en emniyetli gördükleri Refik Osman Bey'in bahçesine saklamışlardı. Daha sonraları çıkan soyadı kanunu ile Refik Osman bu soyadını bu şekilde seçti. Dönemin amatör ortamında defalarca takım değiştirdi. Beşiktaş dışında Progres, İttihatspor, Fenerbahçe, İstanbulspor, Altınordu takımlarında oynadı. İki kere Galatasaray'a gitti ve sonra tekrar Beşiktaş'a döndü. Şiir lakabıyla tanınıyordu. Ayağının burun kısmıyla yaptığı sert vuruşlarla tanınan ve penaltı atışlarında 92 penaltıda 90 gol gibi çok yüksek bir yüzdeye sahipti. Refik Osman Top, futbolu bıraktıktan sonra teknik direktörlük yaptı. 1939'dan 1945'e kadar Beşiktaş'a çok sayıda şampiyonluk kazandırdı. Ardından spor yazarlığına başladı. Futbol oynadığı dönemin sonunda "Top" isimli bir dergi de çıkaran Refik Osmani dönemin spor teşkilatı için yazdığı "Yağma Hasan'ın Böreği" adlı yazısından ötürü ömür boyu men cezası aldı. -------------------------------------------------------------------------- Şükrü Gülesin ![]() Şükrü Mustafa Gülesin, (14 Eylül 1922 - ölüm 10 Temmuz 1977) Türk futbolun yetiştirdiği en önemli yıldızlardan biri. Futbola Kınalıada'da kaleci olarak başladı. Kısa süre sonra forvet pozisyonuna geçti. İstanbul Erkek Lisesi'nde okuduğu dönemde Beyoğluspor'a geçti. Buradan 1940/1941 sezonunda Beşiktaş Jimnastik Kulübü'ne transfer oldu. 1944/1945 yılında oynadığı Ankaragücü dışında 10 yıl boyunca Beşiktaş'ta oynadı. Bu dönemde 3 Milli Küme, 6 İstanbul Ligi, 2 İstanbul Kupası, 2 Başbakanlık Kupası şampiyonluğu yaşadı. Derbilerde Galatasaray'a 13 gol, Fenerbahçe'ye ise 9 gol atma başarısını gösterdi. Üstün futbol yeteneğinin yanı sıra kornerden attığı goller ile ün kazandı. 1950'de İtalya takımı Palermo'ya transfer oldu. Bir sonraki sezon Lazio'ya, ertesi yıl tekrar Palermo'ya transfer oldu. İtalya Ligi'nde oynadığı 3 sezonda 79 maç oynadı, 36 gol attı. Türkiye'ye dönünce Galatasaray'a transfer oldu. Futbolculuk yaşantısı 2. Dünya Savaşı dönemine geldiği için, milli forma altında sadece 11 maç yaptı, 4 gol attı. Aktif futbol yaşantısı bittikten sonra, Milli Takım Teknik Komitesi'ne seçildi. Beşiktaş'ta yöneticilik yaptı. Ayrıca spor yazarlığı yaptı. Şükrü Gülesin, 10 Temmuz 1977 günü kalp krizi geçirerek yaşama veda etti. -------------------------------------------------------------------------- Vedii Tosuncuk ![]() Vedii Tosuncuk, (doğum 1921 İstanbul) başarıları ile Beşiktaş Jimnastik Kulübü tarihine geçmiş sol kanat defans oyuncusu. Futbola oldukça geç sayılacak bir yaşta, 22 yaşında İzmir’de başlamıştır. Kısa zamanda Karşıyaka takımına girmiştir. Tıp eğitime için İstanbul’a gelmek zorunda kaldığında, çocukluğundan beri tuttuğu Beşiktaş’a transfer olmuştur. Beşiktaş'ın sol kanadında uzun yıllar başarılı maçlar çıkarmıştır. Fiziki üstünlüğüne eklediği mükemmel tekniği ile, Beşiktaş'ın yaşadığı şampiyonluklarında önemli roller oynamıştır. Ayrıca Beşiktaş’ta kaptanlık mertebesine ulaşmış yıldızlardandır. Uzun, sert vuruşları sayesinde maçın kaderini değiştiren oyuncular arasında yer almıştır. -------------------------------------------------------------------------- Hüseyin Saygun ![]() Hüseyin Saygun, (1920 Beyazıt, İstanbul - ölüm 1994)Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün unutulmaz oyuncularından. Çengel Hüseyin olarak tanındı. Hüseyin Saygun, futbola başladığı Kadırga'da yetişti. Daha sonra bir süre Kurtuluş’ta futbol oynadı ve Beşiktaş’a transfer oldu. 1936’dan 1947’ye kadar giydiği Beşiktaş'ta oldukça başarılı maçlar çıkarttı. 1947 - 1948 sezonunda Vefa’da oynadı. Bir yıl sonra Beşiktaş’a döndü ve futbolu bu forma ile bıraktı. Beşiktaş'ın Eşref, Ali İhsan, Nusret ve kendisinden oluşan ünlü savunmasında, solhafta çalışkanlığı ve markajdaki başarısıyla göz doldurdu. Orta sahada oyunu yönlendiren Hüseyin Saygun, derbilerde Fenerbahçe ve Galatasaray’a karşı da 4’er gol kaydetmeyi başardı. 13 kez milli takımda yer alan Hüseyin Saygun, 1948 Olimpiyat Oyunları'na katılan ve 5. olarak oyunları tamamlayan milli takımda görev aldı. 1959 yılında Teknik Direktör Remondoni’nin takımı bırakması üzerine Beşiktaş’ı çalıştırdı. 1994 yılında vefat etti. -------------------------------------------------------------------------- Hüsnü Savman ![]() Hüsnü Savman, (1908 - 1945) Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün unutulmaz oyuncularından. Beşiktaş’ta Baba lakabının verildiği ilk oyuncu olarak Bana Hüsnü olarak tanındı. 1908 yılında Gönen'de doğdu. Beşiktaş’ın Bandırma deplasmanına gidişinde Kulüp yetkilileri tarafından beğenilerek, kulübe kazandırıldı. 19 yaşındayken Beşiktaş'ın A takımına alındı. 1926’dan 1943 sonuna kadar 17 yıl Beşiktaş formasıyla genellikle solbek, bazı maçlarda da santrfor olarak oynadı. Beşiktaş’ın ilk milli futbolcusu oldu. 8 kez A Milli forma altında görev yaptı, 3’ünde sahaya kaptan olarak çıktı. Kısa sürede kulübün sembol isimlerinden biri haline geldi. Uzun süre Beşiktaş'ın kaptanlığını yaptı. Hüsnü Savman, 1 kez Türkiye Birinciliği, 1 kez Milli Küme, 6 kez İstanbul Ligi ve 1 kez de İstanbul Şildi şampiyonluğu yaşadı. 1945 yılında, futbolu bıraktıktan kısa bir süre sonra, henüz 37 yaşındayken öldü. -------------------------------------------------------------------------- Şevket Yorulmaz Şevket Yorulmaz, Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün 1950'li yıllarındaki unutulmaz golcü oyuncularından. Şevket Yorulmaz, 1926’da Konya’da dünyaya geldi ve futbola Konya İdmanyurdu’nda başladı. 23 yaşında Beşiktaş’a transfer oldu. Beşiktaş’ta 1951-1952 ve 1952-1953 sezonlarında iki kez üstüste gol kralı oldu. Şevket Yorulmaz, özellikle ceza alanı içindeki fırsatçılığı, çabukluğu ve gol vuruşlarıyla dikkatleri çekti. 3 kez A Milli formayı giydi. Şevket Yorulmaz, Fenerbahçe ağlarına 10, Galatasaray ağlarına da 9 gol atarak, Beşiktaş tarihine adını yazdırdı. Futbolu bıraktıktan sonra uzun süre Beşiktaş Yönetimi’nde görev alan Yorulmaz, daha sonra Divan Kurulu üyeliği ve kulüp müdürlüğü görevlerini de üstlendi. ------------------------------------------------------------------------- Faruk Sağnak ![]() Faruk Sağnak, Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün unutulmaz oyuncularından ve kulüp yöneticisi. Oynadığı inatçı futboldan dolayı Keçi Faruk lakabıyla tanındı. 1924 yılında İstanbul’da doğdu. Futbola Beşiktaş’ta başladı. 1944 ile 1956 yılları arasında, tüm kadrolarda eksiksiz görev yaptı. Defans, orta saha ve hücum hattının sol kanatlarında tüm mevkiilerde aynı başarıyı göstererek oynadı. Top tekniği, oyunu okuyuşu, defansta oynarken ileri uçtaki arkadaşlarına attığı paslar, orta sahada oynadığı maçlarda ise yine önündeki gol adamlarına attığı milimetrik paslarla ünlendi. Futbolculuk dönemi 2. Dünya Savaşı'nın getirdiği sıkıntılı günlere denk geldiği için ve milli maç organizasyonlarının iptal edildiği için gençlik döneminde milli formayı giyemedi. Ancak üstün klasını sonuna kadar koruduğu son döneminde, Milli Takım’a davet edildi. Bu dönemde 17 Haziran 1951'de oynanılan ve Türk Futbol tarihindeki en unutulmaz maçlardan biri olan "Berlin Zaferi" olarak adlandırılan Almanya maçı kadrosunda yer aldı. 12 yıl aralıksız Beşiktaş’ta oynadı ve 273 maçta yer alarak 25 gol attı. Futbolu bıraktıktan sonra çeşitli dönemlerde Beşiktaş Yönetim Kurulları’nda görev aldı. 1959-1960 sezonunun şampiyon kadrosu oluşturulurken; Birol Pekel, Şenol Birol, ve Tuncay Demirtaş gibi genç futbolcuları keşfedip, Beşiktaş’a kazandırdı. ------------------------------------------------------------------------ Bülent Aziz Esel ![]() Bülent Aziz Esel, Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün ve Türk futbolunun en başarılı forvetlerinden biridir. 1927'de dünyaya gelen Bülent Aziz Esel, futbola Kırıkkalespor'da başladı. 1943 yılında itiaber 5 sezon boyunca Ankaragücü'nde fotvet pozisyonunda oynadı. 1948 yılında Beşiktaş'a transfer olarak, aynı yıl kazanılan İstanbul şampiyonluğunda 20 gol atarak büyük pay sahibi oldu. 1950/1951 sezonunda Adalet'te forma giydi. Bir sezon sonra Palermo'nun SPAL adlı takımına transfer oldu. 3 sezon boyunca İtalya'da forma giydi ve güçlü fiziği ile oldukça başarılı oldu. 1951-1954 yılları arasında SPAL takımında 77 maç oynadı ve 27 gol attı. 1954 yılında İtalya'dan tekrar Beşiktaş'a döndü. 1957'ye kadar 3 sezon boyunca Beşiktaş'ta oynadıktan sonra Altınordu'ya transfer oldu ve bu takımda futbolu bıraktı. Futbolu bıraktıktan sonra uzun süre teknik direktörlük yaptı. -------------------------------------------------------------------------- Kemal Gülçelik ![]() Kemal Gülçelik, profesyonellik öncesi futbolun en etkili forvet oyuncularından biri olarak kabul edilen Beşiktaş'lı futbolcu. 1923 yılında İstanbul'da doğdu. Rumelihisarı'nda oynarken Beşiktaş Jimnastik Kulübü yöneticilerinin dikkatini çekerek 1941 yılında transfer oldu. Beşiktaş'ın tarihinin en başarılı kadrolarından birinde santrafor olarak başarıyla görev aldı. Kendisine stili ve attığı goller sebebiyle Keklik Santrafor adı verildi. 1949 yılında oldukça genç yaşta futbolu bıraktı. 1987 yılında vefat etti. ------------------------------------------------------------------------ Recep Adanır ![]() Recep Adanır (d. 1929, Ankara), Beşiktaş ve Galatasaray'da futbol oynamış Baba Recep lakaplı Türk futbolcudur. 1950/1951 sezonunda Ankaragücü'nden Beşiktaş'a transfer olan Recep Adanır, burada bir Türkiye Şampiyonluğu, 2 Türkiye Kupası Şampiyonluğu ve 3 İstanbul Ligi Şampiyonluğu yaşadı. Sağiç, santrafor ve solaçık oynayan Adanır, derbilerde Beşiktaş formasıyla Galatasaray'a 10, Fenerbahçe'ye 4 gol kaydetti. 10 kez milli formayı giydi ve 2 gol kaydetti. 1959/1960 sezonunda Kasımpaşa'ya transfer oldu. Daha sonra Galatasaray ve Karagümrük'te oynadı. Futbolu bıraktıktan sonra teknik direktörlük yapan Recep Adanır, iki kısa dönem Beşiktaş'ta görev yaptı. ![]() Karanlık aydınlıktan,yalan doğrudan kaçar. Güneş yalnızda olsa etrafa ışık saçar. Üzülme doğruların kaderidir yalnızlık. Kargalar sürüyle KARTALLAR yalnız uçar Beşiktaşım Herşey Sensin,Dünyam Sensin,Hayat Sensin; Gelecekse Tüm Acılar,Biz Hazırız Senden Gelsin; Bu Sevdadan Vazgecersek Allah Belamızı Versin... |
|
#7
| ||||
| ||||
| Nazmi Bilge ![]() Nazmi Bilge (d. 10 Ekim 1934, Trabzon), Beşiktaş’ın unutulmaz kaptanlarındandır. Trabzon Lisesi’ni bitirdikten sonra 2 yıl yüksek öğrenim gördü. Futbola da Trabzon’da İdmanocağı Kulübü'nde başladı. Dayısı olan ünlü futbol adamlarından Hasan Polat’ın desteğiyle 1954 yılında Beşiktaş’a transfer oldu. Nazmi Bilge 1. Ulusal Lig'in kurulması ile Beşiktaş'ın ilk golünü atan futbolcudur. 21 Şubat 1959 günü, Beşiktaş'ın Altay ile oynadığı maçta iki gol atarak takımının bu yeni ligdeki ilk golü atmış oldu. 5 yıl sonra, 1962 yılında Altay’a transfer olana kadar Beşiktaş’ta çok başarılı bir performans çizdi. İstanbul Ligi, Milli Küme, Federasyon Kupası ve Birinci Lig’de toplam 158 gol atmayı başardı. 3 kez A Milli Takım forması giydi. Nazmi Bilge, futbolu bıraktıktan sonra Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün yönetiminde ve Türkiye Futbol Federasyonu'nda görev aldı. -------------------------------------------------------------------------- Ali İhsan Karayiğit ![]() Ali İhsan Karayiğit, (doğum 1927 - Salihli) Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün santrafor mevkiinde oynayan unutulmaz futbolcularından. Ali İhsan Karayiğit, futbola Balıkesir’de başladı. Türkiye şampiyonalarındaki başarılı futboluyla kısa sürede büyük takımların gözdesi haline geldi. 1950 yılında Beşiktaş’a transfer oldu. 1950 ile 1959 yıları arasında Beşiktaş'ta oynadı. Bu dönem içinde Ali İhsan Karayiğit, 3 İstanbul Ligi, 2 Federasyon Kupası Şampiyonluğu, 1 Türkiye Birinciliği yaşadı. Daha sonra 1959’da Adalet’e transfer oldu. Bir yıl sonra ise aktif futbol yaşamını noktaladı. Mükemmel bir tekniğe ve futbol zekâsına sahip olan Ali İhsan Karayiğit, 11 kez A Milli formayı giydi. Futbolu bıraktıktan sonra bir süre spor yazarlığı yapan Karayiğit, 1960’ta Beşiktaş’a üye oldu. Uzun yıllar Divan Kurulu’nda görev yaptı. Bir dönem Beşiktaş Genç Takımı’nı da çalıştırdı. -------------------------------------------------------------------------- Faruk Karadoğan ![]() Faruk Karadoğan, Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün unutulmaz oyuncularından. 1947 yılında doğdu ve futbola Mersin İdman Yurdu'nda başladı. 2. Lig’deyken henüz 17 yaşındaki Faruk oynadığı futbolla hem Gençlerbirliği takımının hem de Genç Milli Takım yetkililerinin dikkatini çekti. 1964’de Gençlerbirliği’ne transfer oldu. Hemen ardından 1 yıl sonra da Beşiktaş’a transfer oldu. Beşiktaş forması altında 1965/1966 ve 1966/1967 sezonlarında lig şampiyonluklarını yaşadı. Yüksek kondisyonu ile sol açık mevkiinin değişmez adı oldu. 7 yıl boyunca oynadığı Beşiktaş’ta 171 lig maçında 34 gol attı. Toplam 52 defa milli formayı giydi. Futbol Federasyonu tarafından altın madalya ile ödüllendirilen ilk Beşiktaşlı milli futbolcu oldu. 1972’de Adanaspor’a transfer oldu. 1974’te tekrar Beşiktaş’a geri döndü ancak eski formunu yakalamadığı için özel maçlarda yer aldı. -------------------------------------------------------------------------- Güven Önüt ![]() Güven Önüt, (1940 - 24 Şubat 2003) Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nde gol krallığı da yaşamış forvet. Aydın'da doğan ve 16 yaşında Aydınspor ile başladığı futbola, İzmirspor formasıyla devam etti. Bu takımda oynadığı dönemde 1958 - 1960 yılları arasında İzmirspor oldukça başarılı bir dönem yaşadı ve Güven Önüt ünlendi. 1960 Temmuz ayında yılında Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş Güven Önüt'ü transfer etmek için kıyasıya rekabete girdi. Ancak Güven, arkadaşı Kaya Köstepen'in de isteği ile Beşiktaş'a transfer oldu. Kendisine has çalımlarıyla rakiplerini geçişi, şık kafa golleri, isabetli pasları ve sert şutlarıyla etkili oldu. Yugoslav Teknik Direktör Ljubisa Spajiç ile 1966 ve 1967 yıllarında 2 Türkiye Ligi şampiyonluğu yaşadı. 1960 - 1969 yılları arasında 225 maçta oynayıp, 94 gol attı. 1963 yılında 19 golle “Gol Kralı” olarak, Beşiktaş tarihindeki ilk gol kralı olma unvanını yakaladı. 1968 - 1969 sezonunda Beşiktaş forması ile futbola veda etti. ------------------------------------------------------------------------- Zekeriya Alp ![]() Zekeriya Alp, (1948 - İstanbul) Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün unutulmaz futbolcularından. 1968 - 1969 sezonunda Feriköy’den Beşiktaş’a transfer oldu. 1968’den 1978’e kadar 11 sezon boyunca 204 lig maçında forma giydi. Daha çok savunma yönü güçlü olan Zekeriya Alp, 6 gol attı. Zekeriya Alp, sol kanatta görev yapar ve o kanatta attığı deparlarla tanınırdı. İstikrarlı ve centilmen bir futbolcuydu. Türkiye Birinci Lig’deki ilk resmi golünü 5 Eylül 1971’de Beşiktaş’ın Vefa’yı 3-1 mağlup ettiği karşılaşmada kaydederek takımını 1-0 öne geçirmişti. 22 kez A Milli Takım’da Beşiktaş’ı temsil eden Zekeriya Alp, Beşiktaş’ın en talihsiz dönemlerinde forma giymişti. Sadece 1975’te bir Türkiye Kupası Şampiyonluğu yaşayan başarılı futbolcu, 1978’de futbolu bıraktı. Futbolu bıraktıktan sonra spor yazarlığı, TV yorumculuğu ve spor yöneticiliği yaptı. Çeşitli dönemlerde Beşiktaş yönetiminde ve Türkiye Futbol Federasyonu'nda görev aldı. Levent Bıçakcı yönetiminde Türkiye Futbol Federasyonu Basın Sözcülüğü yaptı. -------------------------------------------------------------------------- Kaya Köstepen ![]() Kaya Köstepen (1934, Aydın - ), Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün unutulmaz futbolcularından. Kulübün Avrupa Kupalarındaki ilk golünü atan oyuncusu. Futbola Aydınspor'da başladı. 1955 yılında Altay'a'a transfer oldu ve 1957'ye kadar bu takımda santrafor olarak oynadı. 1957/1958 sezonunda Beşiktaş’a transfer oldu. Siyah-Beyazlı ekipteki ilk yılında Federasyon Kupası Şampiyonluğu yaşayan Köstepen, 1970 yılına kadar Beşiktaş forması giydi. Siyah-Beyazlı ekibin orta sahasının değişmez ismi olan ve çok kritik gollere de imza atan Kaya Köstepen, Beşiktaş’ta 4 Lig Şampiyonluğu yaşadı. 3 kez A Milli formayı giydi. 332 Birinci Lig maçında 7 gol kaydetti. Kaya Köstepen, futbolu bıraktıktan sonra teknik adamlık yaptı. 27 Kasım 1958'de Real Madrid'le oynanan Şampiyon Kulüpler Kupası maçında Kaya Köstepen gol atarak maçın 1-1 bitmesini sağlamış ve Beşiktaş'ın ilk Avrupa Kupalarındaki golünü atmıştı. Sukran Kostepen ile evli olan Kaya Kostepen'in Hakan ve Kaan adinda iki oglu vardir. -------------------------------------------------------------------------- Necmi Mutlu ![]() Necmi Mutlu, (doğum 1937 İstanbul) Beşiktaş Jimnastik Kulübü eski kalecisi. Necmi Mutlu, futbola 16 yaşında Beykoz'da başladı. 5 sezon boyunca Beykoz ve Kadırga'da oynadıktan sonra 1958'de Beşiktaş'a transfer oldu. 11 sezonda 241 Maçla Türkiye 1. Ligi'nde Beşiktaş'ın kalesini en çok koruyan kaleci oldu. Oynadığı dönem boyunca 3 Lig, 1 Cumhurbaşkanlığı, 2 TSYD Kupası şampiyonluğu yaşadı. Özellikle karşı karşıya pozisyonlardaki başarısı, refleksleri ve soğukkanlılığıyla döneminin en iyi kalecileri arasında yer aldı. 1968/1969 sezonu sonunda kalesini genç Sabri Dino'ya bırakarak futbola veda etti. Futbolu bıraktıktan sonra Beşiktaş'ta yardımcı antrenörlük ve kaleci antrenörlüğü yaptı. -------------------------------------------------------------------------- Sabri Dino ![]() Sabri Dino (1942 - 14 Ocak 1990, İstanbul), Türk futbolunun unutulmaz kalecilerindendir. Futbola 14 yaşında Tarabya'da başladı. Galatasaray genç takımında kısa bir süre forma giydikten sonra Beyoğluspor'a transfer oldu. 1964 yılında Beşiktaş ile Fenerbahçe'nin girdiği transfer mücadelesi sonunda Beşiktaş'a transfer oldu. 1966/1967 sezonuna kadar Necmi Mutlu'nun yedeği olarak sahaya çıkan Sabri Dino, bu sezonda Beşiktaş kalesini devraldı. 1975 yılına kadar Beşiktaş'ta 194 lig maçına çıktı. 1966 ve 1967 yıllarındaki lig şampiyonluklarında büyük pay sahibi olan Sabri Dino, Necmi Mutlu'dan sonra Beşiktaş'ın kalesini en çok koruyan isim ünvanını da halen elinde bulunduruyor. 12 kez A Milli formayı giyen unutulmaz kaleci, özellikle 13 Ocak 1973'te Napoli'deki Dünya Kupası grup eleme maçının kahramanı olarak anıldı. Bu maçta İtalya milli takımının yıldızlarına gol şansı vermeyen Dino, maçın 0-0 berabere bitmesinde başrolü oynadı. Futbolu bıraktıktan sonra tekstil sektörüne giren ve kendi ismini taşıyan markasıyla erkek gömleğinde önemli bir isim haline gelen Sabri Dino, ekonomik sıkıntılar sonucu bunalıma girmiş ve 14 Ocak 1990 günü Boğaziçi Köprüsü'nden atlayarak intihar etmiştir. -------------------------------------------------------------------------- Ahmet Özacar ![]() Türk Futbolu’nun ve Beşiktaş’ın “Küçük” lakaplı büyük yıldızlarından Ahmet Özacar, 1937 yılında Lüleburgaz’da doğdu. 6 çocuklu bir ailenin oğlu olan Ahmet Özacar, 1955’te İstanbul’un amatör takımlarından Şehremini Altınok’tan Beşiktaş’a transfer oldu. Aynı dönemde kendisinden 5 yaş büyük Ahmet Berman’la birlikte Beşiktaş’ta yer aldığından “Küçük Ahmet” adıyla anıldı. 1971’e kadar santrfor, sağaçık, solaçık ve sağiç olarak 16 yıl Beşiktaş forması giydi. 1970’te jübilesini yaptıktan sonra, 1970-71 sezonunda tekrar takıma çağrıldı ve Beşiktaş’ın krizli döneminde 3 lig maçında ikinci yarılarda oyuna “kurtarıcı” olarak alındı. Beşiktaş, Avrupa Kupaları’ndaki ilk galibiyetini 28 Eylül 1960’ta Rapid Wien’i 1-0 yenerek alırken tek gol yine Küçük Ahmet’ten gelmişti. Özellikle derbilerde oldukça başarılı performans gösterdi ve hem Galatasaray’a hem de Fenerbahçe’ye 9’ar gol attı. 3 kez Lig, 2 kez de Federasyon Kupası olmak üzere 5 kez Türkiye şampiyonluğu yaşadı. Türkiye Ligi’nde 313 maçta 100 gol attı. Bunun dışında Türkiye Kupası’nda 5 kez gol attı. Attığı goller kadar, gollük ortalarıyla da ün yaptı. 2 kez A, 1 kez de B olmak üzere 3 kez Milli formayı giydi. Ahmet Özacar 23 Ekim 2005'de İstanbul'da vefat etti. -------------------------------------------------------------------------- Yusuf Tunaoğlu ![]() Yusuf Tunaoğlu, (1946 - 22 Temmuz 2000 İstanbul) Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nde oynayan Türk futbol tarihinin en yetenekli futbolcularından. Şenol Birol ve Birol Pekel'in Fenerbahçe'ye transfer olması ile yine Beşiktaş alt yapısından yetişen Sanlı Sarıalioğlu ile birlikte A takıma çıkarıldı. 1962 - 1963 sezonunda henüz 17 yaşında iken A takımla maça çıktı. Baba Hakkı’nın kontrolünde önce Genç Takım’da arkasından da Profesyonel Takım’da yer aldı. Sadece Beşiktaş’ta değil, Türk Futbolu’nda 30-40 yılda bir sahalarda görülebilen süper yıldızlardan biriydi. Anderlecht’e transfer olmak üzere iken şanssız bir trafik kazası geçirdi. Anderlechtli yöneticilerin dikkatini, 1965 yılında Belçika’da organize edilen Ordulararası Dünya Şampiyonası karşılaşmalarında çekmişti. O’nu terhis olur olmaz renklerine katmaya karar vermişlerdi. Bu büyük transfere Beşiktaş da razı olmuştu. Taraflar her konuda anlaşmışlardı. Ancak Belçika'ya gitmeden hemen önce alkollü bir şekilde Boğaz’da yaptığı trafik kazasından sonra Anderlecht bu transferden vazgeçti. Beşiktaş’ın tarihinin en başarılı kadrolarından olan; Hakkı Yeten’li, Şükrü Gülesin’li, Hüseyin Saygun’lu kadrosunda bile çok genç yaşta ilk onbirde kendisine yer bulabilecek çaptaydı. Beşiktaş’ta 2 Türkiye Ligi Şampiyonluğu, 1 Cumhurbaşkanlığı Kupası yaşadı. 1962-1976 yılları arasında 172 lig maçında 23 gol kaydetti. 6 kez A, 3 kez Ümit, 5 kez de Genç olmak üzere toplam 14 kez Milli oldu. Büyük top tekniği, driplingleri, arkadaşlarına attığı milimetrik paslar ve oyun kuruculuktaki zekası ile Avrupa çapında bir oyuncuydu. Ancak özel hayatındaki düzensizlik ve gece hayatına düşkünlüğü nedeniyle kariyerinde hal ettiği yere gelemedi. Futbolu bırakmadan önce bir sezon Altay'a transfer oldu, ancak Beşiktaş'a geri döndü. Futbolu bıraktıktan sonra, uzun bir dönem Beşiktaş alt yapısında görev aldı. 2000 yılında Kuşadası'nda kaldığı otelde geçirdiği kalp krizi sonucu yaşama çok erken veda etti. ![]() Karanlık aydınlıktan,yalan doğrudan kaçar. Güneş yalnızda olsa etrafa ışık saçar. Üzülme doğruların kaderidir yalnızlık. Kargalar sürüyle KARTALLAR yalnız uçar Beşiktaşım Herşey Sensin,Dünyam Sensin,Hayat Sensin; Gelecekse Tüm Acılar,Biz Hazırız Senden Gelsin; Bu Sevdadan Vazgecersek Allah Belamızı Versin... |
|
#8
| ||||
| ||||
| Mehmet Ekşi ![]() Mehmet Ekşi (1955 - ) Trabzonspor ve Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nde uzun süre başarıyla görev yapan futbolcu, teknik direktör. Elazığspor’da oynarken Trabzonspor'lu yetkililerin dikkatini çekerek, Trabzonspor’a transfer oldu. Bordo-Mavili takımın şampiyon kadrolarında yer alarak ünlendi. 1978’de Beşiktaş'a transfer oldu. Ağırbaşlı, az konuşan, öz söyleyen karakter yapısı ile takım arkadaşları arasında saygı uyandırdı ve yöneticiler tarafından “Kaptan”lığa getirildi. Defansta ve orta sahada, bilhassa hava toplarındaki üstünlüğü ile beğeni kazandı. Zaman zaman hücuma katılarak, galibiyet getiren gollerin de sahibi oldu. Beşiktaş formasıyla 189 maç oynadı ve 25 gol attı. Futbolu bıraktıktan sonra teknik direktörlük yapmaya başladı. Beşiktaş'ın teknik ekibinde görev yaparken 2005-2006 sezonunda Rıza Çalımbay'ın istifa etmesi ile geçici bir süre teknik direktörlüğe getirildi. 1 ay kadar A takımın sorumluluğun üstlenen Mehmet Ekşi, Jean Tigana'nın gelmesi ile genel menajerlik görevini üstlenmiştir. ------------------------------------------------------------------------- Necdet Ergün ![]() Necdet Ergün, (doğum 5 Mayıs 1954 - Sivas) Trabzonspor ve Beşiktaş Jimnastik Kulübü futbol takımın unutulmaz sağ açıklarındandır. 80li yılların ılk yarısında unutulmaz maçlar çıkarmıştır. Bu maçlardan birinde topu elle düzelterek rakip ceza alanına girmesi sonucunda Gırgır dergisinin o haftaki sayısında Necdet beye el kramponu tasarımlı bir karikatüre konu olmuştur. Futbola İstanbul Anadolu takımda başladı. Boluspor'da profesyonel oldu ve oynadığı futbolla dikkatleri çekti. Trabzonspor'a transfer olarak bu takımın efsane kadrosu içinde yer aldı. 1979 yılında Beşiktaş'a transfer oldu. Beşiktaş'ta da 1981/1982 ve 1985/1986 sezonlarında şampiyon kadro içinde yer aldı. 9 kez milli formayı giyen Necdet Ergün, 1986 yılındaki şampiyonluk sonrası futbolu bıraktı. ------------------------------------------------------------------------- Kadir Akbulut ![]() Kadir Akbulut, (8 Mayıs 1960 - Denizli) Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün unutulmaz sol kanat defans oyuncusu, antrenör, menejer. Futbola 1976 yılında Denizlispor altyapısında başladı. 1980’de Beşiktaş’a transfer oldu. Siyah-Beyazlı takımda üçüncü sezondan |