karşımdaydın...yanındaydım.... bir beyoglu meyhanesiydi..dünyanın kendisiydi..hayatın unutuğu we hayatın unutuldugu bu meyhanede sarhoştuk ikimiz.dünyanın bütün insanları oradaydı.dünyanın o bütün insanları içinde sen yalnız benimdin..karşımdaydın,gözlerimdeydin,kanımda,içim deydin.hep özleimin duydugum gibiydi herşey.yıllarca hayalini kurdugum gibiydi.gücümün yetmedigini,ömrümün yetmedigini anladıgım noktada,kendi içimde hiçbirzaman kaybolmamış o çocuga dönüşüwerdigim we o masum çocugun sesiyle her gece aglayarak,mümkün olmadıgını bildigim halde,tek düşümü,tek hayalimi,yani seni gerçek kılması için tanrıya yakardıgımio çaresiz dualar gibiydi herşey.işte yanındaydım.işte karşımdaydın.tıpkı dün we önceki geceler oldugu gibi...tıpkı o sabah ve önceki sabahlar oldugu gibi..
öldükten sora bir daha yaşama şansı werilmiş gibiydim.şanslıydım ewet;ama tanrı bana hayata bir defa daha gelme mucizesini sunarken bir önceki yaşamımı we ölümümü unutturmamıştı.we ben o kutsal mucizeyi,daha önce birkez ölmüş olmanın soğuk karanlıgını we ürkütücü çaresizligini yeni hayatımın her anında,her solugunda duyumsayarak,korkuyla yaşamaya mahkumdum..
ah benim boğuk aşkım,sewgilim,sana ölümü anlatmak isterdim.hemde uzun uzun..hemde seni yeniden kaybetmek pahasına... |