Yüzün yok ...Sesin de... Ama çok gerçeksin ve bu beni korkutuyor.Seni kontrol edemeden yaşamak,cevabı belirsiz yüzlerce soruyu sıralıyor birbiri ardına...Şaşıp kalıyorum ve sadece bakıyorum.Ne oluyor bana?
Hayatını başkasının ellerine bırakmayan,kontrol edemediği olayların içinde yer almayan ben,şimdi hangi denize döküleceği belli olmayan deli bir ırmak gibi akıyorum...
Bir yanım 'Ak akabildiğince...Özgürce...' diyor,coşkum artıyor.Böyle düşününce yüreğime martılar konuyor,sonsuz maviliklerin kralları martılar...Nasılda özlüyorum seni.özlemek epeydir unuttuğum duygulardandı. Sahi ne güzelmiş hasret çekmek?
Soğuk iklimlere doğan kutup güneşi gibi yüreğimde buz tutmuş o tatlı heyecanı yeniden harekete geçiriyorsun.Sanki hep vardın,oralardaydın;ama ortaya çıkış zamanını bekliyordun. Sana dokunabilme ihtimalini düşünebilmek bile,bu umudu beslemek bile damarlarımdaki kanın daha hızlı akmasına neden oluyor.Birde dokunsam...Bu heyecana dayanabilirmi kalbim?
'Aklıma düştüğün an' diyeceğim ;ama, aklımda olmadığın an yok.Yani her an seninleyim,Hiç beklemediğim anda yıldırım gibi düştün sen hayatıma.Bana rastlayacağından çoktan umudumu kestiğim hayatın iyi sürprizlerinden birisin sen.Hatta En iyisi, En hoşu, En güzeli...
Neredeydin? Bunca yıldır nasıl sakladın kendini? Şans mı yoksa Şanssızlık mı yaşadığım ? Öyle ya da böyle buldum seni, şanslıyım. Ama bu şansın bana şanssızlık olarak geri tepme ihtimali de var.
Şimdi bunları düşünmenin sırası değil.Yaşamak istediğim herşeyi kendi tercihimle yaşadım ben.Korkmadan...Sonunu önceden görmüş olsam bile yaşamak istediysem eğer,gözümü bile kırpmadan attım kendimi ateşe.Tek bir an bile yaşanacak olsa,sadece o an için hayatımdaki herşeyi değiştirebilme gücünü herzaman buldum kendimde.
Biliyorum şimdi de öyle olacak. Ne kadar korumak istesem de kendimi, yürüyeceğim, sonu belirsiz karanlıkların üzerine. Hep yüreğim aydınlattı beni, şimdi de öyle olacak. Kaçmak yakışmaz bana. Ama dur orada... Adım atmasan da bana doğru, ben yürüdükçe sana değiştirme yerini. Kaçarsan ne diyebilirim ki.. Gidene hiç kal demedim. Gidersen... Kendi şansını da alıp götüreceksin beraberinde. Ve o şansın ne olduğunu asla bilmeyeceksin... Bir soru hep kemirecek beynini...
"Ya gitmeseydim..."
Mehmet Coşkundeniz