| Gel ve Gülümset. Hayatın vahşeti güzelliklerinden evvel sardı ruhumu...
Düşüşümün şekli ve boyutu aynı kalıp mesafe uzadıkça ise benim de çoğaldı ölümcül kaybedişim...
Ben ne bir şarkı söyledim büyüyünce, ne de gülümseyebildim içtenlikle...
Umutlar eklemedim umutlarıma, umutlar bulamadım ekleyecek ve doğru düzgün umut da yoktu zaten; eklenecek!..
Susmaktı bana düşen, konuştum arasıra ama konuştukça daha çok suskunlaştım...
Kimsesiz..
Sessiz ve yine de sitemsiz...
Biliyor musun böylesi şiddetli düşüşü farkedince ruh, güç de teslim oluyor ateşe dönen pervanelere, savruluyor yanarak, kanayarak...
Ölümü bekleyişi bir tarafa bırakıp, ölümü arzulamaya başlıyor insan
ve işte tam da o an usul usul son isteğini söylüyor;
Azrail gel!
Ve güldür...
Not: Arkadaşlar güzel olmadı biliyorum ama çok uzun zamandır yazmıyorum biliyorsunuz, deneme amaçlı kısa bir karalama diyelim.Bir yerlerden başlamam lazım.
SAYGILAR. |