Alıntı:
sebebisebepsiz tarafından gönderildi
Öncelikle paylaşımın için sağol, varol... Ama bence dünyanın ilk fotoğrafını sanatsal açıdan incelemek gereksiz bir uğraştır kanımca. Çünkü seninde belirttiğin gibi fotoğraf sekiz saatte pozlanıyor. Hiçbir fotoğraf sanatçısı (ki niepce bir fotoğraf sanatçısı değildir) sekiz saatte fotoğraf alanına hükmedemez. Ayrıca niepce'in evi sahil kenarında olsaydı fotoğrafında sahili çekecekti. Niepce hayatta olsaydı fotoğrafının sanatsal yönden tartışılmasına sadece şaşırırdı...
öncelikle yorumun için teşekkürler

farklı fikirler olması bu bölümün daha da gelişmesine fayda sağlayacaktır
bence her hangi bir yapıtın sanat olup olmadığı başlı başına bir tartışma konusudur.
"Yunanca “aisthetikos”, “aisthonesthi”, “duymak”, “algılamak” sözcüklerinden kaynaklanan, güzel duygusuyla, güzelin algılanmasıyla ilgili şey anlamına gelen “aisthetike” (duyum) ya da estetik, güzelin ve güzel sanatların yapısını inceleyen bir felsefe dalıdır."
19. yüzyılda Hegel’in etkisiyle, estetik daha çok sanatsal güzelliği ve sanatın anlamını araştıran bir disiplin haline gelmiştir. Estetik öğreti, etkin bir bakış açısını seçerek sanatla yaşamı uzlaştırmaya çalışan bir öğretidir. Estetik, iki temel öğeyi göz önünde tutmaktadır.
1. Sanat bir eğlence değil, yaşama katlanmanın en yüksek ve tek doğal biçimidir: Varoluş ve dünya ancak estetik bir olay oldukları ölçüde öncesiz-sonrasız olarak doğrulanabilir.
2. Olası tek estetiğin alımlayıcı bakımdan değil, yaratıcı bakımdan kurulması gerekir.
Çağımızda sanatları belirleyen yalnız “güzellik” kategorisi değildir. Artık bu kategoriye komik, trajik, yüce, çirkin, iğneleyici, dehşet verici, hoş olmayan vb. kategorileri de katıyoruz. Çünkü artık güzel kadar çirkinde, hoş olan kadar olmayanda, armonik olan kadar disarmonik alanda bir estetik kategorisi olmuş, deyiş yerindeyse, negatif ve pozitif estetik değerler bütünleştirilmiştir. "Yrd.Doç.Dr.Ahmet İMANÇER-fotoğraf sanat ilişkileri"
buna göre bakarsak eskiden sanat eseri olarak algılanmayan yapıtlar günümüzde sanat eseri olarak algılanabiliyor. yani dün sanat eseri olmayan çalışmalar bugün bir çok çevre tarafından sanat eseri olarak tanımlanıyor olabilir.
yine “Platon ve Aristoteles simgelemede olabildiğince sadelik, inandırıcılık, canlı bir varlık gibi, organik, ek***siz ve bütünüyle iyilik kuralının zorunlu olduğunda fikir birliği içindedirler. Kişilerin gerçekte olduğundan daha güzel, gerçekte olabilmek için “fazla güzel” olmasına çalışmışlar, sanatı; ideal, mutlak, zorunlu ve evrensel bir güzellik içinde ele almışlardır. Platon’a göre sanat, fıkirlere katılım ile önceden öğrenilmiş bilgilerin anımsanarak keşfedilmesidir. Aristoteles içinse; sanat tam aksine, yeni formların yaratılarak üretilmesidir” (Huisman, 1992: 2).
bence sanat ın ne olduğu hangi çalışmaların sanat eseri olduğu hangilerinin olmadını belirleyen bir kriter bulmak çok zordur. bu kişiden kişiye değişmektedir. bununla ilgili son dönemde yapılmış bir filmde vardır.( "Mona Lisa Smile" )
örneğin tüm ünlü sanatçılara öldükten sonra değer verilmiştir. ölmeden önce onların sanatçı olmadıkları düşünülmüştür.
ayrıca evet, Fransız devriminde subaylık yapmış olan Niepce , evinde motorlar , renk veren maddeler , pancar şekeri gibi şeyler üzerinde bilimsel deneyler yapıyordu. ama bunun yanında Niepce sadece evinin penceresinden fotoğraflar çekmemiştir.
(Nİepce'nin çalışmalarından bazı örnekler)
kısaca ve bence Niepce bilim adamı olmasının yanında fotoğraflarda çekmiştir. ve Niepce'nin fotoğraf sanatçısı olmaması fotoğraflarında sanatsal imgeler aranmaması anlamına gelmez..
ayrıca böyle farklı fikirlerin olduğu bir ortam oluşması çok güzel. yorumlarınn devamını bekleriz
