Konu: Sabır gerek
Yalnız Mesajı Göster
  #1  
Eski 02-01-2007, 12:52 AM
xyzal kullanıcısının avatarı
xyzal xyzal Çevrimdışı
ŞEREFLİ 2.LİKLER UNUTULMZ
 
Giriş: Oct 2005
Mesaj: 2.102
xyzal has a reputation beyond reputexyzal has a reputation beyond reputexyzal has a reputation beyond reputexyzal has a reputation beyond reputexyzal has a reputation beyond reputexyzal has a reputation beyond reputexyzal has a reputation beyond reputexyzal has a reputation beyond reputexyzal has a reputation beyond reputexyzal has a reputation beyond reputexyzal has a reputation beyond repute
Sabır gerek

Türkiye’de 10 yıldır çorap değiştirir gibi hoca değiştiren kulüplerimiz, başarının istikrarla geleceğini bir türlü kavrayamıyor. Süper Lig’de bu sezon henüz devre arası olmasına rağmen şimdiden 10 hoca değişikliğine gidilmesi her şeyi açıklıyor. Galatasaray’da 4 yıllık dönemin ardından gelen UEFA ve Süper Kupa Şampiyonluğu’nun tesadüf olmadığını kimse kabullenemiyor.

Dünya Futbolu’na baktığımızda başarının istikrarla geldiğini herkes biliyor, görüyor. Ancak Türkiye’de bu kurala kimsenin uymaması kötü sonuçlar doğuruyor, futbolumuz gün geçtikçe ivme kaybediyor. Süper Lig’de çorap değiştirir gibi hoca değiştiren kulüplerimiz, neden bu basit stratejiyi seçmiyor? Futbolun artık büyük bir endüstri haline gelmesiyle, büyük maddi gelir elde edecek kulüp yetkilileri neden sürekli hoca değiştiriyor? Zor gibi gözüken bu sorunun cevabı aslında çok basit. Sabırsız bir milletiz biz. Sabretmeyi bilmiyoruz, kimseye güvenmiyoruz, kolayı seçip işin yeni bir hocayla çözüleceğini düşünüyoruz. Yani işi basitleştiriyoruz...

Örnekleri var
Peki, tarih bize neyi öğretti; başarının sırrı istikrarda... Galatasaray bunun en iyi örneği. Başkan Faruk Süren, takımın başına Fatih Terim’i getirmekte kalmıyor, ona tek yetki veriyor ve her şey kötü giderken bile ondan vazgeçmiyor. Sonuç olarak; Türk futbol tarihinin en parlak dönemi Terim’li Galatasaray ile geliyor. 4 yıl üst üste kazanılan lig şampiyonluğun ardından UEFA ve Süper Kupa... Gelsin Avrupa puanları ve bu başarı ile Türk futbolu o dönemde Avrupa’da zirve yapıyor. Bir çok futbolcumuz Avrupa’nın tanınmış takımlarına imza atıyor. Bu örneği görenler acaba neden aynı yolu denemiyor.

Güneş gitmeseydi...
Bir büyük başarı da milli takımla geliyor. Yöntem aynı... Takımın başına güvendiğin ve inandığın ismi getirmek, ona sonuna kadar sahip çıkmak. İşte Dünya üçüncülüğünün perde arkası... Ardından hemen bir hata, 2004’ün es geçilmesi, Şenol Güneş’in işini bitiriyor. Gönderilmese, Ay-Yıldızlı ekibimiz belki istikrarı yakalayacak. Madem yeni biri geliyor, neden sonuna kadar güvenilmiyor. Grup maçları bitmeden yine bir değişiklik ve ardından İsviçre maçlarındaki facia...

Daum kalsaydı...
Fatih Terim’li Galatasaray’dan sonra istikrara uyanlar arasında Fenerbahçe’yi de görüyoruz. Daum’u göreve getiren Sarı-Lacivertli yönetim, Alman çalıştırıcı ile üst üste iki kez şampiyonluk sevinci yaşıyor. Üçüncü sezonda neler olduğu malum. Ama Daum gönderilmese Kanarya belki daha iyi futbol oynayacak, Şampiyonlar Ligi’nden elenmeyecek. Kimse Zico’dan şikayet etmeyecek ve ardından uyum sağlanmış bir takımla her kulvarda zirve zorlanacak. Kim bilir UEFA Kupası yine Türkiye’ye gelecek...

Nöbetçi hocalar!
Bir de nöbetçi teknik direktörler var Türkiye Süper Ligi’nde. Kim sıkışsa, küme düşme tehlikesi yaşasa, hemen onlara sarılıyor. Kariyerinden ödün verenler, 4-5 maçlık sözleşme yapanlar sonra TV’lerde boy gösterip “4 büyüklerde görev verilsin şampiyon yaparım takımı” diyebiliyor... Ama onlar da haklı. Ülkemizde ne onları, ne de futbolcuları koruyan ve savunan bir kurum var... Bu yüzden kulüplerimiz, beğenmediği veya istemediği oyunculara kapıyı gösterebildiği kadar, hocalarını da çoğu zaman 2-3 maçlık başarısızlıktan sonra hemen kovabiliyor.

Yanal&Sağlam farkı!
Ama iyi şeyler de olmuyor değil. Özellikle bu sezon Vestel Manisa ve Kayserispor’a bakınız. Nihayet yöneticiler akıllanıyor ve başarının istikrarla gelebileceğini kavrayabiliyor. Vestel Manisa’nın liderliği mucize değil. Bu başarı, ekip çalışması ve istikrarın sonucu. Kayserispor’un yükselişi, UEFA Kupası’nda harika sonuçlar alması gerçekten bir sürpriz olarak algılanmamalı. Genç hocası Ertuğrul Sağlam kadar kendisine güvenenler de alkışlanmalı. Türkiye’de bu gibi örnekler çoğalmalı, yöneticiler sabırlı olup, istikrarı kovalamalı. Çünkü unutulmamalı, başarı istikrarla gelir...
MEHMET DEMİRCAN

İşte Tablo
Takım Değişiklik Hoca Süre
Galatasaray 6 5 10 sezon
Fenerbahçe 15 13 10 sezon
Beşiktaş 14 13 10 sezon
Trabzonspor 19 17 10 sezon
Ankaragücü 21 18 10 sezon
Ankaraspor 4 4 3 sezon
Antalyaspor 11 11 8 sezon
Bursaspor 17 14 10 sezon
Denizlispor 16 14 10 sezon
Gaziantep 15 11 10 sezon
Gençlerbirliği 15 14 10 sezon
Rizespor 13 12 6 sezon
Kayserispor 6 6 5 sezon
Erciyesspor 4 3 2 sezon
Konyaspor 10 10 4 sezon
Sakaryaspor 7 7 3 sezon
Sivasspor 3 3 2 sezon
Vestel Manisa 2 2 2 sezon

Ankaragücü:
Vilorat Bozinoski
Sezona Vilorat Bozinoski ile başlayan Başkent ekibi, Avustralyalı hocayla galibiyet yüzü görmedi. Sarı- Lacivertliler, Bozinoski’yle 5 haftada 3 beraberlik iki mağlubiyet aldı.
Hikmet Karaman
6. haftada göreve gelen Hikmet Karaman, Ankaragücü’nü orta sıralara çıkardı. Tecrübeli hoca, 5 galibiyet, 4 beraberlik ve 3 yenilgiyle devreyi kapadı.

Bursaspor:
Raşit Çetiner
İlk 11 haftada Raşit Çetiner’in teknik direktörlüğünde sahaya çıkan Yeşil-Beyazlılar, 3 galibiyet, 3 beraberlik, 5 de yenilgi aldı.
Engin İpekoğlu
Daha sonra takımın başına getirilen Engin İpekoğlu, 6 haftalık sürede 4 galibiyet, 2 de yenilgi tattı. İlk teknik direktörlük deneyimini yaşayan İpekoğlu, Timsahlar’ı alt sıralardan kurtardı.

Erciyesspor:
Mustafa Uğur
Kayseri Erciyesspor; sezona genç teknik direktör Mustafa Uğur yönetiminde başladı. Ancak 7 haftada yalnızca bir galibiyet alan Uğur’un yerine Alman hoca Werner Lorant getirildi.
Werner Lorant
Fenerbahçe ve Sivasspor’da da görev alan tecrübeli hocanın gelmesiyle yine sonuç değişmedi. Kayseri Erciyesspor, Lorant’la da bir kez üç puan sevinci yaşadı. 6 karşılaşmadan yenilgiyle ayrılan Kayseri ekibinin 2 de beraberliği bulunuyor.

Çaykur Rizespor:
Güvenç Kurtar
Kurtar yönetiminde ilk beş hafta galibiyet görmeyen Yeşil-Mavililer, devreyi de Saffet Susiç’le bitirdi.
Saffet Susiç
12 hafta Süper Lig’de görev alan Boşnak hoca, 5 galibiyet, bir beraberlik ve 6 yenilgiyle devreyi tamamladı.
Rıza Çalımbay
Susiç’le de yollarını ayıran Karadeniz ekibi, eski hocası Çalımbay’la devam kararı aldı.

Sakaryaspor:
Nejat Biyediç
3 galibiyet, 5 beraberlik alan Bijediç’le sözleşmeyi feshettiler. Şahiner’le iki haftadan bir puan çıkardılar.
Timur Şahiner
Bijediç’in yardımcılığını yapan Şahiner, yeni hoca bulunana kadar takımın başında tutuldu.
Giray Bulak
Tatangalar da ilk yarının bitmesiyle yeni bir hocaya takımı teslim etti. Yeşil-Siyahlılar, Giray Bulak’la anlaştı.

Sivasspor:
Karol Pecze
Pecze 12 haftada 3 kez rakiplerine karşı üstünlük sağladı. Diğer maçlardan ise 3 beraberlik, 6 yenilgiyle ayrıldı. Takımın menacerliğinden hocalığa getirilen Uygun ise 5 haftada 10 puan topladı.
Bülent Uygun
Büyük yatırımlar yapan Yiğidolar, takımı asker lakaplı Bülent Uygun’a emanet ettiler.Uygun’la büyük çıkış yakalayan Kırmızı-Beyazlılar, yalnızca bir kez rakibine teslim oldu.

Trabzonspor:
Lazaroni
En büyük hayal kırıklığı yaşayan takımlardan biri kuşkusuz oldu. Brezilyalı Lazaroni ile ilk dört haftada büyük hüsran yaşayan Bordo- Mavililer eski hocasına yöneldi.
Ziya Doğan
Ziya Doğan’la ilk haftalarda çıkış yakalayan Karadeniz ekibi, tecrübeli hocayla 15 puan elde etti. Trabzon, bu yıl tarihinin en kötü sezonunu yaşadı.

Gaziantepspor:
Walter Zenga
İlk yarı oynattığı futbolla eleştiri alan Zenga, 5 galibiyet, 5 beraberlik ve 7 mağlubiyet elde etti. İtalya’nın efsane futbolcularından olan Zenga, Antep’le sözleşmesini feshetti.
Erdoğan Arıca
İtalyan hocayla yollarını ayıran Gaziantep, ikinci yarı öncesi Erdoğan Arıca’yla anlaştı.
Alıntı Yaparak Cevapla