Aşk Bölümü icinde TerkediLdiğim Şehri Terkediyorum... konusu , Terkedildiğim şehri terkediyorum. Senin haberin bile olmayacak bundan biliyorum. Oysa ben çok üzüleceğim. Otobüs camından gördüğüm ışıklar arasında seni seçeceğim. Özlemle bakacağım öylesine. Dokunacağım cama şefkatle ve en sevdiğin şekilde. ...
![]() |
|
#1
| ||||
| ||||
| TerkediLdiğim Şehri Terkediyorum... ![]() Terkedildiğim şehri terkediyorum. Senin haberin bile olmayacak bundan biliyorum. Oysa ben çok üzüleceğim. Otobüs camından gördüğüm ışıklar arasında seni seçeceğim. Özlemle bakacağım öylesine. Dokunacağım cama şefkatle ve en sevdiğin şekilde. Sonra kaybolacaksın gözden. İradem dışında ve herzaman ki gibi. Ben sana benziyor diye önümde oturan kişiye ilgi göstereceğim. Ama o senin kadar sevmeyecek beni. Üzüleceğim. Ama senin haberin bile olmayacak. Ben bunun için de üzüleceğim. “Kolay değil iki kişilik hüznü taşıyan bir bedende yaşamak. Hakkını vermeli hayatın” diyeceğim içimden. Kimse duymayacak. Otobüs beni o şehirden karanlık diyarlara götürürken sen şehrin ışıkları arasında kalacaksın. Dudaklarında bana ait olmayan öpücüklerle ve kalabalıklarda. Yıllar önce bana reva görüleni bu defa ben kendime reva göreceğim. Terkedeceğim bu şehri. Ve sonra üzüleceğim. Belki haberin bile olmayacak. Soğuk cama dayarken başımı, tenini yoklayacağım üşüyen kulaklarımda. Sonra bir uykuya dalacağım. Rüyamda ikimizi göreceğim. Sevineceğim. “Birşey içer misiniz?” sorusuyla irkileceğim. Rüyanın en tatlı yerinde kaldırılmanın siniri ile “hayır” diyeceğim. Aklıma beraber yaptığımız otobüs yolculukları gelecek. Hani uyur gibi yapıp da sabaha kadar sessizce uyanık kaldığımız. Sonra seni daha az düşünmek için uyuyacağım. İnmek için hareketlenen insanların gürültüsüyle bir sonraki dinlenme tesisinde uyanacağım. Lavaboya gidip o çok beğendiğin yüzümü avuç dolusu sularla yıkacağım. Aynadaki görüntüyü acıyan bakışlarla uzun uzun seyredeceğim. Bana garip garip bakan insanları önemsemeden -ki bilirsin ne çok önemserim başkalarının hakkımda ne düşündüğünü-. Sonra koltuğuma geçip sana bir mesaj yazacağım. Biraz sevgi, biraz sitem dolu. Ama bunu da diğerleri gibi yollamadan sileceğim. Üzüleceğim. Bundan hiçbir vakit haberin olmayacak. Elimdeki kitabın yere düştüğünü bile farketmeyeceğim. Üşümüş ve herbiryanı tutuşmuş yorgun bedenimle başka bir şehrin sabahında taze bir güneşle uyanacağım... alıntıdır... ![]() Yapacak Hiç ßir $éy Yok Gitmék İstédi Gitti Hém AnLıyorum Hém Çok Acı Ték TarafLı ßİTTi,, ...Gébériyorum " A$k'mdan " KaLmadı ßéndé Gururdan éSér... ßa$ka ßir İnsan Kar$ımdaki,,Deği$méz DiyénLéré Müjdé,, Çok Sévén ßöyLé Gidér miydi,,Müjdé Her$ey Bitti... |
|
#2
| ||||
| ||||
| Çok güzel bi konuymuş saol. ![]() Yolumuzu cehennemin sınırlarında kusuyoruz… Bu gece kimse bizi durduramaz. Dünyayı nefretin hüküm sürdüğü tarafa götürüyoruz. Herşeyi savunmasız bırakmak savaş sebebimiz. Göğüs gerdiğimiz katliamlar ve cinayetleri bitirdik, Ve tekrar ölüye döndük. Birkez daha saldırıyoruz, ve bir kez daha, Daha güçlü, Fethedip yolumuza devam ediyoruz! (Evil Has No Boundaries) |
|
#3
| ||||
| ||||
| Bu yazı bana Göktan'ın Sen şarkısındaki şiiri hatırlattı...Erhan Güleryüz söylüyordu sanırım Güneş doğduğunda başka bir şehrin sabahında olacağım Her insanın bir öyküsü vardır ya Benimki de böyle işte... Bu sabah pencerene bak Bu koca şehri sana bıraktım Başka bir şehrin sabahından başka bir dilde Elveda... ![]() "Uluslar, egemenliklerini geçici bile olsa, bırakacağı meclislere dahi gereğinden fazla inanmamalı ve güvenmemelidir. Çünkü meclisler bile despotluk yapabilir ve bu despotluk bireysel despotluktan daha tehlikeli olabilir. Meclislerin öyle kararları olabilir ki, bu kararlar ulusun yaşamına giderilmesi olanaklı olmayan zararlar verebilir." |