|
#1
| ||||
| ||||
| bana sığınmalarını özlüyorum aslında seni değil.... Susmak; bağırışın –ki ağzımdan dökülmeden- diğer anlamı oldu. ihanetler ... Her ihanetin açıklaması vardı ve her ihanetin açıklaması sır gibi gizli iken, yarım yamalak bırakıp gidişinin anlamı var mıydı bilemiyorum… ''giden sendin... Ben kalan pozisyonda değildim yalnız'' Gidişlerime güvenirdim.. çünkü şımartıldım çoğu kere. Senin tarafından değil. İnsanlar vardı çevremde.. beni ıssız yerimden yakalayan. Görüp de kaçtığım. Adını koyamadığım duruşlarımda kendimi şaşakalmış halde izlerken yakaladım çoğu kere. Sustum… şaşırdım… kaçtım… ama senden değil. Benim de ihanetlerim oldu arada.. (ne fark ederdi ihanetin sayısı.. ) garip olan ihanetleri eşit tutamadım. Belki içinde bulunduğum yoğunluğun tarifi olmazken kendimi haklı buldum. Senin ihanetinin acı olan yönü gözle görülür olması ve somut olmasıydı. Benim ihanetlerim içten.. gizli… sinsi… ruha hitap ederdi. Bana sorulsa böyle bir soru? Dense ki? İhanetin büyüğü ruha işlenen mi.. yoksa somut gözle görünen ten dansı mı diye? ruha işlenen en büyüğü.. sen şanssızsın aslında. Ben şanslıyım. Ama bilmediğim o kadar çok kelime var ki senin yaşamın.. yaşadıkların… düşlerin…. Düşündüklerin… beyninden dökülen ağız oyunların…… bilmediklerim binlerce yıllarca hatta bin yıllarca süregelen tarihsiz fısıldamalar…….. *****lıklarımı izlemek acı.. insanın kendine acıması daha bir acı… düşünüyorum da.. güven? Evet güvenin karşılığı, genişliğin karşılığı, hak etme pozisyonunun karşılığı hiç bir zaman yok.. Sana adım atışımın karşılığı sen değilsin. Senden dolayı gelmiyorum sana. Ne acı değil mi? kendime gider gibi geliyorum sana.. insan aşkı yaşadığı zaman kişiyle alakasızmış özünde. Çünkü insan kendine aşık olurmuş kişiyi yaşarken. Seni yaşamak güzel. Yarım yaşamak olsa dahi.. seni suçladığım noktaları tek tek önüme dökerken.. yani avucumda biriktirirken hallerini, suçlayıcı bakmıyorum. Kendime şaşıyorum , neden hala aynı görmek??? Çünkü ben istiyorum, çünkü yaşamak istiyorum seni.? (bana ilgi duyan insanlar şımartırken beni, ben seni şımarttım) kişiliğime, kıskançsızlığıma, baskı uyguladın. Suskunluğumun ırzına geçtin. Bağırışımın sesi yoktu o an. Bağırdıkça ben, suskun susuş susmak gibi hallerde gördün beni. Bağırdım oysa. Hem de deli gibi. Bağırdım yüreğini yırtarcasına. Bana sığınmalarını özlüyorum aslında.. seni değil. Yara kaldı şimdi senden bana sade… içime oturdun. Oysa ilişki sadece cinsellik değildi, oysa ilişki sadece sevgi değildi, fedakarlık değildi.. bana dokunuşlarını tek tek içimde biriktirdim. Kelimelerime dokundun çoğu kere… Bana nasıl baktığının önemi kalmadı. (bazen insan kendine binlerce yalan sunar, yalanları severim. Doğrulardan korkarım belki. Duruşu dik olan yalanları severim) Seni sevmek için azlık-çokluk savaşına girmedim. Şekli önemliydi. Duruşu önemliydi en çok. İhaneti boynuma astın.. ben de ruhumu. Neremde saklıyayım gizlemesi cidden zor. . Bana gelişlerini çocukların bayram sevinci gibi dizdim kendime.. hiç alakasız an larda kokun geldi yaslandı, kokun ihanet etti bana.. ellerine gizliden baktım çoğu kere, sen farketmedin. Gülüşlerine asıldı yüzümdeki asılsız duruşlar. Kaçıyorsun benden… sen ki en başta benim kaçtığımı ifade eden sen. Benden kaçıyorsun.. çünkü biliyorum seni. Seni bilmek, içini bilmek, içinde gezmek.,. içini ezmek,.. içinde sereserpe uzanmak, içinde ayak izimi barındırmak… içini en tedirgin anlarda yüzüne vurmak gibi beynime yazdım. Somut olanları göremedim. Gerçek olanları göremedim. Bir güvendir tutturdum insanlar *****sın derken… Beceriksizim ben. Seni yaşamak güzel.. senin için gelmedim sana. Bana sığınmalarını özledim ondandır… Yüzüne değmeyi özledim.. yüzün ihanet ederdi. Ama gözlerin bu kadar zulüm etmezdi en azından bunu bilirdim. Şaşkınlıklarından yakaladım seni. Kendini ele verişin nasıl da netken. Ben belli etmedim şaşkınlıklarını. İçinin sokaklarında rastlaştığımız an larda, boynun hep büküktü. Yalan dersen İnanmam Ben de kendimi yetim hissediyorum bu aralar.. boynu bükük bıraktı ihanetin __________________ ![]() kendimi bile seviyorum...seni düşünürken .... |
|
#2
| |||
| |||
| Seni yaşamak güzel.. senin için gelmedim sana. Bana sığınmalarını özledim ondandır… bu yazdıklarınızı hatırlıyorum derinlerden vefa yı bozacı sananlardan değilsiniz sanırım Sevgiyle kalmanız tek dileğimdir ![]() Don't worry be Happy kanepede yatmak zor diyorsan sakın evlenme (tabii yalnız) |
|
#3
| ||||
| ||||
|
Alıntı:
tarafından gönderildi
![]() Yapacak Hiç ßir $éy Yok Gitmék İstédi Gitti Hém AnLıyorum Hém Çok Acı Ték TarafLı ßİTTi,, ...Gébériyorum " A$k'mdan " KaLmadı ßéndé Gururdan éSér... ßa$ka ßir İnsan Kar$ımdaki,,Deği$méz DiyénLéré Müjdé,, Çok Sévén ßöyLé Gidér miydi,,Müjdé Her$ey Bitti... |
|
#4
| |||
| |||
| Yüzüne değmeyi özledim.. yüzün ihanet ederdi. Ama gözlerin bu kadar zulüm etmezdi en azından bunu bilirdim. Sevmeksevilmek bu kadarmı zor Neden insan sevdiğine acı çektiririr yoksa seven kişi hiç mi sevmemiştir burada iki yanıt var diğer, Amaç neydi sadece sahiplenme hissimi yoksa neden onun başını ağrıtmalar sonrası yok can sevgiyle kalın ![]() Don't worry be Happy kanepede yatmak zor diyorsan sakın evlenme (tabii yalnız) |
![]() |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| olmuyor gülmüyorum bildiğin gibi değil... | fragile dreams | Aşk Bölümü | 3 | 08-09-2007 01:21 AM |