|
#1
| ||||
| ||||
| Cam gibiydin kırıldığında keskinleşiyordun Acıtıyordun canımı nedenli nedensiz Artık senden bir şey istemiyorum , diyemem Olmak istediğim adam olamadım , biliyorsun Olmamı istediğin adam olmaya da çalışmayacağım Çünkü sen ulaşılması zor değil imkansız olandın Ve ben elimdekinin değerini bilemeyenim En zoru senden vazgeçmek Bazı savaşlar kazanılmaz Bazı zaferler elde edilemez Elde edilseler bile bir değeri kalmayacak kadar yıpratırlar insanı Sen işte böyle zor bir zaferdin Ben bu zaferi kaybettim Mert HEPER GÖNLÜMÜN İNTİHAR ARZUSU Yaprak kokularında akşamı duyuyorum Ki beni yokluk denen yere yaklaştıracak. Yaprak kokularında akşamı duyuyorum Ki alnımda sulardan şarkılardan bir şafak. Sükûn bir gemi olur, gece bir deniz şimdi Ki yelken gibi açmış yasını gençliğimin. Sükûn bir gemi olur, gece bir deniz şimdi Ki geçer dalgaları içimden serin serin. Rüzgâr istiyorum ben ruhumun güllerine Ki bir anda yaşasın iç içe rüyalarım. Rüzgâr istiyorum ben ruhumun güllerine Ki dökülsün, dağılsın, yok olsun hülyalarım Solmamış Bir Sevgi Hikayesi... Karmaşık yorgunluğun serin sendromuydu aşk, Yaşanılamayan pişmanlıklar , yaşanılmış sevgilerdi aslında Gözler gözleri ararken Ben seni buldum derinlerde Aşk arayan bir kumru değildi belki sorulan Ama sonsuz sevgiydi kalpteki gülümseme Seni sevmek demekti ilhamın otobüs durağında gelmesi Ve yağmur beklerken güneşin açması Kalbimde bir hüzün kırıntısı kalmadı ama Seni sevmenin anlamı kaldı aklımda Bir düş kırgınlığıdır aşk Gökkuşağından geçen 7 ayrı renk gibi Solmamış bir sevgi hikayesi Yada üşümemek için kullanılan aşk battaniyesi Bense o sıcaklıkta titriyorum Sebebi çok açık Seni gerçekten , kalpten seviyorum... Ben Sana Mecburum Ben sana mecburum bilemezsin Adını mıh gibi aklımda tutuyorum Büyüdükçe büyüyor gözlerin Ben sana mecburum bilemezsin İçimi seninle ısıtıyorum Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor Bu şehir o eski İstanbul mudur? Karanlıkta bulutlar parçalanıyor Sokak lambaları birden yanıyor Kaldırımlarda yağmur kokusu Ben sana mecburum sen yoksun Sevmek kimi zaman rezilce korkudur İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur Tutsak ustura ağzında yaşamaktan Kimi zaman ellerini kırar tutkusu Birkaç hayat çıkarır yaşamasından Hangi kapıyı çalsa kimi zaman Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu Fatihte yoksul bir gramafon çalıyor Eski zamanlardan bir Cuma çalıyor Durup köşe başında deliksiz dinlesem Sana kullanılmamış bir gök getirsem Haftalar ellerimde ufalanıyor Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem Ben sana mecburum sen yoksun Belki Haziranda mavi benekli çocuksun Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun Bütün ıslanmışşın tüylerin ürperiyor Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin Kötü rüzgâr saçlarını ***ürüyor Ne vakit bir yaşamak düşünsem Bu kurtlar sofrasında belki zor Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden Ne vakit bir yaşamak düşünsem Sus deyip adınla başlıyorum İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin Hayır başka türlü olmayacak Ben sana mecburum bilemezsin.. Sen Kalbimdesin Yürekten gelir hani Duygular Satirlara dökmek istersin Zaman gelir canin önemi kalmaz Ama Yardan vazgecemezsin En büyük Düsmanin Sana Yüregin olur Firtinalar koparir engelleyemezsin Ilk kez tatmisindir bu Duyguyu Zaman zaman isyan edenlerdensin Gözyasin birikip icine akar Belkide en fazla aglayanlardansin Güldügün anlarda olacak elbette Sonucta sende bir Insansin Istemezsin Yare actigin Gözlerin Yari görmeden kapansin Sakin Kadere sitem edeyim deme Birakta Felek utansin Hani farkinda olmadanbazen Düsünceye dalarsin Dertlerin Denizinde Bogulacan sanirsin Kivrandikca daha cok batar bir türlü kurtulamazsin Careyi Hayallerde Umutlarda ararsin Yanlizlarin yanlizi Sen Bende hep var olansin Sen herseyden vazgectigim anda Tek geriye kalansin Ey Sevgili Özleminle kurudum, döküldü yapraklarım, Ruhuma hayat veren baharımsın sevgili. Nağmesi ah olan inleyişle anarım, Beni bu ateş ile yakansın ey sevgili. Ne vuslat, ne ayrılık, sana kandırdı beni, Yoksa aşkın devası, devamsızlık mı dersin. İstemem dermanım terketmekse güzeli, Sen gönül diyarımda sultanımsın sevgili. Kokladım bir kere güle meylim kalmadı, Canımı seni buldum cana sevgim kalmadı, Affeyle cüretimi dilde sözüm kalmadı, Ben aşkında yok oldum, özümsün ey sevgili. DÖNMEDİN..... Soğuk bir sonbahar akşamıydı gidişin. Hava kararmış, yağmur yağmaya başlamıştı. Düşlerimize yağmur yağıyordu, rüzgar üşütüyordu ellerimizi. Gözlerin donuk, bedenin halsizdi. Gizli bir el, kalkışa hazırlanan otobüse binmen için seni sürükler gibiydi. Sanki, kalmak istiyordun "Baharda dönerim." demiştin, hatırlıyor musun? "Sakın beni unutma, bekle." Ben seni unutmadım sevgili. Ben seni unutmadım. Bütün kış, baharda döneceğin günün hayali ile ısındım. Minik öpücüklerle uyandırıp, güneşin doğuşunu gösterecektim sana. Çiçeklerin, denizin, kumsalın, güneşin tadına birlikte varacak, gün batımlarında denizle birleşen ufuk çizgisini birlikte seyredecek, ay ışığında mutluluk şarkımızı söyleyecektik. Yalan değil, kaçamak sevdalara takıldım yokluğunda bir süre. Sana benzeyen her şeyi sevdim ben. Sevdiğim her şeyde senden izler vardı. Aradığımı buldum sandım ama yanıldım, bulduğum sen değildin. Olmadık zamanlarda aklıma düştün, zamansız yaralandım. Her sabah, seni bulmak için yollara düşmek geldi içimden ama gidemedim. Yalnızlığın acısıyla gurur satın alır oldum her gece. "Gelir" dedim kendi kendime. Söz verdi, gelmesi gerek. Bekledim. Kendimi paramparça hissettim ama yine de sana kızamadım. Unuttum kötü sözlerini. Unuttum kapında bekletildiğimi. Unuttum telefonlarıma cevap vermediğini. Kavgalarımızı unuttum. Bir tek seni unutmadım sevgili. Bir tek seni unutamadım. Hep dönmeni bekledim. Zamanla alıştım acılara, ölüm ilanlarında kendiliğinden silinen adreslere. Alıştım sevdiklerimin yokluğuna. Ama yalnızlığa alışamadım. Hasrete alışamadım. Sensizliğe alışamadım. Hep dönmeni bekledim. Olmadı gülüm. Bir araya gelemedik. Oysa daha yolun başındaydık, tomurcuktuk daha çatlamaya hazır, bahar gelmeden ayrıldık. Şimdi artan yalnızlığım, senin büyüyen yokluğun var. Duvarlarda gözlerinin izi, kapı kollarında parmak izlerin saklı. Sen neredesin sevgili? Varlığın nerede? Bir mevsim döndü sen dönmedin. Düşlerim böyle dağınık değildi eskiden. Kara bulutlar gibi kümelenip bir yere, acılarım yüreğimde çöreklenmezdi gece yarılarında. Özlemlerim hiç bu kadar uzak olmamıştı gün ışığına. Hasret bu kadar büyümemişti. Şimdi göçebe olmuş yüreğimle her sabah yeni yolculuklara çıkıyorum. Gün ışığına çoğalmış hasretimle hızla kaçıyorum kara ağızlı tünellerin içinden. Umudun türküsünü söylüyorum öksüz bakışlarımla. Adsız bir çiçek .. Rengini dünyaya ilk defa sunan Adsız bir çiçek gibi parlıyorsa gözlerim Sevgilim Bana "sen bir şairsin" dediğin zaman. Yalnız sana yazıyorum bu şiiri İstersen bir şiir gibi okuma Çünkü her yıl yeniden yazacağım onu Soğuklar başlayınca havalanıp Millerce yol katettikten sonra Güneyi tadan bir kuşun sevinciyle. Ve yazmış olacağım bir de Her dönemde her çağda Sevdanın kendine özgü diliyle. Teşekkürler Sevgilim kaç mevsım gectı o cehennem ayrılığının üstünden kım bilir hangi kucaklarda pinekledin benden sonra kım bilir hangi yüzlere baka baka -sevgilim- dedin.... ve kim bilir kaç kez andın bizi teşekkürler sevgilim.... sayende yalnızlığı dost edindim....... seninle romanımız bitince kapanınca bu imkansızlık perdesi kargalar üşüştü leşime ama kanmadım bu sefer hiçbirine verdiğin acılarla beni zorla adam ettin nerde o çılgın nerde o gözükara teşekkürler sevgilim... bana insanlara güvenmemeyi öğrettin..... senden sonrakiler seni hep kınadılar.... saklayamadım kahpeliğini bir türlü sana yazdığım her şiiri bulup okudular.... ah ulan yine de toz kondurmadım güzelliğine ama üzgünüm esmer kız -seni seviyorum- dedim senden sonrakine.... telefon açıp da sana dinlettiğim şarkılar bugun sanki yabancı sözler aynı oysa...besteler aynı değişen duygular sadece....bir de ismin belki unutmuşsundur.... benım adım Okan senin adın yalancı..... teşekürler sevgilim... ilaç diye yudumladım verdiğin acıları....... yediğin lokmanın lafı olmaz ama zamanımı ziyan ettin... kurduğum doğruların üstüne utanmadan sıkılmadan yalanlar ektin düşmanım olasın diye sevmemiştim oysa bilirsin sokak köpeğinin bile hatrı vardır bende ama gel gör ki aşkımı sana haram ettim......! teşekkürler sevgilim.... ruhuna üç öğün küfür ede ede cehennemi şimdiden garantiledim..... borcun çok kabarık önce gençliğimi sonra aşkımı ödemelisin ama ömrün yetmez tüm bunlara en iyisi kıyameti bekle belki bugün...belki yarın... belki sonbaharken mevsim.... şunun şurasında ne kaldı ki ölüme? teşekkürler sevgilim... seni hergün yeniden affedebilmenin huzurunu bana yaşattıüın için...... sen benim bu asiliğime aldırma beni tanırsın... kolay kolay kin gütmem kimseye hem kalem ile kağıdım masadayken ne gerek var ki yüzüne tükürmeye..? ! günaha girdiğime değmez şüphesiz.... sanki insan olacaksın bak yine yağmur yağıyor edepsiz..... az kaldı..... tüm şiirlerim ulaşacak sana bir gün ama kızma bak sana durmadan teşekkür ediyorum şiirlerle..... şarkılarla...... Oturup seni düşündüm Yıldızlar öperken gökyüzünü mavi bir gecenin atlasında oturup seni düşündüm ılık bir gözyaşı damlasında sesler geldi uzak denizlerden gemiler kalktı sıra sıra bir martı havalandı üzerimden bin özlem döküldü sulara hasret yüreğime bulandı yüreğim sevdalara bir demet bulut oldu gözlerim dağıldı uzaklara seni şiirlerde aradım kitaplarda türkülerde şarkılarda aradım ıssız bir gecenin oylumunda oturup seni kanadım ![]() İLK KARŞINA ÇIKANI SEVME, SENİ SEVECEK OLAN ARKALARDA BİR YERDE SENİ BEKLİYOR.. özgür ÖZDEM macchu.picchu@hotmail.com Bu mesaj en son " 03-12-2005 " tarihinde saat 01:43 AM itibariyle muganhan tarafından düzenlenmiştir.... |
|
#2
| |||
| |||
| emegine saglik |
|
#3
| ||||
| ||||
| gökhan ya yine döktürmüşsn.ellerine sağlık.sende olmasn nerde bilcez bu kadr aşk şiirini ![]() ![]() Çocuktum Hep kardan adamlar süslerdi düşlerimi Büyüdüm Hep kandan adamlar oydular yüreğimi Çocuktum Hep ölümsüz aşkları okurdum masallarda Büyüdüm Ne aşklar satıldı o körkütük masalarda Çocuktum Şerefti itibardı bütün kapıları açan anahtar Büyüdüm Hiçbir güç tanımadım para kadar Çocuktum Saçlarından yakalardım ümitleri Büyüdüm Ezberledim bütün ihanetleri Çocuktum Yaşam bir yağmur gibi düşerdi avuçlarıma Büyüdüm Şimdi hep çocukluğum geliyor aklıma... Sakın Sen büyüme çocuk! |
|
#4
| ||||
| ||||
| arkadaslar sizde ekleyin birseyler bu konu burada sabit kalsın istedim ![]() ![]() ![]() İLK KARŞINA ÇIKANI SEVME, SENİ SEVECEK OLAN ARKALARDA BİR YERDE SENİ BEKLİYOR.. özgür ÖZDEM macchu.picchu@hotmail.com |
|
#5
| ||||
| ||||
| Dün gece uzun uzun Seni andım ağladım. Sonu yok yolumuzun Ona yandım ağladım. Kim bilir acımızı Bu yasak aşkımızı O eski şarkımızı Çaldım-çaldım ağladım! .. Dolaştım sokaklarda Ağaran şafaklarda Seni senden uzakta Sardım sardım ağladım İmrendim sevenlere Sarılıp gidenlere Elele gezenlere Baktım baktım ağladım Benimsin bende değil Ellerim sende değil Yanmamak elde değil Yandım yandım ağladım. Tuza bastım yaramı Aşkla açtım aramı Sensiz son sigaramı Yaktım yaktım ağladım ---------------------- Bu böyle sürüp gitmeyecek biliyorum Bir sabah bir dilencinin avuçlarına bırakacağım kendimi Kim ne derse desin! Tahammülüm kalmadı artık Bıktım seni sensiz yaşamaktan Nasılsa döneceğin yok senin Çıldıracağım bu gidişle Allah kahretsin! .. Dünya ateşler içinde Savaşlar almış başını gidiyor Afrika'da insanlar açlıktan ölüyor Bense bu gidişle sensizlikten öleceğim Umurun da mı senin? Kimbilir hangi cehennemdesin? Allah kahretsin! .. Hangi masaya otursam Senin sevdiğin içkiyi koyuyorlar önüme Vazomda hep senin sevdiğin çiçekler Ve dudaklarımda hep senin sevdiğin şarkılar Senin doğumgünlerini kutluyorum senden habersiz Ve her sabah dualar ediyorum mutluluğun için Ne yapsam, ne etsem, nereye gitsem Ecel gibi peşimdesin Allah kahretsin! .. Dün birine rastladım aynı sokakta Saçları sen, gözleri sen Koştum heyecanla peşinden Ve hayatımda ilk defa bir tokat yedim Senin yüzünden... İşte böyle bir sevda benimkisi Bu zamanda, bu devirde Haklısın adam olacağım yok benim En güzeli artık son vermek bu hayata En korkunç uçurumlardan bırakmak kendimi Ya da en yüksek tepelerden En uçsuz bucaksız denizlere bırakmak bedenimi Ama içimde sen varsın Ya sana bir şey olursa? Allah kahretsin! -------------------- Son mektubun elimde Bana veda etmişsin Ayrılırken herkese Her şey bitti demişsin Duydum da inanmadım Aşka gülüp geçmişsin Benimkisi aşk değil Bir oyundu demişsin Zafer senin zaferin Eser senin eserin Sevin ey zalim sevin Bak bir erkek ağlıyor Geceden ta sabaha Resmine baka baka Hayatında ilk defa Bak bir erkek ağlıyor ------------------- Bana bunu yapmayacaktın Öyle sırtımdan vurmayacaktın beni Gelişin gibi onurlu olmalıydı gidişin Ve öylesine gururlu bitişin. Gel gör ki kötü oynadın bu oyunu Erken düştü masken yüzünden Demek sen içimde büyüttüğüm bir dev değil Bir hiçtin Görüyorsun işte Gittin Ve de bittin… Bana bunu yapmayacaktın Böyle bir hançerle yıkmayacaktın beni Bir ihanetin adresi olmamalıydı ayak izlerin Yoksa ben mi yanlış tanıdım seni? Yoksa hep böyle kirli miydi senin denizlerin? İşte ellerimde Suç ortağın bir sinema bileti Bir pastane köşesi Bir tiyatro gişesi. Bu kadar ucuza gitmeyecektin Sigara dumanlarında harcamayacaktın bu aşkı Ve aşk cellatlarına meze yapmayacaktın beni Şimdi boş bir mezar bulsam Seni böylesine sevdiği için Oraya bırakırdım kalbimi… Bana bunu yapmayacaktın Böyle küstürmeyecektin şiirlerimi Kan kırmızısı yağmurlar Yağdırmayacaktın gecelerime Kanatlarını kırmayacaktın umutlarımın Beni böyle çıldırtmayacaktın! Artık Adın ihaneti çağrıştırıyor bana Ve tadın bir yılanın en öldürücü zehrini Söyle Şimdi hangi yüreğe saplıyorsun O acımasız hançerini? .. Bil ki Bundan böyle Yasaklanmış kitaplarım gibisin bana Yaklaşmam yasak Dokunmam yasak Ve ömrümce Sarılmam yasak sana!.. --------------------- Sen hayatımın en vazgeçilmez aşkı Sen uğrunda en çıldırdığım esmer Sen yolunda savaşlar verdiğim sevdam Sen uğrunda ölümlere gidip geldiğim Sen beklediğim Sen özlediğim Sen gizlediğim... Güneş doğmayı unutabilir Sabah olmayı Yağmur yapmayı Ama ben seni asla... Çiçekler açmayı unutabilir Kuşlar uçmayı Baharlar gelmeyi Ama ben seni asla... Ne zaman bir şiir okunsa aklımdasın Ne zaman bir telefon çalsa karşımdasın Sen tanrımın en güzel armağanı Sen hayatımın en gerçek yalanı Sen bütün huylarımı ezbere bilen Sen gözyaşlarımı en iyi silen Sen dünyanın en güzel kadını Sen yemeğimin tuzu Yüreğimin buzu Anasının en güzel kızı Sen kalbimde en tatlı sızı Sen bütün varlığımın en sevimli hırsızı Sen sevdikçe sevilesi Övdükçe övülesi Öptükçe öpülesi aşkım... Sen beni yokluğuyla delirten varlığıyla yolumu yolundan çeviren Sevdasıyla beni bir dağ gibi deviren kadın Bundan böyle senden sorulsun günahlarım Sende bütün sorularım Sende bütün cevaplarım Adam olmuşsam senden Katil olursam senden Ben çoktan vazgeçtim kendimden Ama senden Asla kadınım ASLA! ... ---------------- AHMET SELÇUK İLKAN |
|
#6
| |||
| |||
| hepsi çok güzel arkadaşlar ellerinize sağlık |
|
#7
| ||||
| ||||
| Kokladım bir kere güle meylim kalmadı, Canımı seni buldum cana sevgim kalmadı, Affeyle cüretimi dilde sözüm kalmadı, Ben aşkında yok oldum, özümsün ey sevgili. emegıne saglık ![]() NO UNSIGNED |
|
#8
| ||||
| ||||
| hepınızın emegıne saglık hepsı cok guzel şiirler ![]() Üvey insanlık mı alın yazım... Aşkına doyamadım Karardı aydınlığım Üvey aşklarmıymış alın yazım |
|
#9
| |||
| |||
| eline yüreğine sağlık.bunları bizle paylaştığın için teşekkürler.... |
|
#10
| |||
| |||
| Güzel şiirler eline sağlık |