| Kavuşmak... Üzülme sen sevgili, sonbahara attım içimdeki hüznün sebebiyetini, kıyamadım sana, sonbaharı suçladım; sen üzülme diye... Ağladım gerçi zaman zaman, hatırlıyorum da odamda birikirdi gözyaşlarım, bazen de penceremden dışarıyı izlerdim, her geçen de sana benzerdi sonra ve tam da o an kulaklarımda netleşirdi o meşhur şiir
"şimdi sen gittin ya herkes sana benzeyecek"...
Benzerdi, o yoldan geçen herkes sana benzerdi lakin yanıldığımı hissetttiğimde yıkılmazdım hiç, çünkü diğer yönden gelen diğer kişi de sana benzerdi, sonra diğer, sonra diğer...
Penceremden bakmaya devam ederdim sonra; dışarıya dönük bakışlar, içimde dönük susuşlarla...
Hayaller kurardım arada, kapı çalacak sen geleceksin diye, çalmadı hiç o kapı sonra...
Lakin hiç kızmadım sana, kıyamadım kızmaya...
Yine de sordum kendime daha ne kadar gözyaşı gerekli affedilmek için diye,
Sahi ne kadar beklemem gerekli sevinmem için?
Daha ne kadar ağlamalıyım bir an seni görebilmek için?...
Ve kavuşmak...
Ne kadar gözyaşı gerekli sana kavuşmak için?...
""Sonunda geleceksen azdır sana dökülen gözyaşları, azdır harcanan tüm emek"
""Ne vakit gelirsen gel, doğsun güneşim artık"
Teşekkürler Volkan-Kalimero
Arkadaşlar; az evvel yazdım yine ve yine içime sinmedi ama 1-2 gün yokum, giderken bir yazı bırakayım dedim.
SAYGILAR..
Bu mesaj en son " 30-01-2008 " tarihinde saat 04:44 PM itibariyle viya tarafından düzenlenmiştir....
|