Yalnız Mesajı Göster
  #1  
Eski 08-10-2007, 06:18 PM
GorKiparK kullanıcısının avatarı
GorKiparK GorKiparK Çevrimdışı
Editör
 
Giriş: Dec 2005
Konum: CANIMIN İÇİNDEN
Mesaj: 1.761
GorKiparK has a reputation beyond reputeGorKiparK has a reputation beyond reputeGorKiparK has a reputation beyond reputeGorKiparK has a reputation beyond reputeGorKiparK has a reputation beyond reputeGorKiparK has a reputation beyond reputeGorKiparK has a reputation beyond reputeGorKiparK has a reputation beyond reputeGorKiparK has a reputation beyond reputeGorKiparK has a reputation beyond reputeGorKiparK has a reputation beyond repute
Allah'a torpil işler mi!?




Türbeler konusunda zengin bir ülkeyiz. Öyle ki, İstanbul’da 173 adet olmak üzere, Türkiye’de toplam 263 türbemiz bulunmakta.


İnsanlar türbelerde dualarının gerçekleşeceğini düşündüklerinden, ramazan ayında türbeler boş kalmıyor.

Bizim toplumumuz da hala, türbelerin ziyaret amaçlı olduğunun ve yatırlar için sadece dua etmenin daha çok sevap olduğunun bilincinde değil.

Hani hep diyoruz ya batılaşıyoruz, kesinlikle doğru bu tespitimiz.

Diğer dinleri daha özgür benimsiyor olmak bile din bilgimizin zayıf oluşunun işareti.

Kıyafetlerimiz, bakış açımız, aile yapımız, yaşam tarzımız, ilişkilerimiz, hatta batı özgürlüğüne düşkünlüğümüz bile…



Türbe konusu da batıl inançlarımızın diğer bir örneği,

Batıl inanç, Hıristiyanlık dininden bizim dinimize yerleşmiş dinin kör bilgisizliğidir.

Allah’ın yarattığı bir kulun ruhu bedeninden ayrıldıktan sonra, kabrine gidip cansız bedeninden dilek dilemek, Cehaletin hangi boyutta olduğunu görmemize yetiyor.

Yani, ölüden medet ummak,
Sizce mantıklı mıdır bu?
Dinimizde geçiyor mu?
Ya da din kitabımızda var mı?
Türbelerde adak adama, mum yakma, şeker, sirke, baklava, lokum dağıtma, sirkeyle orucunu açmak gibi birçok dua ve teşekkür etme şeklini duyduk.
Hatta bir kısmı ise, duasının içerisinde türbedeki zat-ı muhteremin ismini de söyleyip, onun aracılığıyla dua edenler de var.

Mesela;

‘Rabbim, sirkeci baba yüzü suyu hürmetine benim şu duamı kabul et’

Yani bir tür, ‘Rabbim, Sirkeci Babayı bilirsin, mübarek insandır. Onun vasıtasıyla benim şu duamı kabul eder misin?’

Anlamına gelmiyor mu?
Peki, o zaman şu şekilde sorayım,

İnsanın aklına şöyle bir soru gelmez mi?

‘Bize kul ile yaratanı arasına kimsenin giremeyeceği öğretilmemiş miydi?’
Ne sıkıntımız, ne isteğimiz var ise, bizi yaratandan birebir istememiz doğru değil midir?
Her insan kendi sevaplarıyla günahlarıyla yargılanmaz mı?
Dualarımız da sevap işleyen birinin ismini kullandığımız da, daha mı çabuk dileklerimiz kabul oluyor?
Allahû Teâlâ dualarımızda bizden, referans olarak bir mübareğin ismini mi istiyor?

Sizce, günahlarımızdan korktuğumuzdan araya bir aracı da koymak istiyor olamaz mıyız?

???

Özetle,

Yeri, göğü, arasındaki her şeyi yaratan, dünü, bugününü, yarını, gören, bilen, Rabbimize;

Torpil işler mi?
imza



" " BİZ KAÇ KİŞİYİZ " "
Alıntı Yaparak Cevapla