
01-03-2006, 08:36 PM
|
| Yeni Üye | | Giriş: Feb 2006
Mesaj: 31
| |
Alıntı:
enedwaith tarafından gönderildi
Aşk bence yetişmemizin bir ürünü, toplumsal eğilimler aşkı bize enjekte edecek şekilde düzenlenmiş. Romantik filmler, filmlerdeki sevgililer, bunlarla büyüdük, bunlarla yaşıyoruz, hormondan ziyade p***olojik bir etken bence. kesinlikle katiliyorum..Aşka ilişkin edebi eserlerin olmadığı bazı eski toplumlarda bizim anladığımız manada aşkın zerresi yok..Aşkı biz insanlar uydurdu yani... iyi ki de uydurmuşuz  Başkalarının aşkıyla başlıyor hayatımız
yaprakla yağmurun aşkı meselâ
Yağmur mahvoluyor çarparak
Kendini parçalıyor mâşukunun açılan kıvrımında
yaprak dirimle irkiliyor nazlı ve mağrur
silkiniyor vuran her damlayla.
imreniyoruz başkalarının mahvına.
Başkalarının aşkıyla başlıyor hayatımız
bakıp başkasının başkayla kurduğu bağlantıya
aşka dair diyoruz ilk anı bu olmalı
ilk önce damarlarımızda duyuyoruz çağıltısını
uzak iklimlerin
kokusu gitmediğimiz şehirlerin önceden
bir baş dönmesiyle kabarıyor hafızamızda
sonra ayrılıklar düşüne dalıyoruz:
Bize ait olan ne kadar uzakta!
İsmet Özel(sebeb-i te'lif şiirinden)
Hormonlar salgılanmadan da aşık olunabilir bence ama bu durumda aşk, şekil değiştirir.. ADI AŞK
Cihanı hiçe satmaktır adı aşk
Döküp varlığı gitmektir adı aşk
Elinde şekeri ayruğa sunup
Ağuyu kendi yutmaktır adı aşk
Bela yağmur gibi gökten yağarsa
Başını ona tutmaktır adı aşk
Bu alem sanki oddan bir denizdir
Ana kendini atmaktır adı aşk
Var eşrefoğlu Rumi bil hakikat
Vücudu fani etmektir adı aşk
Söz konusu olan böyle bir aşk anlayışı ise işler değişir....Aslında biraz da aşktan ne anladığımıza bağlı
selamlar
Bu mesaj en son " 01-03-2006 " tarihinde saat 09:28 PM itibariyle semender tarafından düzenlenmiştir....
|