UTANDIRMAK BÖYLE OLUR

))
Adam barda gördüğü güzel bir bayanla konuşmanın yollarını arıyordu.Sonunda cesaretini toplayarak kıza yaklaştı ve,
- "Biraz konuşabilirmiyiz acaba?"
dedi. Kız birden haykırdı:
- "Terbiyesiz!Ben senin bildiğin kızlardan değilim!"
Adam utancından yerin dibine girmişti.Herkes ona bakıyordu, gitti ve masasına oturdu.
Bir süre sonra kız ona yaklaşyı,gülümseyerek,
- "Az önceki olay için özür dilerim.Ben psikoloji öğrencisiyim ve utandırıcı durumlarda insanların nasıl davrandıklarını inceliyordum."
dedi. Adam avaz avaz bağırarak cevap verdi:
- "Ne? Gecesi 200 dolar mı?Deli misin sen?"
AKŞAM SERİNLİĞİNDE
Bir mecliste konuşulurken,
Amerikalı :
-Biz Mars'a gideceğiz, demiş.
Alman :
-Biz yakıtsız giden otomobil üreteceğiz, demiş.
Fransız :
-Atom bombasını etkisiz hale getirecek projelerimiz var, demiş.
Bizim Karadenizli de onlardan geri kalmamak için :
-Biz de güneşe gideceğiz, demiş.
-Güneşe gidemezsiniz, demişler. Güneş yakar.
Karadenizli gülümsemiş :
-O kadar da enayi değiliz, tabi, demiş. Akşam serinliğinde gideceğiz..
KEKEME DAĞCI
iki dağcı dağa tırmanıyorlar. Dağcılardan teki kekeme.. dağa tırmanırken kekeme olan başlıyor anlatmaya:
- ça ça ça ça
diğer dağcı
- yaw tamam bi sus şu dağı bi tırmanalım anlatırsın
- ça ça ça
- bak hala konuşuyor sus yaw
kekeme olan susmuş tabi yukarı çıkmışlar dağa tırmanmışlar bu sefer dağcı sormuş ne var ne diyecektin:
- ça ça çad çadırı unuttuk!!
diğeri kızmış:
- Allah belanı versin nie aşağıda demedin diyerek dağdan aşağıya inmeye başlamış bizim kekeme olan dağcı başlamış yine anlatmaya:
- şa şa şa
- sus bi aşağı inelim anlatırsın
- şa şa şa
- yaw sus diyorum ne konuşuyon..
Aşağıya inmişler dağcı sormuş ne diecektin söyle bakalım
- şa şa şaka yaptım !!!
FADİME'DEN E-MAİL
Şubat ayının soğuk günlerinde, ikisi de Amerika'nın değişik bölgelerinde, ayrı ayrı iş gezilerinde olan Dursun'la karısı, Florida'da buluşup yaz sıcaklarının yaşandığı bu bölgede, bir kaç gün geçirmeye karar verirler.
Eşi, Dursun'dan önce gider Florida'ya ve ertesi gün için Dursun'a da yer ayırttıktan sonra, ona bir e-posta gönderir. Fakat mesaj, adreste bir harfi yanlış yazdığı için, Dursun yerine, bir gün önce karısı ölen Temel'e gider. Yaşı da epeyce ilerlemiş bulunan Temel, bilgisayar ekranında mesajı okuyunca, korkunç bir çığlık atar ve düşüp bayılır. Zaten çok üzgün olan Temel'in bu çığlığı üzerine ev halkı odaya dolar ve herkes yerde yatan Temel'e yardım için koşuşturmaya başlar.
Temel, bir süre sonra kendine gelir ve niçin çığlık attığını soranlara, bilgisayar ekranını gösterir:
"Sevgili Kocacığım,
Bugün, buraya ulaşır ulaşmaz, önce yarın senin gelişinle ilgili tüm işlemleri tamamladım, sonra da bana ayrılan yerime yerleştim. Burası gerçekten de dedikleri gibi çok sıcak... Seni dört gözle bekliyorum..." (Karın)..
GEÇİMSİZ SÜLALE
Temel, arkadaşı İdris'e havasını atıyormuş:
- Haçan penum büyük dedem Rus harbinde Ruslara karşi savaşti...
Dedem Çanakkale harbinde inciluzlere karşi savaşti...
Babam Kurtuliş Savaşı'nda Yunan'a karşi savaşti...
Ben de Kore'de Korelilere karşi savaştim.
İdris atılmış:
- Ula demiş, haçan senun de ne geçimsuz bi sulalen var imiş!
YENİ HİZMETÇİ
Adam evine telefon acar, telefonu yabanci bir bayan acar.Adam
karsidaki sesi duyunca sasirir, bayana sorar:
- "Sen kimsin?" Kiz cevaplar:
- "Evin hizmetçisiyim."
- "Iyi de bizim hizmetçimiz yok ki!"
- "Evin hanimi beni bu sabah ise aldi."
- "Ya. Öyle mi? Ben de evin beyiyim. Hanimi cagirir misin?"
- "Haniminiz su an yatak odasinda kocasi sandigim bir adamla beraber."
Adam sasirir, sinirlenerek,
- "Elli bin dolar kazanmak istermisin?" Kiz,
- "Tabii ki isterim.Kim istemez..."
- "O zaman çekmeçedeki silahi al, yukari çikip o cadi ile o sümsük
herifi vur!"
Once ayak sesleri duyulur, sonra iki el silah sesi. Hizmetçi telefona
geri gelir:
- "Öldürdüm efendim, cesetleri ne yapayim?" Adam,
- "Cesetleri havuza at." Kadin duraklar:
- "Ama burada havuz yok ki?" Adam bir süre düsünür ve cevap verir:
- "Orasi 112 43 44 degil mi?
- "Hayir!!!!!
- "Pardon! Yanlis numarayi aramisim!!!!!"