| karanlık karanlık gecede kapı gıcırtılarını dinlemek ve biri herhangi bişeyin bi sesin adımını söylemesini beklemek...ne acı...bir kadın ruhunun en karanlığında boğuluyorum...bir kadın dudağının kuraklığını yaşıyor dudaklarım...acımasız sıkılmadan söylenen ''sıkıldım''kelimesi kadar acıtarak... ruhumu karalıyorum bildiğim en ağır küfürlerimle...aynada gururumu vücudumda ruhumu bulamıyorum...düşkünlüğüm ne anlama geliyorsa okadar anlamsızlaşıyorum...karanlık gece renksiz bir sokakta dolaşıyorum efsanevi yalnızlıkların arasında hissizleşiyorum...koşup soyunmak ve yağan yağmura seni seviyorum diye bağırmak, ne kadarda çok isterdim o karanlık iskelenden gülerek ayrılmak...boynu kırılmış ruhumla başı dik dolaşmak ne kadarda zor... "Rüzgar ne kadar sert eserse essin kayadan alıp götüreceği tozdur" Silgi kullanmadan çizgi çizme sanatına HAYAT denir.... |