One Last Goodbye
How I needed you
nasıl ihtiyacım olmuştu sana
How I grieve now you're gone
nasıl kanamıştım şimdi sen yoksun
In my dreams I see you
rüyalarımda seni görebiliyorum
I awake so alone
ama yapayalnız uyanıyorum
I know you didn't want to leave
ayrılmak istemediğini biliyorum
Your heart yearned to stay
kalbin kalmayı arzulamıştı
But the strength I always loved in you
ama her zaman sevdiğim içindeki güç
Finally gave way
sonunda yol verdi
Somehow I knew you would leave me this way
her nasılsa beni bu şekilde terkedeceğini biliyordum
Somehow I knew you could never.. never stay
her nasılsa burada hiç kalamayacağını biliyordum
And in the early morning light
ve erken sabah aydınlığında
After a silent peaceful night
sessiz ve huzurlu bir gecenin sonunda
You took my heart away
kalbimi aldın götürdün
And I grieve
ve kanamıştım
In my dreams I can see you
rüyalarımda seni görebiliyorum
I can tell you how I feel
nasıl hissettiğimi anlatabiliyorum sana
In my dreams I can hold you
rüyalarımda seni tutabiliyorum
And it feels so real
sanki gerçekmiş gibi
I still feel the pain
hala acıyı hissedebiliyorum
I still feel your love
aşkını hala hissedebiliyorum
I still feel the pain
acıyı hala hissedebiliyorum
I still feel your love
aşkını hala hissedebiliyorum
Somehow I knew you would leave me this way
her nasılsa beni bu şekilde terkedeceğini biliyordum
Somehow I knew you could never.. never stay
her nasılsa burada hiç kalamayacağını biliyordum
And in the early morning light
ve erken sabah aydınlığında
After a silent peaceful night
sessiz ve huzurlu bir gecenin sonunda
You took my heart away
kalbimi aldın götürdün
I wished, I wished you could have stayed
hep kalabilmeni dilerdim...
----------------------------------------
Angelica
Where are you tonight?
Neredesin bu gece?
Wild flowers in starlit heaven
Yıldızların aydınlattığı cennetteki vahşi çiçekler
Still enchanted in flight
Hala büyülenmiş uçuyor
Obsessions lament to freedom
Takıntılar özgürlüğe ağıt yakıyor
A timeless word the meaning changed
Zamansız bir kelime anlam değişti
But I'm still burning in your flames,
Ama ben hala senin alevinde yanıyorum
Incessant,lustral masquerade,
Sürekli,parlak kandırmaca
Unengaged, dimlit love didn't taste the same
Tutturulmamış, tutukulu aşk aynı tadı vermedi
And I still wonder if you ever wonder the same
And I still wonder...
Ve ben merak adiyorum senin aynı şekilde merak edip etmediğini
Ve ben hala merak adiyorum
-----------------------------------------
A Natural Disaster
its been a long cold winter without you
uzun, soğuk bir kış oldu sensiz
i've been crying on the inside over you
içimden senin için ağlıyordum
just slipped through my fingers as life turned away
parmaklarımın arasından kayıp gitti hayat bana sırtını dönerken
its been a long cold winter since that day
o günden beri uzun, soğuk bir kış...
its hard to find
bulmak zor
hard to find
bulmak zor
hard to find the strength now but i try
o gücü bulmak zor ama deniyorum
and I don't want to
ve istemiyorum
don't want to
istemiyorum
don't want to go on and speak now
devam edip konuşmak istemiyorum
of what's gone by
geçenler hakkında
Cos no matter what i say
çünkü ne söylersem söyleyeyim
no matter what i do
ne yaparsam yapayım
i cant change what happened
olanları değiştiremem
No matter what i say
ne söylersem söyleyeyim
no matter what i do
ne yaparsam yapayım
i cant change what happened
olanları değiştiremem
You just slipped through my fingers
parmaklarımın arasından kayıp gidiverdin
and i feel so ashamed
ve kendimden utanıyorum
You just slipped through my fingers
parmaklarımın arasından kayıp gidiverdin
and i have paid
ve bedelini ben ödedim
Cos no matter what i say
çünkü ne söylersem söyleyeyim
no matter what i do
ne yaparsam yapayım
i cant change what happened
olanları değiştiremem
No matter what i say
ne söylersem söyleyeyim
no matter what i do
ne yaparsam yapayım
i cant change what happened
olanları değiştiremem
no no I can't change
hayır, hayır, değiştiremem
You just slipped through my fingers
parmaklarımın arasından kayıp gidiverdin
and i feel so ashamed
ve kendimden utanıyorum
You just slipped through my fingers
parmaklarımın arasından kayıp gidiverdin
and i have paid
ve bedelini ben ödedim...
-----------------------------------------
Electricity
Seems like you never really knew me
görünüşe göre beni hiç gerçekten tanımadın
seems like you never understood me
görünüşe göre beni hiç anlamadın
seems like you never really knew how to feel
görünüşe göre hiç gerçekten hissetmeyi bilmedin
but electricity it drew you near to me
ama elektrik seni benim yanıma çekti
what you needed was to be rid of me
ihtiyacın olan benden kurtulmandı
there were times you really made me smile
beni gerçekten gülümsettiğin zamanlar oldu
and there were times you really made me cry
ve gerçekten ağlattığın zamanlar
and there were times i never really knew how to feel
ve gerçekten nasıl hissetmem gerektiğini hiç bilmediğim zamanlar
but electricity it drew you near to me
ama elektrik seni benim yanıma çekti
what you needed was to be rid of me
ihtiyacın olan benden kurtulmandı
and the fear made you so unsure of me
ve korku benden hiç emin olmamana sebep oldu
what you needed was to be rid of me.
ihtiyacın olan benden kurtulmandı
but electricity it drew you near to me
ama elektrik seni benim yanıma çekti
what you needed was to be rid of me
ihtiyacın olan benden kurtulmandı
and the fear made you so unsure of me
ve korku benden hiç emin olmamana sebep oldu
what you needed was to be rid of me.
ihtiyacın olan benden kurtulmandı
-----------------------------------------
Flying
started a search to no avail
yararsız bir arayışa başladım
a light that shines behind the veil trying to find it
bir maskenin ardında parlayan bir ışıkla onu bulmaya çalışarak
and all around us everywhere
ve her bir yanımızda her yerde
is all that we could ever share if only we could see it
eğer sadece görebilirsek paylaşabileceğimiz her şey
feel there's truth that's beyond me
benim sınırlarımın dışındaki gerçeği hissederek
life ever changing weaving destiny
sonsuza dek değişen yaşam alın yazısını dokurken
and it feels like i'm flying above you
ve senin üzerinde uçuyorum gibi hissederiyorum
dream that i'm dying to find the truth
gerçeği bulmak için öldüğümü hayal ederek
seems like your trying to bring me down
görünüşe göre beni aşağıya çekmeye çalışıyorsun
back down to earth back down to earth
toprağa geri döndürmeye,toprağa geri döndürmeye
layers of dust and yesterdays
toz katmanları ve geçmiş günler
shadows fading in the haze of what i couldn't say
söyleyemediğim şeylerin pusu içinde soluyor şimşekler
and though i said my hands were tied
buna rağmen ellerimin bağlı olduğunu söyledim
times have changed and now i find i'm free for the first time
zaman değişti ve şimdi ilk sefer için özgür olduğumu keşfettim
feel so close to everything now
herşeyle içiçe hissediyorum şimdi
strange how life makes sense in time now
zamanın içindeki yaşam ne kadar garip şimdi
and it feels like i'm flying above you
ve senin üzerinde uçuyorum gibi hissederiyorum
dream that i'm dying to find the truth
gerçeği bulmak için öldüğümü hayal ederek
seems like your trying to bring me down
görünüşe göre beni aşağıya çekmeye çalışıyorsun
back down to earth back down to earth
toprağa geri döndürmeye,toprağa geri döndürmeye
-----------------------------------------
Forgotten Hopes
Hey you rotting in your alcoholic shell
Hey alkolik kabuğunda çürüyorsun
Banging on the walls of your intoxicated mind
Sarhoş olmuş aklın duvarlara şiddetle çarpıyor
Do you ever wonder why you were left alone
Niçin,yalnız yaşadığından hep şaşkın mısın?
As your heart grew colder and finally turned to stone
Kalbin daha soğuk olurken ve nihayet taşa dönüşürken
Did I punish you for dreaming?
Hayal kurduğun için seni cezalandırdım mı?
Did I break your heart and leave you crying?
Kalbini kırdım mı ve ağlayarak senden ayrıldım mı?
Don't you ever dream of escaping...
Rüyalardan şimdiye kadar kaçtın mı?
Pathetic oblivion
Acıklı unutuluş
Forgotten hopes buried in your soul's lonely grave
Vazgeçilen umutlar senin ruhunun ıssız mezarında yandı
Pathetic oblivion
Acıklı unutuluş
Remember how you were before you locked your heart away
Kalbini kilitlemeden önce nasıl hatırlıyordun
Did I punish you for dreaming?
Hayal kurduğun için seni cezalandırdım mı?
Did I break your heart and leave you crying?
Kalbini kırdım mı ve ağlayarak senden ayrıldım mı?
Do you ever dream of escaping...
Rüyalardan kaçar mısın ?
Don't you ever dream of escaping?
Rüyalardan şimdiye kadar kaçtın mı?
-----------------------------------------
Fragile Dreams
Countless times I trusted you
sonsuz kez güvendim sana
I let you back in,
geri dönmene izin verdim
Knowing... Yearning... you know
bilmek..arzulamak..bilirsin işte sende
I should have run... but I stayed
kaçmam gerekiyordu ama kalmaya devam ettim
Maybe I always knew
belki de her zaman biliyordum
My fragile dreams would be broken... for you
narin hayallerimin suya düşebileceğini...senin için
Today I introduced myself
bugün kendimi tanıttım
To my own feelings
kendi hislerime
In silent agony, after all these years
sessiz bir ıstırap içinde,bunca yıldan sonra
They spoke to me... after all these years
benimle konuştular..bunca yıldan sonra
Maybe I always knew
belki de her zaman biliyordum
My fragile dreams would be broken... for you
narin hayallerimin suya düşebileceğini..senin için.
------------------------------------------
Inner Silence
When the silence beckons
sessizlik çağırdığında
And the day draws to a close,
ve gün geceye sürüklendiğinde
When the light of your life sighs,
hayatının ışığı iç geçirdiğinde
And love dies in your eyes,
ve gözlerindeki aşk öldüğünde
Only then will I realise,
sadece o zaman mı farkedebileceğim
What you mean to me.
benim için önemini
-----------------------------------------
Regret
As I drift away... far away from you,
senden uzaklaştığımda...çok çok uzaklaştığımda
I feel all alone in a crowded room,
kalabalık bir odada yapayalnız hissediyorum kendimi
Thinking to myself
kendi kendime düşünerek
"There's no escape from this fear
'bu korkudan kaçış yok,
regret
vicdan azabından
loneliness..."
yalnızlıktan..'
Visions of love and hate
aşkın ve nefretin imgelemleri
A collage behind my eyes
gözlerimin ardında bir kolaj
Remnants of dying laughter
ölüm gülüşünün artığı
Echoes of silent cries
sessiz yakarışların yankısı
I wish I didn't know now that
şimdi hiç bilmemeyi dilerdim
I never knew then...
o zamanda bilmeseydim
Flashback
geçmişe dönüş
Memories punish me again.
anılarım yine cezalandırıyor beni
Sometimes I remember all the pain
bazı zamanlar tüm acıyı hatırlıyorum
that I have seen.
gördüklerimin tümünü
Sometimes I wonder what might have been...
bazı zamanlar ne olduğunu merak ediyorum
Visions of love and hate
aşkın ve nefretin imgelemleri
A collage behind my eyes
gözlerimin ardında bir kolaj
Remnants of dying laughter
ölüm gülüşünün artığı
Echoes of silent cries
sessiz yakarışların yankısı
And sometimes I despair
ve bazı zamanlar kederleniyorum
At who I've become
kime dönüştüğüme bakarak
I have to come to terms
yaptıklarımla beraber
With what I've done
dönmeliyim geçmişe
The bittersweet taste of fate
yazgımın acı-tatlı tadı
We can't outrun the past
geçmişi silemeyiz
Destined to find an answer
cevabı bulmaya mahkum edilmiş
A strength I never lost
hiç kaybetmediğim dayanma gücüm
I know there is a way,
biliyorumki bi yolu var
My future is not set,
geleceğim belirlenmedi
For the tide has turned
akıntının geriye dönmesi için
But still I never learned to live
ama hala yaşamayı öğrenemedim
without regret.
vicdan azabım olmadan
-----------------------------------------
Judgement
The inequity of fate
Kaderin haksızlığı
The pains of love and hate
Sevginin ve nefretin acıları
The heart-sick memories
Kalp ağrıtan hatıralar
That brought you to your knees
Sana diz çöktüren
And the times when we were young
Ve bizim genç olduğumuz o zamanlar
When life seemed so long
Hayatın çok uzun gözüktüğü zamanlar
Day after day
Gğnler geçtikçe
You burned it all away
Hepsini yakıp kül ettin
(and it's too late)
(ve artık çok geç)
All the hate that feeds your needs
İsteklerini besleyen bütün nefret
All the sickness you conceive
Gebe kaldığın bütün hastalık
All the horror you create
Yarattığın bütün dehşet
Will bring you to yo
-----------------------------------------
Lost Control
Life has betrayed me once again,
Hayat...Bir kez daha ihanet etti bana
I accept that some things will never change.
Kabul ettim bazı şeylerin asla değişmeyeceğini
I've let your tiny minds magnify my agony,
İzin verdim o küçük beynin acılarımı büyütmesine
and it's left me with a chem'cal dependency for sanity.
Ve bu bende kimyasal bir bağımlılık yarattı..Akıl sağlığım için
Yes, I am falling...
Evet düşüyorum
how much longer till I hit the ground?
Ne kadar sürer yere çarpmam?
I can't tell you why I'm breaking down.
Anlatamam sana neden kırgın olduğumu
Do you wonder why I prefer to be alone?
Hiç merak ettinmi neden yalnız kalmayı tercih ettiğimi?
Have I really lost control?
Ve kontrolümü nasıl kaybettiğimi?
I'm coming to en end,
Bir sona geliyorum
I've realised what I could have been.
Ne olabiliceğimi anladım
I can't sleep so I take a breath and hide behind my bravest mask,
Uyuyamıyorum ve bir nefes alıp saklanıyorum en cesur maskemin ardında
I admit I've lost control.
Kontrolümü kaybettiğimi kabul ediyorum.
-----------------------------------------
Parisienne Moonlight
I feel I know you
seni tanıdığımı hissediyorum
I don't know how
nasıl olduğunu bilmesemde
I don't know why
neden olduğunu bilmesemde
I see you feel for me
benim için bi şeyler hissettiğini görüyorum
You cried with me
benimle birlikte ağladın
You would die for me
benim için ölebilirdin
I know I need you
sana ihtiyacım olduğunu biliyorum
I want you
seni istiyorum
To be free of all the pain
tüm dertlerinden kurtulabilmen için
You hold inside
içinde tuttuğun
You cannot hide
saklayamazsın
I know you tried
denemeye çalıştığını biliyorum
To be who you couldn't be
olamadığın biri olabilmek için
You tried to see inside of me
içimi görmeye çalıştın
And now i'm leaving you
ve şimdi seni terk ediyorum
I don't want to go away from you
senden uzaklara gitmek istemesemde
Please try to understant
lütfen anlamaya çalış
Take my hand
elimi tut
Be free of all the pain
tüm dertlerinden kurtul
You hold inside
içinde tuttuğun
You cannot hide
saklayamazsın
I know you tried
denediğini biliyorum
To feel...
hissetmeyi
To feel...
hissetmeyi...
-----------------------------------------